Gözünü Tayyip Bürümek


"Gözü Yükseklerde" AKP, Amerika'nın Model ortaklık tanımı çerçevesinde Suriye'ye bir askeri müdahaleyi, dolayısıyla kardeş kanı dökmeyi herkesten çok istemektedir. Bu uğurda "gözünü budaktan sakınmayan" AKP'nin Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Yeni Osmanlıcılık politikası doğrultusunda ortadoğu ülkelerinin "gözünü boyamaya" devam ediyor. Daha geçen yıl vizelerin kaldırılmasıyla övünen hükümetimizin, Suriye'yi"gözden çıkarmasından", kah muhalefete,kah İran'a, kah İsrail'e "gözdağı vermesinden" başka ne anlam çıkarılabilir?

AKP'nin, işine devam edebildikleri medya çevresinde bir avuç "gözü kara" yazar dışında kimse olanı biteni aklıyla, vicdanıyla ortaya koyamıyor.

Gözünü Tayyip Bürümek

“Gözünü Tayyip bürümüş”; kişi pek bir enteldir. İktidar, iş adamları ve medya çevresinde güçlü yakınları vardır. Sosyal çevresinin genişliği ile övünür, yüksek egosuyla şişinir, ama bir küçük protestoyla iş bırakabilir, yediği bir fırça ile 180 derece dönüş yapabilir. (Bakınız Mümtazer Türköne gibi)

Sahi bu sözü başka kimler için kullanabiliriz?

Emperyalizmin isteği ile Suriye'ye askeri müdahaleye, bir Türkiye-Suriye savaşına en az iktidar sözcüleri kadar istekli olanlar için olabilir mi?

"Kim bilir, belki de Suriye'de rejimi devirmenin yolu böyle çizilmiştir. Neden olmasın! Annan Planı öldü. Geriye kurşundan başka bir şey kalmadı." (İbrahim Karagül, Yenişafak, 09.04.2012)

Pekala olabilir.

Özdemir İnce gibi bir edebiyat insanının gazetesindeki işine son verilmesinin ardından, "zaten onu kimse okumuyordu" diyenler için olabilir mi?

"Bir kökten laikçiyi göz yaşları ile uğurlarken." (Cüneyt Özdemir, Radikal, 06.04.2012)
Yakışır…

12 Eylül darbesinin "sözde" yargılanmasına alkış tutup, 12 Eylül'deki işkence anılarını çarşaf çarşaf yayınlayan, ama bugünkü hukuksuzluklara, baskılara sesini çıkaramayanlar için olabilir mi?

“Dün bu ülkenin yakın tarihinde yeni bir sayfa açıldı." (Mehmet Ali Birand, Posta )
Cuk oturur !

Rauf Denktaş'ı ulusalcı olmakla suçlayıp(!), yerine Talat'ın gelmesini sağlayıp, Denktaş ölünce "devlet adamlığından" söz edebilenler için kullanabilir miyiz?


“Merhum Denktaş, milletimizin Kıbrıs davasını her zaman çilesini çekmiş büyük bir vatansever, eşsiz bir devlet adamı ve yeri doldurulamaz bir şahsiyettir.” (TBMM Başkanı Cemil Çiçek)

Neden olmasın?

Bir çoğu dördüncü, beşinci yılını dolduran ve tutsaklık süreleri "cezaya" dönüşen Ergenekon, Balyoz..vb davalardaki sanıkların yaptıkları savunmalarla ilgili, "Ergenekon'u Balyoz'u sulandıran sanıklar var" diyebilenler için, devrim tarihimizin önemli kişilikleri üzerinden Atatürk’e saldırmayı “cesaret işi” zanneden ortaçağ kuklaları için, Türk Askerinin kanını en iyi ihraç malı görenler için, açılımlarla ülkeyi bölünme noktasına getirenler için, yeni anayasa da Türklük tanımı olmasın diyenler için, kendini ve çevresindekileri zenginleştirip milletini yoksulluktan intihara sürükleyenler için….

Olabilir. Hepsi için olabilir.

Çünkü gözünü Tayyip bürümek, küresel sömürü sistemini simgeler. Ulusal değermiş, tarihmiş, kültürmüş “gözünde olmaz”

Gözünü Tayyip bürümüş kişi, “göz kamaştırıcı” zenginliğe kavuşabilir, kariyer basamaklarını hızla çıkabilir…

Ama korkar da.

Sürekli kendini savunur.

Gerçeklere “gözünü kapamasıyla” sonsuza dek mutlu olacağını zanneder…

Oysa, elbette bu ulus, ulusal değerlerine ve kaynaklarına “göz kulak olacak” kuşaklar yetiştirmiştir. Halkımız “gözünü açtığında” şöyle bir yeltenip, “Gözünü toprak doyursun.” demeye görsün.


O gün, hesap vereceğin gündür.



Öner TANIK
ADD GYK Üyesi