Bu son toplu sözleşmede de görüldü ki üç büyük sendika sendikacılık anlayışlarında sınıfta kalmıştır. Senelerce hükümet yanlısı sendikacılığı benimseyen sendikalar içlerinde barındırdıkları siyasi ideolojilerle adeta siyasi parti uzantısı gibi çalışmıştır. Sendikalar güçlerini, üyelerinden ve üyelerinin aileleriyle toplamda oluşturdukları seçme gücünden alırlar; ancak ülkemizde benimsenen sendikacılık anlayışında bu gücü kullanmak yerine siyasi iktidarların arka bahçesi olmak, atama ve terfilerde elde etiklerini sendikacılık olarak saymaktadırlar ki bu bugüne kadar çalışanlara hiçbir kazanım sağlamamıştır.
Özelikle 2001 sonrası çalışanların temel özlük haklarında bir kazanım sağlanamamış olması ve tek sorunun çalışanların maaşlarıymış gibi gösterilmesi büyük bir yanlış olarak sendikacılık tarihinde yerini alacaktır.Kamu çalışanlarının çalıştığı unvanlarının mesleki tanımları hala yapılmamış olması ve büyük hak kayıplarının olmasının yegane sorumlusu üç büyük sendikadır.
Artık sendikacılık anlayışının değişmesi gücünü üyelerinden alan sendikacılık anlayışına geçilmesinin tam zamanıdır.
Artık siyasetin arka bahçesi olmayan, siyasilerle seçme gücü olan taraf olarak ilişkiler kurulmasının tam zamanıdır.
Artık siyaseti içinde barındırmayan, ideolojilerden uzak duran, üyelerinin hakları için var olan sendikacılığa geçmenin tam zamandır.
Biz DESK(Demokratik sendikalar konfederasyonu) ve Ulaştırma Faal Memur Sendikası olarak gerçek anlamda sendikacılık yapan, çalışanların haklarını sonuna kadar savunan, siyaseti sendikacılığa karıştırmayan , ayrışmadan ayrıştırmadan, ötekileştirmeden ülke sendikacılığında varız var olmaya da devam edeceğiz.
Sinan YAŞAR
Ulaştırma Faal Sen Gen. Bşk. Yrd