16 ay askerlik yaptım, 30 bin liramı geri verin
Bedelli askerlik bekleyenlerin “bir bölümü” muradına erdi. “Zenginler babam sağolsun, fakirler vatan sağolsun diyor” geyikleri falan da bitti. Şimdi piyango çarpanların bir bölümü “babalarından aldıkları” paraları askerlik şubelerine götürürken bir bölümü de bankalarda sıra bekliyor.
Anayasal eşitlik, vicdan micdan tartışmaları da geride kaldı.
Ama yine de benim aklıma hukuki bir hinlik takılmadı değil.
Ben zamanında 4 ayı eğitim 12 ayı da yedeksubaylık olmak üzere 16 ay askerlik yaptım. Bunun 12 ayında maaş aldım. 4 ayı bedavaya geldi.
Son bedelli yasası ile sanki ortaya hukuki bir durum da çıktı.
O da şu: Bugüne kadar çıkan bedelli askerlik yasalarında uygulama şöyleydi. Önce kimlerin yararlanacağı belirleniyordu. Sonra bedelin kaç para olacağına karar veriliyordu. Hakkı kazanıp parayı yatıranlar sonra da belli bir süre eğitime tabi tutuluyordu.
Son yasada “eğitim” yapma koşulu yok.
Yanisi şu ki, bastıracaksın parayı “vatan borcu” olan askerliği satın alacaksın.
Askerlik mi var, kaça, tamam, al paranı ver askerliği durumu.
Eşitlik açısından bakarsak ortada haksız bir durum var.
Daha önce bedelli yapanlar aslında “vatan hizmetlerini” yapmış oldular, bu biraz kısa oldu, ama üstüne biraz da para verdiler.
Şimdi “vatan borcu” kavramı tamamen ortadan kalktı.
Parayı ver, askerliği satın al.
Kısacası “vatan borcu” olan askerlik bir tür mal haline getirildi. Fiyatlandırıldı.
Parayı verip askerlik yapmayan askerliği satın almış oluyorsa, gidip askerlik yapan da mal durumuna düşmüş olur.
Biri gelip parayı veriyor ve askerlik denen malı satın alıyor.
Ama parası olmayan askerlik yapıyorsa, aynı mal ortada kalmış demektir. O halde onun da biri tarafından satın alınması gerekir. Satın alınmıyorsa ya depoya kalkar ya da imha edilir, en kötü ihtimalle bedava dağıtılır.
Askerlik gibi bir hizmet depoya da kalkmaz, imha da edilmez, bedava da dağıtılmaz. O halde birinin satın alması gerek.
Satın almak durumunda olan da tek kapı var, devlet.
Yani eğer ben askerliğimi yapmışsam devletin üste 30 bin lira ödemesi gerek.
Şimdi parası olana “temel eğitim” verilmeyeceğine göre parası olmayan birinin askerliğini yapmaya gittiğinde “Tamam askerliğimi yaparım ama bana bu malın değeri olan 30 bin lirayı ödemeniz gerek” demesi, anayasal eşitlik ve hukuk açısından geçerli olur mu olmaz mı?
Şaka bir yana, bedelli askerlik yasasındaki bana göre en kırıcı madde eğitim şartının kaldırılması.
Çünkü, bu temel eğitimde, bir savaş durumunda ne yapılacağı anlatılır. Vatan savunması bilinci verilir. Silahlarla ilgili bilgiler öğretilir.
Şimdi parasını verenler bunları hiçbir şekilde öğrenemeyecek.
Yarın bir savaş çıktığında düşman paralı parasız tanımayacaktır.
*****
Haftanın fıkraları
Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralarla bu pazarınızın da güler yüzle geçmesini dilerim:
Ne zaman evlendi?
Anneanneme dedemle nasıl tanışıp evlendiğini sordum, “18 yaşındaydım, birbirimize âşıktık ve bir gün o savaşa gitti” dedi, “Hemen her gün ondan mektup almaya başladığımda dedenin ne kadar harika bir adam olduğunu fark etmeye başladım tatlım.” Bunun üzerine “Savaşın bitiminde mi evlendiniz?” diye sordum. Cevabı aldım “Yok bir tanem, hemen evlendik.. Senin Deden o sıralar postacıydı!”
Kötü niyet yok
İş seyahatinden gece yarısı döndüğümde aşırı gök gürültüsü ve yıldırımdan korkan çocuklarım annelerinin koynuna girmişlerdi, ben de o gece mecburen salondaki kanepede iki büklüm yattım, ertesi sabah iki çocuğumu karşıma aldım “Annenizin yanında yatmanız güzel de” dedim, “Tekrar olmasın, ben uyuyamadım.” Birkaç hafta sonra tekrar bir iş seyahatinden döndüğümde çocuklar ve karım havaalanına beni karşılamaya gelmişlerdi, çıkış kapısında göründüğümde oğlum yolcu bekleyen kalabalığı yarıp bana doğru koştu, “Babaa” dedi bağırarak, “Sen yokken bu sefer annemle hiç kimse yatmadı!” Yolcu karşılama salonu birden çok sessizleşiverdi..
Büyük para
Adam hapishanede “Buraya nasıl düştün? ” diye soran koğuş arkadaşına “Çal ışma hayatımda büyük para yaptım diye beni buraya attılar” demiş. “Nasıl yani? ” diye sormuş arkadaşı “O paranın vergisini mi vermedin? ” Diğeri “Yok, öyle de ğil” demiş adam, “Kenarlardan 2’şer santim büyük olmuş, hepi topu o işte!..”
Ortak payda
Din adamlarının katıldığı uluslararası bir toplantıda, divan başkanı “Dünyada bir sürü din var art ık hepsini ortak bir paydada toplamamız gerekir..” demiş. “Olur mu öyle şey? Her dinde ortak olan bir payda nasıl bulunabilir?” diye itiraz etmiş bir katılımcı. “Var” demiş divan başkanı “Cemaatten para toplamak mesela..”
Özel hayat
Silvio Berlusconi istifa etti... “Özel hayatıma daha fazla vakit harcayacağım” dedi... “Aileme, kızıma, kızımın arkadaşlarına...”
Erkek şoför
Kadın şoförler gerçekten çok tehlikeli otomobil kullanıyorlar. Bu sabah arabamla işime giderken hayli süratle giden bir kadın dikiz aynasında rujunu tazeliyordu... Birden benim şeridime girince korkudan konuşmakta olduğum cep telefonum elimden fırladı, diğer elimdeki pilli tıraş makinesi az daha kucağımdaki kahvenin içine düşüyordu!..
Ya tutarsa
Karı koca yurt dışı gezilerinde o ülkedeki dillere destan ‘Dilek Kuyusu’na gitmişler, adam söylenildiği gibi gözlerini kapatmış, cebinden çıkarttığı bozuk parayı kuyuya atmış, sonra karısına dönüp “Hayatım vedalaşalım istersen” demiş, “Kuyu anlattıkları kadar meşhursa belki gerçekten tutar falan..”
*****
Gani Yıldız’dan
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “Yapılan araştırmaya göre Van halkının yüzde 75’i, deprem sonrası hükümetin performansını iyi buldu” demiş. Van’da “bulunamamakla” eleştirilen hükümetin performansının iyi bulunması hayret verici...
***
Beklenen depremde İstanbul halkının toplanması ve çadır kurması için belirlenen alanlara alışveriş merkezleri yapılıyormuş. Anlaşılan “rantın büyüklüğü” depreminkini geçmiş!
***
Yaşananların Meclis’te tartışılması için bir fırsat olan “Dersim’i araştırma önergesi” iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiş. Bu durum muhalefetin vatandaştan, “iktidar adına” özür dilemesi için iyi bir fırsat sanki!
***
Soru: Son on yılda demokrasi için yapılan olumlu işleri beyaz perdeye aktardığımızda filmin türü ne olur? Cevap: Kısa film.
***
Merkez Bankası Başkanı’na göre, cari açığın finansmanında kalite yükseliyormuş. Ne diyelim, “Kaliteli finansmanımız olsun, milyarlarca dolar cari açığımız olsun!”
***
Fas’ın anayasal düzende yapılan ilk seçimini, İslami çizgideki “Adalet ve Kalkınma Partisi” kazanmış. Muhalefetimizi, “Taklitler aslını yaşatır” korkusu alırsa şaşırmamalı!
***
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Enkaz kaldırmada dünyanın en ileri ülkelerinden daha ilerideyiz. Fakat yapı denetiminde belli bir yere gelemedik” demiş. Evet, o yüzden “cenaze kaldırmada” da çok ilerideyiz!
Can Ataklı
Vatan