Necati Doğru yazdı:"İktidara Yandaş Olan Şirketler Zengin Ediliyor"


Yakışır. Alkış alır.
Dönüm noktası olur.

Çıtayı yükseltir.
Halkçı bir açılım yaşanır.
İktidar partisi; İzmir Belediye’sini sıkıştırıyor. Bunaltıyor. Polisi, savcıyı, hakimi, medyayı, taşeron şirketlerin patronlarını, Kültür ve Ulaştırma Bakanları’nı arkalarına aldılar. İzmir’de “henüz AKP’li yapılamamış belediye yönetimini” ilk seçimde ele geçirmeye uğraşıyorlar.
“Yolsuzluk var” diyorlar.
Adam kayırma.
Kötü yönetim.
Belediye parasını savurma.
İhalelerde müteahhit korkutma.
Şarkıcı Şevval Hanıma kıyak.
Okullara dağıtılan mandalinayı pahalı alma, 23 nisanda çocuklara verilmek üzere pişirilen köfteleri partililere yedirme, durak ilan tabelalarını ucuza satma, otoparklarda değnekçileri devre dışı bırakma, 31 ihalenin 27’sini aynı adama vererek şarkıcı Şevval’e yüksek belediye parası aktarma türü iddiaları sayıp döküyorlar. 12 Haziran seçimlerine bir ay kala ve en son 22 kasım günü de Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Paris’te “şehre yeni yatırımlar çekecek bir fırsatın” peşindeyken baskınlar düzenleyip 40-50 belediye çalışanını “yolsuzluk yapmak” şüphesiyle tutuklatıyorlar. Sonra 11 kişi hariç tamamını serbest bırakılıyor. Hakim değişiyor. Savcıların yetkileri ellerinden alınıyor.
***
Kimse kızmasın.
Siyaset bu.
Uğraşacaklar.
Son sözü seçimde İzmir’in 4 milyon şehirlisi oylarıyla söyleyecek. “İzmir Belediyesi’ne baskınlar” konusunu kendi çapımda, imkanlarımla inceledim.
“Altında avanta yatıyor” dediler.
İzmir’in belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Taşeron şirketlerin avantasını” kesti, belediyeden hizmet alımı için çıkan paranın belediye şirketlerinde çalışan 15-16 bin işçiye ödenmesinden yana tercih koydu.
İzmir Belediyesi’nin farkı bu.
Taşeron şirketlere yedirmiyor.
İşçinin emeğini kolluyor.
AKP’li belediyeler ise ağırlıklı olarak belediye hizmetlerini “taşeron şirketlere” yaptırıyorlar. Taşeronculukta işçiler asgari ücretle çalıştırılıp iktidara “yandaş şirket sahipleri” zengin ediliyor.
AKP Belediyeciliği:
Taşeron zengin ediyor.
İzmir Belediyeciliği:
İşçi emeğini koruyor.
***
İşte bu noktada; “İzmir Belediyesi Hodri Meydan Sayfası” açabilse ve “harcamalarındaki maliyet kalemlerini” tek tek yayınlasa. Halk görse. Bütün Türkiye halkı kıyaslayabilse.
1 ton çöpü kaça toplatıyor.
1 ton asvaltı kaça mal ediyor.
1 parkı kaça çıkartıyor.
1 bordur taşını kaça döşetiyor.
1 kilometre metro hattını, 1 kilometre kanalizasyonu, 1 kilometre şehir suyu hattını hangi maliyetle yaptırıyor.
AKP Belediyeciliği kaça!
CHP Belediyeciliği kaça!
Parayı en verimli kim harcıyor?
Tablo çıksa, halk görse
Şapka düşse, kel görünse!
uyan borusu
İzmirli uyarıyor!
Bir mektup aldım. Özetliyorum: “…(!) ben İzmir’de yaşayan, oyunu hep CHP’ye veren bir kadınım. “İnönü Caddesi”nde oturuyorum. Yıllardır bitirilmeyen Metro’nun çilesini çekiyoruz. “Kabloları yer altına alma amacıyla” aylar önce mevcut kaldırımlar söküldü, öyle bırakıldı. Logar kapakları açık. Borular dışarıda, taş ve kumlar yığılmış, dağılmış. Delikler, çukurlar. Duraklar sökülmüş. Millet cadde ortasında otobüs bekliyor. Bir işi bitiremeyeceksen, başlamazsın. Planını finansal ve personel gücüne göre yaparsın. İzmirli öylesine bıktı ve umutsuz ki, sonunda AKP’ye evet diyecek. Çevremden duydum; “bir kez AKP’ye verelim de bu işleri bitirsin” diyenler var. Sayın Doğru, bu bir imdat yazısıdır. Yolunuz buralara düşerse bir görün derim…Mazeret üretmek,yakınmak, mağduru oynamak hiçbir şeyi değiştiremez…İzmir, ne yazık ki, ilk yerel seçimde yobazlarındır. Alev Bursalıoğlu(68) İnönü Caddesi 466. Göztepe-İzmir”

Necati Doğru
Sözcü