Karadeniz’deki Türk balıkçılarının Ukrayna başta olmak üzere, Karadenize kıyısı olan ülkelerin sahil güvenlik ekiplerince gözaltına alınmasına ilişkin haberlerle, her yıl karşılaşıyoruz.
Türk balıkçı teknelerinin Ukrayna makamlarıyla yaşadıkları en trajik sorun, 2000 yılında yaşanmış ve Ukrayna Sahil Güvenlik Kuvvetleri, “dur” ihtarına uymayan iki Türk balıkçı teknesine ateş açarak birisini batırmış, diğerini de ağır derecede hasara uğratmıştı.
Türkiye ile Ukrayna arasındaki ender sorunlardan birini oluşturan bu konu hakkında, Ukrayna tarafının nasıl yaklaştığını öğrenmek için, Ukrayna Sınır Güvenliği yetkilileriyle görüştük. Avrasya Haber Portalı’na açıklama yapan bir yetkili, bize, şunları söyledi:
“Ukrayna kara sularında ve Ukrayna’ya ait olan münhasır ekonomik bölgede kaçak balıkçılık faaliyetleri, bizim için önemli bir sorun kaynağı durumunda. Bildiğiniz üzere, sahillerimizden itibaren 12 deniz milini bir alan, bizim karasularımıza giriyor. Sahillerimizden itibaren 200 deniz milini kapsayan bir alansa, “münhasır ekonomik bölge” olarak değerlendiriliyor ve bu bölgede başka devletlerin uyruğu olan kişi ve firmaların balıkçılık da dahil olmak üzere, ekonomik faaliyetlerde bulunması, uluslararası hukuka göre, kıyı devletinin iznine bağlı.
“En çok, Türk balıkçılardan şikayetçiyiz”.
Ukrayna karasuları ve münhasır ekonomik bölgesinde, yasadışı balıkçılık faaliyetleri, çok yoğun. Gerek Ukraynalı, gerekse yabancı balıkçılar, burada yoğun olarak, yasadışı balıkçılık faaliyetlerinde bulunuyorlar. Her yıl, yasadışı olarak avlanan balık miktarı – tabii, tespit edilebilen miktar-, yasal olarak avlanan miktara neredeyse eşit durumda ( bir yıl içinde yasal olarak 200 bin ton civarında balığın yasal olarak yakalanmasına karşılık, yasadışı olarak avlanan balık miktarı, 197 bin ton). Yasadışı avlanma faaliyetlerinde en fazla bulunanlar, Türk balıkçıları. En çok da, kalkan balığına rağbet ediyorlar. Çünkü kalkan balığı, 60 metre ile 100 metre arası derinlikte bulunuyor. Türkiye’nin Karadeniz sahilleri birden derinleştiği için, Türk sahillerinde kalkan balığı kolay bulunmuyor. Ukraynanın Karadeniz sahilleri ise, daha sığ yapıda ve böylelikle, kalkan balığının barınmasına daha müsait. Böyle olunca, Türk balıkçıları, kalkan balığı için Ukrayna karasularına geliyor. Ayrıca, bildiğiniz üzere, kalkan balığı, epey değerli bir balık ve bu işin ticaretini yapanlara, iyi para kazandırıyor. Kalkan balığının Türkiye’deki satış fiyatı, Ukrayna’daki satış fiyatının, 8-10 katı. Böyle olunca da, bazıları, kolay yoldan kar elde etmek için, yasaları hiçe sayarak ve pek çok şeyi riske ederek, buraya geliyorlar.
“Bunlar, Organize Çalışan Şirketlerin İşi”
Fakat burada özellikle vurgulanması gereken bir nokta var: Ukrayna karasularında ve münhasır ekonomik bölgede faaliyet gösteren Türk balıkçıları, kendi başına faaliyet gösteren ve tesadüfen Ukrayna sularına girmiş, kendi başına çalışıp ekmek parası çıkarmaya çalışan balıkçılar değil. Burada, büyük balıkçılık şirketlerinin organize faaliyetleri söz konusu. Sıradan bir Türk balıkçısının kendi başına buralarda bu firmalara rağmen kendi başına yasadışı avcılık yapması, mümkün değil. Bu firmalar, Ukrayna sularında yasadışı balık avlayacakları bölgeleri kendi aralarında paylaşmış durumda ve biz, her yıl, burada aynı bölgelerde, aynı firmaların tekneleriyle karşılaşıyoruz.
Ukrayna Sahil Güvenlik birimlerinin de bu girişimlerle etkin şekilde mücadele ettiğini belirtmemiz gerek. Son 18 yılda, Türklerden alınan para cezalarının toplamı da, 600 bin doları geçti.
Halen, yasadışı balık avlama faaliyetlerinde bulunanlara verilen cezalar, 10 bin ile 20 bin ABD Doları tutarında para cezasından, tekneye ve teknedeki herşeye el konmasına kadar değişebiliyor. Şayet teknede yasadışı olarak avlanmış balıklara rastlanırsa, cezanın miktarı, çok daha artıyor. Tabii, 2-3 ay süren mahkeme süreci boyunca teknelerin Ukrayna limanlarında barınma masrafları da, yine teknenin sahibi tarafından karşılanıyor.
Sadece son iki yıl içinde, beş adet Türk balıkçı gemisi cezai yaptırımlarla karşılaştı ve bunlardan bir tanesine, mahkeme kararıyla el kondu.
Bazı Türk balıkçı firmalarının da, bu şartlar altında, Ukrayna’da kendilerine “yardımcı olacak”, Ukrayna Sahil Güvenlik Kuvvetleri’nin faaliyetlerini önceden kendilerine bildirecek kişiler bulma çabasına girdiklerini görüyoruz. Geçen yıl, bir Türk vatandaşı, Kırım’daki Ukrayna Sahil Güvenlik yetkililerine rüşvet verirken suç üstü yakalandı ve çıkartıldığı mahkemede, üç yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı.
2000 yılında meydana gelen olaydan sonra, Ukrayna güçleri, bir daha, Türk balıkçı teknelerine yönelik olarak böyle bir yönteme başvurmadı. Rusya ve Romanya karasularında kaçak balıkçılık faaliyetleriyle uğraşan Türklere yönelik uygulamalarla karşılaştırdığımızda, Ukrayna makamlarının önlemlerinin, çok daha insani olduğunu görüyoruz. Ukrayna’daki Türk diplomatları, Ukrayna makamları nezdinde bulundukları girişimlerde, kaçak avlanan Türk balıkçılara yönelik sert önlemlerde bulunulmamasını istediler. Fakat bizim Rusya ve Romanya makamlarına göre daha insani bir tutum takınıyor oluşumuz, kaçak balıkçılığa karşı elimiz kolumuz bağlı vaziyette seyirci kalacağımızı göstermez.
Diğer taraftan, Türk teknelerinin kaçak avlanma faaliyetleriyle mücadele konusunda, Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı ile yoğun bir işbirliğimizin olduğunu belirtmek isterim. Bu yılın Nisan ayında, sularımızda kaçak avlanan balıkçıları, onlarla işbirliğimiz sayesinde yakalayabildik.
Bu noktada, Ukrayna karasularında ve münhasır ekonomik bölgesinde kaçak balıkçılıkla uğraşan Türk firmaları, bir durum değerlendirmesi yapmaları gerekiyor: Kolay yoldan kar elde etme hayali uğruna, ağır maddi kayıplara uğramaya değer mi, değmez mi? Bu konuda tercih, onlara ait.”
Avrasya Haber