Ata­türk… Azzz son­ra!..



“Bü­yük adam ol­mak hiç de uzak bir ha­yal de­ğil. Sa­de­ce ba­şa­ran­la­ra ve kah­ra­man­la­ra de­ğil kö­tü­lük­le­riy­le ve da­la­ve­re­le­riy­le meş­hur olan yö­ne­ti­ci­le­re, bi­lim adam­la­rı­na ve ni­ce­le­ri­ne ta­nık ola­cak­sı­nız. Bu hi­ka­ye ta­dın­da­ki bi­yog­ra­fi­le­rin “en­fe­s” de­dir­ten üs­lu­buy­la si­zi baş ba­şa bı­ra­kı­yo­ru­z”
Oku­du­ğu­nuz su­nuş met­ni, İs­tan­bul Mal­te­pe­’de, 5, 6, 7 ve 8. sı­nıf öğ­ren­ci­le­ri­ne da­ğı­tı­lan ki­tap­lar­da yer al­dı.
Mal­te­pe Kay­ma­kam­lı­ğı Sos­yal Yar­dım­laş­ma ve Da­ya­nış­ma Vak­fı­’nın, İl­çe Mil­li Eği­tim Mü­dür­lü­ğü’nün ona­yıy­la 1000 öğ­ren­ci­ye da­ğıt­tı­ğı ki­tap­lar, nef­ret di­li içer­me­si ne­de­niy­le, bü­yük tep­ki­ye se­bep ol­du.
Eği­tim Sen, ki­tap­la­rın top­la­tıl­ma­sı­nı is­te­ye­rek, Kay­ma­kam­lık ve Mil­li Eği­tim Mü­dür­lü­ğü hak­kın­da suç du­yu­ru­sun­da bu­lun­du.
İş­te in­san­lar ya­şa­dık­ça ya­şa­ya­cak olan ölüm­süz isim­ler­le il­gi­li akıl al­maz
sa­tır­lar…
* * * * *
Char­les Ro­bert Dar­win: Kü­çük Char­les’­in iki der­di var­dır. Bi­rin­ci­si Ya­hu­di­’dir ve ken­di­ni giz­le­mek zo­run­da­dır. İkin­ci­si çı­kık al­nın­dan, iri bur­nun­dan ve şe­kil­siz diş­le­rin­den nef­ret eder. Okul­dan zi­ya­de hay­va­nat bah­çe­si­ne ta­kı­lır, may­mun­la­ra fıs­tık atar. Şüp­he için­de­dir ve ken­di­ni kan­dır­dı­ğı­nın far­kın­da­dır…
Al­bert Eins­te­in: Al­bert ev­de mu­ha­tap bu­la­ma­dı­ğın­dan ola­cak, an­cak dört ya­şın­da ko­nuş­ma­ya baş­lar. Oku­lu tır­na­ğı ka­dar sev­mez. Çe­ki­lir kö­şe­si­ne, bol bol ha­yal ku­rar. Ço­rap­sız do­la­nır, ay­da bir yı­ka­nır ve sa­bun ye­mek­ten çok hoş­la­nır. Da­hi­miz pis­tir, pa­sak­lı­dır.
Tho­mas Edi­son: “Ya­pa­cak çok iş var ve ha­yat öy­le kı­sa ki­” sö­züy­le ta­nı­nan Edi­son, akar­ken kü­pü­nü dol­dur­ma­ya ba­kar.
Sir Isa­ac New­ton: İş­te ağaç al­tın­da pi­nek­le­yip si­nek­len­di­ği gün­ler­den bi­rin­de ka­fa­sı­na bir el­ma dü­şer. New­ton “pe­ki Ay ni­ye düş­mü­yo­r”­dan ha­re­ket­le, yer çe­ki­mi ve mer­kez­kaç kuv­vet ara­sın­da­ki has­sas den­ge­yi ya­ka­lar.
Char­li­e Chap­lin: Lon­dra­’da do­ğar. Ba­ba­sı sirk­ler­den se­bep­len­me­ye ça­lı­şan çul­su­zun te­ki­dir. Ana­sı de­se­niz ona ke­za. Bi­lir­si­niz Ame­ri­ka­’da pa­ra­yı bu­lan­lar ya ka­rı­la­rı­nı de­ğiş­ti­rir­ler ya da ye­ni bir ara­ba alır­lar. Şar­lo iki­si­ni de ya­par, gü­zel ara­ba­lar alır ve alım­lı ka­dın­lar­la ta­kıl­ma­ya baş­lar.
Sig­mund Fre­ud: Sa­pık­la­rın ba­ba­sı. Özel­lik­le Si­yo­nist­ler ve Mark­sist­ler
Fre­ud’a sa­hip çı­kar.
No­el Ba­ba: …Sam am­ca­lar her şe­ye “Do­la­r” göz­lü­ğüy­le bak­tık­la­rı için… Her yıl ya­rım mil­yon saf ço­cuk Ku­zey Kut­bu’na mek­tup atar, No­el Ba­ba­’ya si­pa­riş yağ­dı­rır­lar. Av­ru­pa­lı­lar Hris­ti­yan­lı­ğa uy­mak ye­ri­ne di­ni ken­di­le­ri­ne ben­zet­me­ye ça­lı­şır, put­pe­rest kül­tür­den kur­tu­la­maz­lar… No­el’­i ka­pı­dan kov­sa­nız ba­ca­dan gi­rer, bi­lir­si­niz bu tip­ler bü­tün hu­kuk sis­tem­le­rin­de “ha­ne­ye te­ca­vüz­de­n” yar­gı­la­nır­lar.
* * * * *
Bu di­zi­ye ya­kın­da aşa­ğı­da­ki ki­tap da ek­le­ne­bi­lir:
Ata­türk: Darbeci… Şim­di­lik bay­ram­la­rı ya­sak­lan­dı. Büst­le­ri ve pos­ter­le­ri çö­pe atıl­dı. Okul­lar­dan is­mi kal­dı­rıl­dı. Onun izinden gidenlerin bir bö­lü­mü ce­za­evi­ne ko­nul­du, di­ğer­le­ri takibe alın­dı.
Adının yasaklanması mı? Azzz son­ra!..
Not: Sev­gi­li okur­la­rım, bu yıl Kur­ban ve Cum­hu­ri­yet Bay­ram­la­rı ay­nı ta­rih­le­re denk gel­di. Bay­ram­la­rı­nı­zı kut­lu­yor, Cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin ku­ru­cu­su bü­yük ön­der Ata­türk, si­lah ar­ka­daş­la­rı ve tüm şe­hit­le­ri­mi­zin aziz ha­tı­ra­la­rı önün­de sev­gi ve say­gıy­la eği­li­yo­rum.
Bay­ram­da bir­kaç gün ta­til ya­pa­ca­ğım. En kı­sa sü­re­de bu­lu­şa­bil­mek umu­duy­la… Sev­giy­le ka­lın efen­dim.