Arpacı Kumrusu!
CHP son terör eylemlerini görüşmek amacıyla Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırdı.
Genel Kurul’un açılabilmesini sağlayacak yeter sayıda milletvekili yok.
AKP ve MHP yan çizince; 14 Ağustos’ta başkan veya vekili oturumu açacak ve yeterli çoğunluk olmadığı için kapatacak.
İktidar partisini çoğu gelişmelerde destekleyen, bu nedenle kulislerde küçük AKP diye anılan MHP; terör sorununun Meclis’te görüşülmesine yanaşmıyor.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’a göre, “Hakkâri’de Şemdinli’de ‘birileri’ devletin gücünü yıkmaya, egemenlik bölgesi oluşturmaya” çalışıyor.
Fakat kabul etmeleri olanaksız olan bu olayları Millet Meclisi’nde görüşmeye geldi mi, “Yooo bakın işte bu olmaz” diyor.
Nedenmiş efendim? “Şu anda yapılması gereken terörle mücadeleyi sorgulama günü değilmiş!”
İyi de millete vekaleten Meclis; Hakkâri’de Şemdinli’de terör örgütünün egemenlik kurma girişimlerindeki amacı, terörle mücadelede hangi noktada olduğumuzu ne zaman görüşecek, tartışacak?
Acaba MHP; terör örgütü hain emellerine ulaştıktan sonra mı Millet Meclisi’ne hükümetin bilgi vermesini uygun görüyor?
AKP koşutunda, acayip bir mantık doğrusu.
***
Üstelik karşı açıklamalar CHP’yi, PKK’yi destekleyen bir tavır içinde göstermeye çalışan bir gaflet numunesi.
AKP ve MHP bilmelidir ki; CHP en azından kendileri kadar vatanını seven, terör siyasetini ülkenin birlik beraber ve dirliği uğruna yürüten bir partidir.
CHP’yi terör örgütünü koruyup kollayan parti diye haksız yere suçlamaksa en azından ayıptır, ayıp!
***
Yolda karşılaştığınız herhangi bir bireye lütfen sorunuz.
Sokaktaki vatandaş, İslamcı medya cemaatinin yardıma koşalım diye günlerdir TV’lerde davul çaldığı Myanmar’ın Arakan bölgesinin nerede olduğunu acaba biliyor mu?
Şu halimize bakınız:
Dünyada birkaç milyar Müslümanın yaşadığı pek çok ülke var.
Pek çoğunun halkı yoksulluk içinde.
Müslümansa Müslümanlığı kendisine. Fakat İslamcı kurallara, geleneklere göre bir cumhuriyet yaratmakla yetinmeyen AKP ve Başbakan’ı bir kez daha İslam dünyası önderliğine soyundu.
Ortadoğu’nun petrol zengini Arap ülkeleri Arakan Müslümanlarına yardıma koşmuyor, uluslararası yardım kampanyası açmıyor.
Başbakan, ülkesinde yoksulluk, açlık sınırında yaşayan milyonlar varken, malzeme yüklü bir uçakla Arakan Müslümanlarına koşuyor.
***
İkinci bir uçakta giderayak yaptığı konuşmaya bakılırsa, Emine Erdoğan; bu gezide eşi Başbakan’a vekalet ediyor.
Emine Hanım’ın, “Bölgede yaşanan dramı yerinde görerek tespitler yapacağız. Somali’de gibi daha çok ihtiyaca binaen yardımları yapmak istiyoruz” cümlesi; hükümet adına ve tabii sınırlarımızdaki aleyhimize yoğun çalışmalar nedeniyle gidemeyen Başbakan’a vekaleten, resmi bir görevle Arakan’a gittiğini kanıtlamıyor mu?
***
Başbakan’ın Arakan gezisine katılması zaten olanaksız.
İran’ın Esad’ı sonuna kadar destekleyeceği zaten biliniyordu. Ama İranlı hacıları RTE’nin tam destek verdiği Suriyeli muhaliflerin derdest etmesi, İran ile de yapay dostluk sınırlarını zorladı.
Davutoğlu’nun İran Genelkurmay Başkanı’nın “sıra Türkiye’ye gelecek” tehditlerine karşı, “muhatabımız İranlı yöneticilerdir” içeriğindeki açıklaması tehdidin anlamını ortadan kaldırmadığı gibi…
…İran’la Ortadoğu ve Suriye politikalarında ters düştüğümüzün de üstünü örtmüyor.
***
Buradaki Müslüman, Arakan’daki Müslümanların yanına koşacak durumda değil.
Arpacı kumrusu gibi düşünen Başbakan, şimdi sınırlarımızda giderek aleyhimize gelişen sorunlarla uğraşıyor.
Sanmam ama; bu arada nerede hata yaptım diye düşünüyor mu acaba?
