Kâzım Karabekir’in Kızının Gözyaşları


Kâzım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir 29 Haziran Perşembe günü duruşma salonu konuğumuzdu.

Duruşma salonunda tutuklu sanıklarla ziyaretçiler birbirlerine en çok 5 metre kadar yaklaşabiliyor. Özellikle bir şeyler paylaşmak istediğim insanlar gelince aradaki engele iki elimle tutunup başımı ve gövdemi ileri uzatıp sesleniyorum. Konuşma heyecanımı gören öteki sanıklar, “Bir gün buradan fırlayıp uçacaksın” diye takılıyorlar.

Timsal Karabekir’de de öyle oldu. Görünce inanamadım. Bir an gözlerimi açıp kapattım. Yeniden baktım, oydu. En son Milattan Önce, affedersiniz tutuklanmadan birkaç ay önce Abbas Güçlü’nün Genç Bakış programında Sakarya Üniversitesi’nde birlikte olmuştuk.

Timsal Hanım’a hoş geldiniz dedikten sonra, o programı anımsatıp bir şeyler söylemeye çalıştım. O da karşılık vermeye hazırlanırken, elini kaldırdı, “Ne bu hal” dercesine iki yana salladı, dudaklarını iyice kapatıp gözlerini kıstı.

Ağlıyordu...

En son Server Tanilli ile böyle bir anı anımsıyorum. Server Hoca haykırmaya hazırlanır gibi ağzını iyice açıp kapatmış, sözü gözyaşlarına bırakmıştı.

Timsal Hanım da başını bir milim öne eğmeden dimdik duruşuyla bize bakıyor ama, gözyaşlarına hâkim olamıyordu.

***

Konya-Karaman yolu üzerinde Kâzımkarabekir ilçesi var. Giderken sağ tarafta Karabekir’in heykelinin ve küçük bir müzenin olduğu düzenleme yapılmış. Bir Karaman gidişinde durmuş, soluklanmıştım.

Timsal Hanım’a bu anımı anlatıp özgürlükte yine gideceğimizi, İstanbul’daki müzeyi de ayrıca merak ettiğimi söyledim.

Yine gözyaşlarıyla evet dedi.

Sakarya Üniversitesi’ndeki programda Atatürk’ü, babasını, Kurtuluş Savaşı’nı anlatışı bir kez daha geldi gözümün önüne.

Atatürk’ün Samsun’a çıkmadan önce İstanbul günlerinde yaptığı görüşmeler... Kâzım Karabekir’in Doğu’ya 15. Kolordu Komutanlığı’na tayini çıktıktan sonra Atatürk’ün Şişli’deki evine uğraması, O’nu Anadolu’ya çağırması...

Amasya’dan sonra Erzurum’a gelişinde Karabekir’in de Atatürk’ü karşılayanlar arasında yer alması... Padişahın, Mustafa Kemal’in bütün yetkilerinin alındığını ilan edip hakkında tutuklama kararı çıkmasıyla birlikte bölgenin komutanı Karabekir’in Mustafa Kemal’in odasına gelişi...

Atatürk’ün yaşamındaki en kritik anlardan biri... Kapı çalınıp Kâzım Paşa’nın geldiğinin haber verilişi... Atatürk’ün aklından tutuklanma olasılığı geçerken, Karabekir’in sert bir selam çakıp, “Emrinizdeyim Paşam” deyişi...

Timsal Hanım bu süreci öylesine yaşayarak anlatmıştı ki, bir televizyon programında canlı yayında olmamıza karşın konuşma sırasının bana gelmesini hiç istememiştim. Yazı aramızda, böylesi anlarım çok azdır...

***

Kurtuluş Savaşı’nın her aşamasında yer alan Kâzım Karabekir, 1924’te askerlikle milletvekilliği arasında tercih yapıp siyaseti seçti. Dalgalı bir siyasi yaşamı oldu. Atatürk’e suikast davasında yargılandı, beraat etti. Bir süre köşesine çekilip anılarını yazdı. Sonra yeniden milletvekili seçildi. 1946’da TBMM Başkanlığı’nı yürütürken yaşamını yitirdi.

Timsal Hanım’a, Kâzım Karabekir’in Atatürk’le arasındaki olumsuzlukları da sordular. Bu tür sorulara öylesine ustalıkla yanıtlar verdi ki, özeti şuydu:

“Hiç kimse o dönem yaşananları başka yerlere çekemez. Atatürk ve babam bu ülkenin kurtuluşunda ve kuruluşunda çok büyük işler yapmıştır. Bu büyüklüğün yanında o olumsuzluklar hiçbir şeydir.”

Türkiye Cumhuriyeti 21. yüzyıla genel bir bütünlük içinde taşınmışsa bunda en büyük pay, Timsal Karabekir gibi bu ülkenin kuruluş temellerine bilinçle ve ortak paydalarla bakan kuşaklarındır.