Özel mahkemeler tahammülsüz
Feyzioğlu’ndan, Perinçek’in Avukatı Özbey’in duruşmalardan men edilmesine tepki.
Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, Avukat Hasan Basri Özbey’in İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava sonuna kadar duruşmalardan men edilmesini “Özel Görevli Mahkemelerin savunmaya tahammülsüzlüğü” sözleriyle değerlendirdi.
Ankara Barosu Başkanı Feyzioğlu’ndan, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Avukatı Hasan Basri Özbey’in Ergenekon davasının görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava sonuna kadar duruşmalardan men edilmesine tepki geldi. Yazılı bir açıklama yapan Feyzioğlu, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığına ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na bir mektup göndererek, savunmanın kutsallığına dikkat çeken Feyzioğlu, mahkemenin men kararı nedeniyle Özbey ve müvekkilinin uğradığı insan hakkı ihlallerinin giderilmesini istedi. Savunma avukatını davanın sonuna kadar duruşmalardan yasaklayan İstanbul Özel Görevli Ağır Ceza Mahkemesi yargının üç kurucu unsurundan biri olan savunmayı yok etmeye teşebbüs etmek suretiyle kendi inkâr ettiğini belirten Feyzioğlu, Avukat Özbey’in daha önce de 16 celse duruşmalardan yasaklandığını anımsattı.
-ÇOĞULCU DEMOKRASİDEN BAŞKA ÇIKIŞ YOKTUR-
Özel Görevli Mahkemelerin savunma hakkını sistemli bir şekilde yok ettiğine dikkat çeken Feyzioğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Binlerce sayfadan oluşan iddianamelerde, yıllarca süren tutukluluklara karşı yapılan savunmalar haftada bir ve 15 dakika ile sınırlanmış, duruşma salonunda avukatların aralarındaki konuşmaları dinlemek ve kaydedilmek üzere tavandan mikrofonlar bile sarkıtılmıştır. Savunma hakkının yok edildiği bir yerde haktan, hukuk devletinden, kişi güvenliğinden, bağımsız ve tarafsız yargıdan kısacası özgürlük ve demokrasiden bahsedilemez. Özel Görevli Mahkemelerde sanıklar birey değildir, peşinen suçlu kabul edilen, usulen yargılanan, gerekçesiz olarak yıllarca tek kişilik hücrelerde tecrit edilen objelere dönüştürülmüştür.”
Özel Görevli Mahkemelerin avukatlara ve sanıklara yönelik davranışlarının ve verdikleri tutuklama kararlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin getirdiği bütün güvenceleri, uluslararası örgütlerin ve sivil toplum örgütlerinin uyarılarını hiçe saydığını kaydeden Feyzioğlu, savunma hakkı yok edildiği için Türkiye’de basının, üniversitelerin, sendikaların ve örgütlü toplumun susturulduğunu savundu. Çoğulcu demokrasi, hukukun üstünlüğü ve çocukların özgür bir toplumda yaşayabilmeleri için herkesin korkmadan ve yılmadan konuşması, şiddete başvurmadan mücadele etmesi gerektiğine dikkat çeken Feyzioğlu, “Çoğulcu demokrasiden başka çıkış yoktur” dedi.
ANKA
