Birçok kez yargı kararına konu olan uygulama için iki ayrı kanuni düzenleme yapıldı.
Kamuoyunun gündemine yaklaşık iki yıl önce giren, birçok kez yargı kararına konu olan, uygulanması için iki ayrı kanuni düzenleme getirilen Tam Gün Yasası sonrası hizmet açığı ortaya çıktığına dair üniversitelerden Sağlık Bakanlığına resmi bir bildirim yapılmadığı bildirildi.
Sağlık Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, Sağlıkta Dönüşüm Programı öncesinde uzman hekimlerde yüzde 10 civarında olan tam gün çalışma oranı, son zamanlarda yüzde 97’ye ulaştı.
Üniversite hastanelerinde ise yaklaşık 13 bin uzman hekimden yüzde 5’inin özel muayenehanesi bulunuyor.
Türkiye’de halen 63 bin 524 uzman hekim çalışıyor. Bu hekimlerden 30 bin 980’i Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde, 12 bin 993’ü üniversite hastanelerinde görev yapıyor.
Ağustos ayında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) öncesinde, muayenehane işleten uzman hekim sayısı Sağlık Bakanlığı hastanelerinde 930, üniversite hastanelerinde 630 idi. Muayenehane işleten uzman hekim oranı, tüm Türkiye için yüzde 3,5, üniversite hocaları arasında yüzde 4,8 olarak gerçekleşmişti.
-"Ameliyatlarla ilgili sorun yok"-
Sağlık Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre, ameliyatlar büyüklüğü ve zorluk dereceleri dikkate alındığında A, B, C, D ve E olmak üzere beş gruba ayrılıyor.
Bunlardan A, B ve C grubu ameliyatlar daha kompleks kabul ediliyor. Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinde A, B ve C (orta ve büyük ameliyatlar) grubuna giren günlük ortalama ameliyat sayısı 9 bin 780. Bu ameliyatların 2 bin 13’ü üniversitelerdeki hocalar tarafından gerçekleştiriliyor.
Bakanlık yetkilileri, üniversite hocalarından sadece yüzde 4,8’inin muayenehanesinin bulunduğu ve bu yüzde 4,8’lik oranı oluşturan hocaların karar aşamasında olduğu göz önünde bulundurulduğunda, gerek Bakanlığa bağlı hastanelerden gerekse üniversite hastanelerinden ayrılan hocalar nedeniyle sağlık hizmeti sunumunda herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığına dikkati çekti.
"Bazı anabilim dallarında hizmet verecek hekim kalmadı" iddiasının da gerçeği yansıtmadığını ifade eden yetkililer, üniversite hastanelerinde çalışan öğretim üyelerinden yüzde 4,8’inin KHK öncesinde muayenehane işlettiğini, bu oranın tüm kamuda çalışan uzmanlar açısından değerlendirildiğinde yüzde 1,4’e, ülke genelindeki tüm uzmanlar dikkate alındığında ise yüzde 1’e tekabül ettiğini dile getirdi.
Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde çalışan 930 uzman hekimden yaklaşık dörtte birinin (232 kişi) muayenehanede çalışma yönünde tercihte bulunarak istifa ettikleri ya da emekli oldukları bildirildi.
Muayenehaneyi tercih etme konusunda, benzer bir oranın üniversite hocaları arasında da gerçekleşeceği tahminini dile getiren yetkililer, muayenehanesi olan 630 hocadan 157’sinin istifa etmesi veya emekli olmasının beklendiğini ifade ettiler.
-"Resmi bildirim gelmedi"-
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, hizmet sunumunda bir olumsuzluk yaşanmaması için gerekli her türlü tedbirin alındığını da bildirdi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ imzasıyla bütün üniversitelere ve Yüksek Öğretim Kurumuna gönderilen, "Görevinden ayrılan hocalar nedeniyle sağlık hizmeti sunumunda herhangi bir aksaklık veya boşluk oluşma ihtimali bildirildiğinde bu kadrolar için gerekli görevlendirme ve atamaların yapılacağı" ifade edilen yazıya bugüne kadar resmi bir yanıt gönderilmediği kaydedildi.
Tam Gün uygulamasıyla üniversitelerde mesai dışı olan özel muayenelerin zamanla mesai içine çekildiği de belirtildi.
Uygulamayla ayrıca, öğretim üyeliği devam edenler üniversitede eğitim ve araştırma faaliyetinde bulunuyor, ancak döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen hizmetlerde çalışamıyor.
-Tam Gün: Uzun ince bir yol-
Kamuoyunda "Tam Gün Yasası" olarak bilinen, kamu ve üniversite hastanelerindeki hekimlere muayenehane yasağı getiren düzenleme, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandıktan sonra 30 Ocak 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı.
Düzenlemenin tam gün çalışmaya ilişkin hükümlerinin bu tarihten itibaren üniversite hastanelerinde bir yıl, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde ise 6 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.
Bunun üzerine CHP yasanın bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine dava açtı.
Yüksek Mahkeme 16 Temmuz 2010 tarihinde başvuruyu karara bağlayarak 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un bazı hükümlerini iptal etti.
Yüksek Mahkeme, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun değiştirilen 36. maddesinin 2. fıkrasının 1. tümcesinde yer alan "Öğretim üyesi, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın ve ihtiyaç bulunması halinde görevli olduğu üniversitede haftada asgari 10 saat ders vermekle yükümlüdür" ibaresini anayasaya aykırı bularak oy çokluğuyla iptal etti.
Kanunun 6. maddesiyle, 2547 sayılı Yasaya eklenen Geçici Madde 57. maddenin "Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar istifa etmiş sayılır" biçimindeki son tümcesini de oy çokluğuyla iptal eden Anayasa Mahkemesi, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların sadece bir sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra etmelerine izin veren yasa hükmünü de oy çokluğuyla iptal edip yürürlüğünü durdurdu.
Yüksek mahkemenin kararı sonrası, iptal edilen hükümlerin kapsamıyla ilgili tartışma başladı.
İptal kararının verildiği gün Sağlık Bakanlığının internet sitesinden yapılan açıklamada, 5947 sayılı yasa ve bu yasa hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararına göre üniversite öğretim üyeleri dışında kamuda çalışan tüm doktorların muayenehane açmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarının mümkün olmadığı ve bu uygulamanın 30 Temmuz 2010’dan itibaren başlayacağı duyuruldu.
Bu açıklamayla ilgili Türk Tabipleri Birliği Danıştay’a dava açtı.
Danıştay Beşinci Dairesi, 21 Temmuz 2010 tarihinde, Türk Tabipleri Birliğinin açtığı dava üzerine, internet sitesindeki bu açıklamayı "düzenleyici işlem" kabul ederek yürütmesini durdurdu.
Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 27 Temmuzda valilikler aracılığıyla il sağlık müdürlüklerine gönderdiği genelgede de üniversite hastaneleri hariç diğer kamu kurumlarında uygulama tarihi 30 Temmuz 2010 olan kanunun yürürlüğe girmesi ile kamuda çalışan tabiplerin yalnızca kamuda meslek icrasında bulunabileceği bildirildi.
Sağlık Bakanlığı ayrıca Danıştay Beşinci Dairesinin bu kararına itiraz etti.
Bu başvuruyu 13 Ocak 2011 tarihinde karara bağlayan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Sağlık Bakanlığının internet sitesindeki Tam Gün Yasası ile ilgili basın açıklaması ve üniversite öğretim üyeleri dışında kamuda çalışan tüm doktorların muayenehane açmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarının mümkün olmadığına ilişkin işleminin yürütmesinin durdurulmasına yapılan itirazı kabul etti.
Danıştay Beşinci Dairesi, 6 Nisan 2011 tarihinde de TTB’nin açtığı davada esasa ilişkin kararını açıkladı.
Sağlık Bakanlığının "Tam Gün Kanunu" ile ilgili işleminin, "Kamuda görevli hekimlerin muayenehane açamayacaklarına" ilişkin bölümünü iptal eden daire, işlemin, "Kamuda görevli hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarının mümkün olmadığına" ilişkin bölümünün iptal istemini ise reddetti.
Sağlık Bakanlığı da Danıştay Beşinci Dairesinin bu kararıyla ilgili Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz isteminde bulundu.
Bakanlığın temyiz isteminin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda sonuçlanması beklenirken 26 Ağustos’ta yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28’inci maddesinde düzenlemeye gidildi.
Bununla memurların, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacağı, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamayacağı hükme bağlandı.
Bu düzenleme sonrası öğretim üyeleri, yükseköğretim kurumlarında yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen hizmetlerde çalışmamak kaydıyla mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde mesleki faaliyette bulunabiliyor, meslek veya sanatlarını serbest olarak icra edebiliyor.
Yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde çalışan öğretim üyelerine döner sermayeden ek ödeme yapılmıyor.
Bu öğretim üyeleri rektör, dekan, enstitü, yüksekokul ve konservatuvar müdürü, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı, başhekim ve bunların yardımcısı da olamıyor.
CHP tarafından bu düzenlemenin iptali için de Anayasa Mahkemesine dava açıldı.
Milliyet