Seni çöpe atacağım poşete yazık
İşimiz ‘yazmak’ değil, işimiz okumak.
*
Francis Fukuyama’nın
‘Büyük Çözülme’ isimli kitabını okuyorum.
Fukuyama diyor ki, “Bir toplumun
demokrasiyi özümsemiş olması hak
arama talebi ile alakalıdır. Ve toplumların
‘hak arama’ talebini gösteren 4 kriter vardır:
1- Spor kulüplerinden, musiki
cemiyetlerine ve tabii ki siyasi partilere kadar
her türlü sivil inisiyatife katılım oranı...
2- Gazete okuyan kişi sayısı...
3- Uyanık olduklarında
insanların saatleri nasıl geçirdikleri...
4- Açılan dava sayısı...”
*
Bizim memlekette durum nasıl acaba?
*
Türkiye’de her 10 kişiden
9’u herhangi bir sivil inisiyatife
(Musiki cemiyeti de dahil) üye değil...
Herhangi bir yere üye olmayan
9 kişiden 8’i yakın bir gelecekte de olmayı
düşünmüyor. Çünkü bir yere resmen üye
olmanın başına dert açacağını düşünüyor!
*
Türkiye’de günde yaklaşık
4 buçuk milyon gazete satılıyor.
Nüfusumuz 72 milyon!
Böl.
Yüzde 6!
Gazete okumak bir yana, hali
hazırda Türkiye’de halkın yüzde 7’si
okuma-yazma bilmiyor. Ve okuma
yazma bilmeyenlerin yüzde 75’i kadın!
*
Devam edelim...
*
‘Uyanık olduklarında insanların
saatleri nasıl geçirdikleri...’
Günde 6 saat uyuduğunu farz et....
Mesai saati: 8.30-17.30...
Buna göre 9 saat çalışıyorsun...
1 saat de işe gidiş-geliş yol desen 10 saat...
Uyku, iş ve yolda geçirdiğin vakit:
Günde 16 saat.
24’ten çıkar... Kaldı 8 saat.
Soru neydi?
‘Uyku ve iş dışında kalan bu 8 saatte
Türkiye’de insanlar ne yapıyor?’
Cevabı Türkiye İstatistik
Kurumu vermiş: “Tam 4 buçuk
saat televizyon seyrediyor.”
*
‘Açılan dava sayısı’...
Adalet Bakanlığı verilerine göre yılda
1 milyon 902 bin dava açılmış. (2010)
Nüfusa oranını yazmaya elim varmıyor!
Ama size daha ilginç bir rakam vereyim:
Ülkemizin en iyi 3 üniversitesinden birinin
yaptığı araştırmaya göre, “Türkiye’de her
3 kişiden biri, sorunların çözüm adresi
olarak mahkemeleri görmüyor!”
*
Velhasıl durumumuz budur.
Şimdi bu tabloyu görünce ne yaparsın?
Avrupa’da veya Amerika’da doğduysan
hemen gider bir sivil toplum örgütüne üye
olursun, her gün gazete okumaya başlarsın,
televizyon seyrederek geçirdiğin vakit
yerine kitap okumaya başlarsın, vesaire...
Türkiye’de doğduysan?
Fukuyama’nın kitabını ‘Bunlar palavra’
diye bir kenara atıp, hemen koşup
bir Serdar Orta albümü alırsın!
O halde Fukuyama için gelsin:
Seni çöpe atacağım poşete yazık!
