Türkiye İş Kurumu’na (İŞKUR) kayıtlı olanlar arasından yaklaşık 50 bin kişi “Toplum Yararına Çalışma Programı” kapsamında asgari ücretle işe alınıyor. Ancak bazı il ve ilçelerde sadece AKP’li olanların işe alındığını belirtmiş, örnek olarak Şanlıurfa’nın Suruç ilçesini vermiştik.
Kontenjanın üzerinde başvuru olmasına karşın, Suruç ve Ceylanpınar ilçesinde işe girebilmek için kişinin kendisi ve yakınlarının AKP’ye üye olması zorunlu. Hak edenler açıkta kalırken AKP’nin listesine giren aynı aileden, aynı soyadı taşıyan kişiler işe yerleştirildi. Yalnız bu iki ilçede değil Sive-rek’te de, Siverekli olmayanların kuraya dahil edilmesi büyük sorun yarattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa’dan milletvekili seçilmişti. Böyle bir adaletsizliğin bakanın seçim bölgesi olan ilde, üstelik de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İş Kurumu’nda olması ise daha da üzücü. O yerleştirmeler iptal olacak
Şanlıurfa’da, AKP ilçe başkanlıkları işe alınacakların listesini hazırlıyor, bu listeler il başkanlığı ve AKP milletvekilleri tarafından inceleniyor. Eklemeler, çıkarmalar yapılıyor, sonra da bu listeye göre insanlar işe alınıyor. Bu rezaleti CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker gündeme taşıdı. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgileri CHP Şanlıurfa İl Başkanı Ferhat Karataş’tan dinledim. SÖZCÜ, Şanlıurfa’da olanları kamuoyuna duyurdu.
Hemen belirteyim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, konuya duyarlılık gösterdi. İddiaları araştırması için müfettişler görevlendirdi. Müfettişler, daha bu ilçelere gider gitmez olayın ne olduğunu, nasıl bir haksızlık-hukuksuzluk yapıldığını anladı. Bakana verilen ön bilgi, “İşe alımlar derhal iptal edilmelidir” yolunda oldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le konuştum. Bakan, iddialara el koyup müfettişleri görevlendirdiğini, onların vereceği rapor doğrultusunda gerekli işlemi yapacağını söyledi. Bakan, bayramın ilk ya da ikinci günü Şanlıurfa’ya gidecek. Orada, torpillileri üzecek ama gerçek hak sahiplerini de sevindirecek olan kararını açıklayacak. O karar büyük bir olasılıkla, işe alımların iptali yönünde olacak. Müfettişler orada yalnız bu iki ilçede olanları değil Şanlıurfa merkez, Akçakale, Siverek, Viranşehir, Hilvan, Birecik, Halfeti, Bozova’da noter huzurunda kur’a sonucu işe yerleştirilenlerin durumunu da inceleyecek. Bizden uyarması:
Siverek’e de dikkat…
Kontenjanın üzerinde başvuru olmasına karşın, Suruç ve Ceylanpınar ilçesinde işe girebilmek için kişinin kendisi ve yakınlarının AKP’ye üye olması zorunlu. Hak edenler açıkta kalırken AKP’nin listesine giren aynı aileden, aynı soyadı taşıyan kişiler işe yerleştirildi. Yalnız bu iki ilçede değil Sive-rek’te de, Siverekli olmayanların kuraya dahil edilmesi büyük sorun yarattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa’dan milletvekili seçilmişti. Böyle bir adaletsizliğin bakanın seçim bölgesi olan ilde, üstelik de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İş Kurumu’nda olması ise daha da üzücü. O yerleştirmeler iptal olacak
Şanlıurfa’da, AKP ilçe başkanlıkları işe alınacakların listesini hazırlıyor, bu listeler il başkanlığı ve AKP milletvekilleri tarafından inceleniyor. Eklemeler, çıkarmalar yapılıyor, sonra da bu listeye göre insanlar işe alınıyor. Bu rezaleti CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker gündeme taşıdı. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgileri CHP Şanlıurfa İl Başkanı Ferhat Karataş’tan dinledim. SÖZCÜ, Şanlıurfa’da olanları kamuoyuna duyurdu.
Hemen belirteyim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, konuya duyarlılık gösterdi. İddiaları araştırması için müfettişler görevlendirdi. Müfettişler, daha bu ilçelere gider gitmez olayın ne olduğunu, nasıl bir haksızlık-hukuksuzluk yapıldığını anladı. Bakana verilen ön bilgi, “İşe alımlar derhal iptal edilmelidir” yolunda oldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’le konuştum. Bakan, iddialara el koyup müfettişleri görevlendirdiğini, onların vereceği rapor doğrultusunda gerekli işlemi yapacağını söyledi. Bakan, bayramın ilk ya da ikinci günü Şanlıurfa’ya gidecek. Orada, torpillileri üzecek ama gerçek hak sahiplerini de sevindirecek olan kararını açıklayacak. O karar büyük bir olasılıkla, işe alımların iptali yönünde olacak. Müfettişler orada yalnız bu iki ilçede olanları değil Şanlıurfa merkez, Akçakale, Siverek, Viranşehir, Hilvan, Birecik, Halfeti, Bozova’da noter huzurunda kur’a sonucu işe yerleştirilenlerin durumunu da inceleyecek. Bizden uyarması:
Siverek’e de dikkat…
Ombudsmanlığın ilk koşulu AKP’li olmak mı?
Ombudsmanlık (şikayetleri ve birtakım teşebbüsleri ele alıp değerlendiren ve bunlara her iki taraf için de tatmin edici çözümler bulan kişi, ombudsman -Kamu Denetçisi) nihayet oluşturuluyor. TBMM Başkanlığı’na bağlı olarak çalışacak kuruma 1 başdenetçi ve 5 denetçi olabilmek için başvurular 30 Ekim’de bitiyor. Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’ndan oluşan karma komisyon denetçilerin seçimini yapacak, başdenetçi ise belirlenecek üç aday arasından TBMM Genel Kurulu’nca saptanacak.
Şimdiden bunun sulandırıldığı, sadece formalitelerin yerine getirileceği anlaşılıyor. Çünkü, kimin başdenetçi olacağının, kimlere öneri götürüldüğünün şimdiden belli olduğu belirtiliyor. Önce, emekli bir orgenerale bu öneri götürüldü. Kabul etmedi. Eski milletvekili Mehmet Elkatmış’a öneri götürüldü, Elkatmış da buna sıcak bakmadığını bildirdi. Eğer bu iddialar doğruysa her iki şahsı da kutlamak gerekir. Çünkü böyle bir öneriyi herkes kolay kolay reddetmez.
Ombudsmanlık sistemi aslında uzmanlık bilgisi ve inceleme-araştırma deneyimi olan bir iştir. Konu hakkında bilgi edinmek için bir araştırma yaptım. Bu konuyu en özlü şekilde inceleyen çok güzel bir kitap buldum. Söz konusu kitap Dr. Recep Sanal tarafından yazılmış ve 2002 yılında TODAİE tarafından bastırılmış. Kitabın adı “Türkiye’de Yönetsel Denetim ve Devlet Denetleme Kurulu”.
Ay sonuna kadar başdenetçilik veya denetçilik için başvuracakların bu kitabı öncelikle okumalarını öneririm. Çünkü yapılacak işin ne kadar zahmetli olduğunu daha iyi anlayacaklardır. Sıfırdan bir kurum oluşturmak her babayiğidin harcı değildir. Daha başlangıçta etik ve idari açılardan zayıf temeller üzerine kurulan bir kurumdan ülkeye ve millete bir hayır gelmez.
Bu arada, TBMM Başkanı ile Karma Komisyon üyelerinin kendi görev, yetki ve sorumluluklarına sahip çıkmalarını, aday adayları arasından seçecekleri kişilerin işin ehli olmaları için azami özeni göstermelerini de dileyelim. Kimse, kul hakkını umursamayan icraatlara alet olmamalı, kul hakkı yedirmemeleri gerekir. Çünkü yukarıda Allah var. Günü geldiğinde bunun hesabını başta bu işin sorumlusu olan kendilerinden sorar.
Suruç, Ceylanpınar gibi ilçelerde kul hakkı yenilerek işe yerleştirmelerinin iptalinin gündemde olduğu şu günlerde, denetçi ve başdenetçi olabilmenin koşulu partililik olmamalı.
Şimdiden bunun sulandırıldığı, sadece formalitelerin yerine getirileceği anlaşılıyor. Çünkü, kimin başdenetçi olacağının, kimlere öneri götürüldüğünün şimdiden belli olduğu belirtiliyor. Önce, emekli bir orgenerale bu öneri götürüldü. Kabul etmedi. Eski milletvekili Mehmet Elkatmış’a öneri götürüldü, Elkatmış da buna sıcak bakmadığını bildirdi. Eğer bu iddialar doğruysa her iki şahsı da kutlamak gerekir. Çünkü böyle bir öneriyi herkes kolay kolay reddetmez.
Ombudsmanlık sistemi aslında uzmanlık bilgisi ve inceleme-araştırma deneyimi olan bir iştir. Konu hakkında bilgi edinmek için bir araştırma yaptım. Bu konuyu en özlü şekilde inceleyen çok güzel bir kitap buldum. Söz konusu kitap Dr. Recep Sanal tarafından yazılmış ve 2002 yılında TODAİE tarafından bastırılmış. Kitabın adı “Türkiye’de Yönetsel Denetim ve Devlet Denetleme Kurulu”.
Ay sonuna kadar başdenetçilik veya denetçilik için başvuracakların bu kitabı öncelikle okumalarını öneririm. Çünkü yapılacak işin ne kadar zahmetli olduğunu daha iyi anlayacaklardır. Sıfırdan bir kurum oluşturmak her babayiğidin harcı değildir. Daha başlangıçta etik ve idari açılardan zayıf temeller üzerine kurulan bir kurumdan ülkeye ve millete bir hayır gelmez.
Bu arada, TBMM Başkanı ile Karma Komisyon üyelerinin kendi görev, yetki ve sorumluluklarına sahip çıkmalarını, aday adayları arasından seçecekleri kişilerin işin ehli olmaları için azami özeni göstermelerini de dileyelim. Kimse, kul hakkını umursamayan icraatlara alet olmamalı, kul hakkı yedirmemeleri gerekir. Çünkü yukarıda Allah var. Günü geldiğinde bunun hesabını başta bu işin sorumlusu olan kendilerinden sorar.
Suruç, Ceylanpınar gibi ilçelerde kul hakkı yenilerek işe yerleştirmelerinin iptalinin gündemde olduğu şu günlerde, denetçi ve başdenetçi olabilmenin koşulu partililik olmamalı.
