Bu ülkede yaşayan herkes eşittir




Çok zor bir coğrafyada yaşamaktayız. Bu bölgede yaşayan ülkelerde hiçbir sorun barışçıl, o ülke insanının iradesi doğrultusunda çözülmüyor. Emperyalist ilgi ve emeller bu coğrafyanın zorluğunu daha da artırmaktadır.

Senelerdir Türk-Kürt, aynı güneş hepimizi ısıtmakta, aynı yağmur hepimizi ıslatmakta, aynı rüzgar saçlarımızı savurmaktadır. İşsizlik ortak sorunumuz; hepimiz iyi bir okul kazansın diye çocuğumuzun dershanelerde harap olmasını seyrediyoruz; hepimizin emekli aylığı yetmiyor; hepimiz işten atılma korkusu yaşıyoruz; aynı futbol takımını tutuyoruz; kör kurşuna da acımasız bombaya da ortak hedef oluyoruz.

Gelin-damat, enişte, kuzen, teyze-dayı, hala-amca, dede ya da nine bu dildeki bütün akrabalık kavramlarıyla birbirimize bağlı olduğumuz değerli kardeşlerimiz Kürtlerin yaşadığı soruna bir de acaba bunlar neden rahatsız diye bakabilmeyi beceremedik.

Şiddetin kahredici korkutuculuğuna hepimiz boyun eğdik ve sağlıklı düşünemedik. Bu memleket Türkün olduğu kadar Kürdündür, Kürdün olduğu kadar Çerkezindir, Lazındır, Boşnağındır. Kısacası “memleketim” diyen herkesindir. Bu ülkeye memleket diyenleri, hiç kimse hiçbir güç, kendi kimliğine yabancılaştırarak tek bir kimlikle yaşamaya zorlayamaz.

En iyi türkü anadilinde söylenir, en iyi fıkra anadilinde anlatılır; en iyi ninni anadilinde söylenir; en iyi ağıt anadilinde yakılır. Bu güzel coğrafyada yaşayan herkes, özgürce kendi dilinde türkü söylemeli, kendi dilinde ağıt yakmalı, kendi dilinde espri yapmalı, kendi dilinde fıkra anlatmalı, kendi dilinde yarenlik yapmalıdır.

Bu güzel coğrafyada yaşayanların temel hakları, ne bir kavga çıkacak diye ne de bir ayrılık olacak diye ellerinden alınamaz! Hiçbir grup ya da zümre egemen, belirleyen olarak “ulusal bekamız” adına bu ülkede yaşayanların özgürlüklerinin sınırlarını çizemez. Her şeye ve her şeyin sınırına birlikte karar vereceğiz. Bu coğrafyayı hepimizin mutlu mesut olduğu bir yurda dönüştürmek elimizdedir.

Şiddeti ve savaşı reddederek ve mahkum ederek bunu başarabiliriz. Hiçbir kutsal amaç “fidanların solmasını” haklı kılamaz. Kürt sorununu biz hep birlikte çözeceğiz.

Bu sorunda, hak isteyen ya da veren taraflar yoktur; bu ülke insanının bir sorununa ortak çözüm arayışı vardır. Sorunun çözümsüzlüğü, dış karışmaları ve emperyalist müdahaleleri kolaylaştırmaktadır. İşin daha acı ve tehlikeli yanı sorunun çözümsüzlüğü devam ettikçe emperyalistlerin içişlerimize karışmaları artmakta ve daha fazla taviz koparmaktadırlar.



Kani BEKO
DİSK Genel Başkanı