IMF’den 1930 uyarısı


Başkan Lagarde, krizin giderek tırmandığını belirterek, tablonun 1930 buhranının sonuçlarını hatırlattığını söyledi.
IMF Başkanı Christine Lagarde, dünyanın ekonomik görünümünü kasvetli olarak niteledi ve hiçbir ülkenin de riskten muaf olmadığını söyledi. Avrupa’dan başlayarak bütün ülkelerin küresel bir bunalıma dönüşmesi tehlikesi içeren krizin engellenmesi gerektiğini vurgulayan IMF Başkanı, krizin tırmanmakta olduğu uyarısında da bulundu. Lagarde ayrıca ülkelerın bireysel farklılıklarını bir yana bırakıp Avrupa’nın borç krizine karşı ortak önlem almazlarsa dünyanın 1930’lar benzeri bir bunalım riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
İşbirliği yapmamanın “içe dönme, yükselen korumacılık ve tecrit” risklerini beraberinde getireceğini vurgulayan Lagarde, “1930’larda yaşanan tam da budur, ardından geleni ise hiçbirimiz istemeyiz” dedi. Fransa’nın resmi istatistik ajansı INSEE, Avrupa’nın ikinci en büyük ekonomisi Fransa’nın bu yılın son üç ayıyla 2012’nin ilk çeyreğinde resmen resesyona girmesini beklediğini açıkladı. Fransa, İspanya ve İtalya’yla birlikte giderek artan borçlanma maliyetleri sorunuyla karşı karşıya. Yatırımcılar, bu üç ülkeden birinin kurtarma kredilerine muhtaç olacak sonraki euro ülkesi olacağını düşünüyor.

Çözüm euro ülkelerinde
ABD’de Dışişleri Bakanlığı’nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Lagarde, küresel ekonomi liderlerinin özellikle Euro Bölgesi’ndeki borç krizinin altını çizdiği mali zaafları gidermek üzere eksiksiz bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğini söyledi. Çözümün çabalarının krizin kalbinden, özellikle de euro ülkelerinden başlaması gerektiğini kaydeden IMF Başkanı, Asya ve Latin Amerika’da, 1980 ve 1990’lardaki krizler sonunda, IMF’nin yardımıyla bankacılık sistemleri ve mali ağlarını onaran parlak ülkelerden de bahsetti.

Büyük buhran ve savaş
Ekonomik buhran, 1929... Aynı 2007’de ABD’de başlayan ve bugünkü gibi Avrupa’yı çökerten ve dünyaya yayılan ekonomik kriz, ABD’deki gelir dağılımı bozukluğundan, borsanın balon gibi şişmesinden bankaların zayıflığından ve hodldinglerin aşırı kar hırsından kaynaklanarak patlak verdi ve bankaların iflası, borsanın çökmesi ve konut kredi sisteminin iflasıyla son buldu. 1929 ve 1930’larda başlayan ve dünyayı 2. Dünya Savaşı’na sürükleyen ekonomik kriz, sonunda liberal kapitalizm yerini, ülkeleri korumacılığa iten, devlet müdahalesiyle toplam talebi harekete geçiren ünlü iktisatçı Keynes’in kurduğu sistem ile, devlet harekete geçerek yatırım harcamalarını artırdı. Yani devlet müdahalesiyle sistem kurtarıldı, ama dünyadaki siyasi buhran 2. Dünya Savaşı’nı da beraberinde getirdi.

1929 buhranında dünyada hızla artan işsizlik siyasi krizlere neden oldu
1929 1932 1937 1938
Dünya 5.4 21.1 10.1 11.4
Avustralya 11.1 29.0 9.3 8.7
Avusturya 12.3 26.1 20.4 15.3
Belçika 1.9 23.5 13.1 17.6
Kanada 4.2 26.0 12.5 15.1
Çekoslovakya 2.2 13.5 8.8 8.5
Danimarka 15.5 31.7 21.9 21.4
Fransa - - - 8.0
Almanya 9.3 30.1 4.6 2.1
Japonya 4.0 6.8 3.7 3.0
Hollanda 5.9 25.3 26.9 25.0
Norveç 15.4 30.8 20.0 22.0
Polonya 4.9 11.8 14.6 12,7
İsveç 10.7 22.8 11.6 11.8
İsviçre 3.5 21.3 12.5 13.1
İngiltere 10.4 22.1 10.5 12.
ABD 1.0 24.9 13.2 19.8

1929-1935 arası buhranın en acı faturasını yüzde 30’lar seviyesindeki işsizlikle ödeyen Almanya bundan kurtulmak için savaş ekonomisi uygulayarak 2. Dünya Savaşı’nın da fitilini ateşlemişti.

Yeniçağ