Durdurmazsan durdururlar muhterem!
Kimsenin uzun süre astığı astık, kestiği kestik olmamıştır…
Kimse bulunmaz İngiliz kumaşı değildir…
Hele hele kimsenin Büyük Önder, Muhteşem Lider Atatürk’ün yanında esamisi okunmaz! Okunmamıştır da!
O ki, kendine dünyayı hayran bırakmış, asrın lideri, Türk milletinin eşsiz kahramanıdır!..
Ne demişler vakti zamanında?
“Gururlanma padişahım senden büyük Allah var”
Söz bugün de geçerlidir.
Kendini padişah sananlar için tabi…
“Her şeyi ben bilirim…”
“Her şeyin en iyisini ben yaparım!..”
“Benim dediğim olacak!...”
Vay vay vay!...
Sene 2012… Hangi asırdayız? Uzay çağındayız!
Dur hele muhterem!
İnsanlar koyun kuzu değil ki!...
Artık kimin ne olduğunu bilecek ve görecek denli sağduyulular…
Bir süre uyutulabilirler ama sonuna kadar asla!
Ancak cürmün kadar yer yakarsın!...
Her uykunun bir uyanışı, her gecenin sabahı var…
Göreceksin, karanlık günlerin ve “şişmiş egoların” sonunun gelmesi yakındır…
Yavrularımız, evlatlarımız, taze fidanlarımız dağ başlarında bir bir ölüyor, öldürülüyor…
Büyük büyük ağızlar, PKK kurşunu ile ölen Mehmetlerimizin “şehitlik mertebesi”ne ulaştıklarını, çıkıp mikrofonlarda, derin hüzünler içerisinde(!) timsah gözyaşlarıyla bolca anlatıyorlar…
Oysa o “kutsal mertebeler(!)” hiçbir zaman büyük büyük ağızların evlatlarına “mertebe” olmuyor…
Onların evlatları “kutsal mertebelerden” asla nasiplenmiyorlar!..
Cumhuriyet tarihinde hiçbir dönemde bu dönemde olduğu kadar “birkaç Mehmet” şehit olmadı…
Muhterem o sizlerin sanal hüzünlerinizle ağzınıza aldığınız “şehitlik mertebeleri” yiten giden taze fidanları, anaların can parçası evlatlarını geri getirmiyor…
“Birkaç Mehmet şehit oldu diye TBMM toplanmaz” öyle mi?
Neden toplansın ki? Nasıl olsa o “şehit birkaç Mehmet”in içinde sizin çocuklarınız, sizin oğullarınız olmadı ki!
Olmayacak da zaten! Meclis’in toplanmasına ne gerek var ki?
Ancaaaak!...
Baraj doldu taştı taşacak!
Suların sellerin çağlayanlar gibi boşalması yakındır…
Durdurulamayacak, önüne ne gelirse alıp götürecek!..
Demokrasilerde her zaman böyle olur muhterem!
Eğer yapamıyorsanız…
Beceremiyorsanız…
Pes dediyseniz…
Acizseniz…
Son derece başarısızsanız…
Duracaksınız muhterem!
Sonra da çekileceksin!...
Durmazsanız, durdururlar!
Çekilmezseniz, gönderirler!
Ne asmaya, ne kesmeye, ne tehdit ve baskıya ve ne de köpürmeye kalkmayın! Eski çamlar bardak oldu!
Şehit ana – baba ve yakınlarının göklere tırmanan “FERYATLARIYLA” millet uyanıyor muhterem!
Yürekler parçalanıyor, isyan duyguları tavanları delip geçiyor!..
Duracaksın…
Durmazsan durduracaklar muhterem!
Çekilmezsen gönderecekler!...
“İleri demokrasi” böyle bir şey muhterem!
Bunu bil!...
