Savaş çıkaracak halimiz yokmuş!..


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel,savaş uçağımız Suriye tarafından düşürüldükten sonra nihayet konuşmuş ve önemli bir açıklama yapmış: “Savaş çıkaracak halimiz yok” Bu iki ayrı anlama gelebilir:

1- Savaş çıkaracak halimiz, mecalimiz, yani gücümüz yok

2- Jetimizin düşürülmesi ve iki pilotumuzun şehit olması o kadar da önemli bir olay değil abartmayın Zaten savaş filan isteyen yok!.. Önemli olan, bu olayla Türk insanının onurunun kırılmasıdır!..

Ancak, Orgeneral Özel yine de yüreklere su (!) serpiyor:

“Büyük devletler ne yaparsa biz de onu yapacağız… Bekleyin, herkes gibi görürsünüz”

Necdet Bey öyle diyor ama, büyük devletler bugüne kadar yapacağını yapar, Suriye’ye dersini vermiş olurdu!.. Biz ne yaptık?.. Sınıra yığınak!.. O da medyanın şişirmesiyle!.. Sınıra Stinger füzeleri koymuşuz, eni şu kadar, boyu şu kadar, ağırlığı bu kadarmış!.. Peki Suriye ne yaptı?.. Birincisi özür dilemedi!.. İkincisi halen geniş askeri tatbikatlar, füze atışları, denizde, karada ve havada güç gösterileri yapıp gözdağı veriyor!..

Orgeneral Özel, anlaşılan Tayyip Bey‘in “büyük devlet vizyonunu” benimsemiş!..

Büyük devlet vizyonundan yoksun olanlar anlamazmış; büyük devletler daima kıskanılır, askerine, uçağına, gemisine saldırılar yapılırmış…

Bundan da “Büyük devletler şamaroğlanıdır” anlamı çıkıyor?..

Bizim bildiğimiz, büyük devletler caydırıcıdır, kimse taciz etmeye yeltenecek cesareti bulamaz!..

Genelkurmay Başkanı “Bekleyin, siz de herkes gibi göreceksiniz” diyor… Ne zaman?.. Paşam, demir tavında dövülür!.. Esad’ın devrilip gitmesini, yerine birilerinin gelmesini mi bekleyeceğiz?..

O zaman mı “Oh be, uçağımızı düşürdü ama kendi de gitti” deyip rahatlayacağız?..

Yapılan açıklamaların hepsi muğlak… Jetimiz uçaksavar ateşiyle mi, füze ile mi düşürüldü belli değil…

Genelkurmay ve Tayyip Erdoğan Paşa uçağımızın uluslararası sularda düşürüldüğünü iddia ediyor, hâlâ kanıtlanamadı…

Öte yandan uçağımızı Akdeniz’in derinliklerinde bulan ABD araştırma gemisinin başındaki şahsın şu ifadesine dikkat ediniz:

“Uçağı Suriye karasularında bulduğumuz zaman çok heyecanlandık (…)”

Heyecanlandığı olayı anlatırken, uçağın Suriye karasularında bulunduğunu da saflıkla söylüyor…

Anlaşılan bizimkiler bu konuda adamı uyarmamışlar, “Ağzını sıkı tut” dememişler!..

Terörle mücadelede 15-20 yıl önceki Genelkurmay başkanlarından da her şehit cenazesinde “Neler yapacağımız göreceksiniz” gibi lafları çok duyardık… Toplumun gazını almaya yönelik sözler!.. Bakıyoruz da, o günlerden bugüne değişen bir şey yok..

Farklı olan, her geçen yıl, her geçen gün onurumuzun daha da örselendiği!..


Tahliyelerde top ortada kaldı!..

YASA değişikliği konusunda Meclis Başkanı “Yargı, yasamanın verdiği mesajı almalıdır” demeye, Başbakan Yardımcısı da “Takdir hakkı yargıçlarındır” demeye devam ediyor… Top ortada kaldı!.. Yargıçlar da ne yapacaklarını şaşırmışlardır!.. Üçüncü yargı paketiyle yapılan değişiklikler tutuklu vekiller ile diğer bazı sanıkların tahliyesi için umut ışığı olmuştu..

O kadar ki, yasanın Resmi Gazete’de yayımlandığı gün bazı partililer tahliye edilecek vekilleri karşılamak üzere cezaevine koşmuşlar, elleri boş dönmüşlerdi… Ertesi gün gazeteler şu başlıkla çıktı: “Pazartesiye kaldı” Ama yarın (bugün) çarşamba henüz tık yok!..

Geçtiğimiz pazar günü “Hüsran olmasın” demiştik…

Zira vekiller ile Ergenekon, Balyoz gibi davaların sanıkları “terör örgütünden” ve “darbe” iddiasıyla yargılanıyorlar… O sebeple çıkış yolu pek görünmüyor… İktidar ise ikiyüzlü!.. Güya uzun tutukluluk süresinden kendileri de şikayetçiydi ve adli kontrol sistemi getirildi… Ancak terör suçları hariç!.. Sonuçta, eski YÖK Başkanı tutuklanınca “Hak yerini buldu” diyen AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik zihniyeti devam ediyor!..


Mehmet Türker
Sözcü