Barkodlu Vatandaşlık...


Maç seyircisiz...
Başbakan’ı dinlemek mecburi...



*




Barkodu veriyorlar eline...
Zorunlu gideceksin...
Gitmezsen yazıyor kasa...



*




Gözlerinde pirinç paketi kadarsın...
Nohut...
Makarna...
Mercimek...
Eğer bunlarla satışa geliyorsan, barkodun niye olmasın?..



*




“Dünyada ilk kez uygulandı” diyor parti önde geleni...
Doğrudur...
Git bir Almanı, Belçikalıyı, Fransızı barkodla; bak bakalım...
“Ben market hıyarı mıyım?” der mi, demez mi?..



*




Bunlar Adana’da AKP mitingine katılacakları barkodladılar...
Girerken barkodunu gösteriyorsun...
Yumurta aldığında nasıl ki okuyucu alet barkodun üzerinden geçtiğinde “bip” diyor, öyle ötüyorsa, öyle ses çıkartıyorsun...
“Bip...”



*




Memurlara barkod verip zorunlu Başbakan’ı dinlemeye gönderildi...
Okullar oraya getirildi...
Otobüs bedava...
Metro bedava...
Gelene tost, ayran, bayrak, şapka, atlet, tişört...
Giyin çık...



*




“Hangi ilçeden ne kadar insan geldi, öğrenelim diye yaptık” dese de arkadaş, inanma...
Barkod, öyle ileri geri bağıranları uzak tutmak için...



*




Başka türlü olmuyor...
Maça gidemiyor, tiyatroya gidemiyor, üniversiteye gidemiyor, beş bin polis olmadan sokağa çıkamıyor...
Bir kendi mitingi kaldı...
Ona da gelen sağlam olsun maksat...
Barkod iyi fikir...



*




Saklayın ayrıca barkodunuzu...
Nohut, kömür, işe giriş, terfi, pasaport yerine geçer bakarsınız...
Markettekilerle karıştırmayın ama...
Okutunca...
“Turp... Kilosu elli kuruş...” çıkmasın sonra...

Bekir Coşkun
Cumhuriyet