Almanya'da cami yapılsın diye gurbetçiden toplanan parayı çalmışlar

Almanya’da, ne hikmetse, dini kuruluşlar etrafında ilginç olaylar oluyor. AKP-RTE İktidarının Almanya kökenli Deniz Feneri soygununun üstünü örtü örtüverdiği olay ve dava dururken, bir de giden yıl camide hırsızlık olayı olmuş.

ALMANYA’DA CAMİ YAPILSIN DİYE GURBETÇİDEN TOPLANAN PARALARI ÇALMIŞLAR



Almanya’da, ne hikmetse, dini kuruluşlar etrafında ilginç olaylar oluyor.

AKP-RTE İktidarının Almanya kökenli Deniz Feneri soygununun üstünü örtü örtüverdiği olay ve dava dururken, bir de giden yıl camide hırsızlık olayı olmuş. Olmuş diyoruz, çünkü ilk kez CHP Konya Milletvekili Atilla Kart’in önerisinden öğrendik. AKP-RTE İktidarı, Atilla Kartın soru önergesine yanıt vermediğine göre, bu olayda da sus pus nedense. Bu öneriden öğrendiğimize göre, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nin (DİTİB) Almanya-Köln'deki Merkez Camisinde yaşanan soygunla ilgili olarak birliğin Köln’deki merkez binasından gurbetçi işçilerden toplanan bir sürü altın, Dolar, Auro paralar çalınmış mı, götürülmüş mü ne? Neyin nesidir merak ediyoruz doğrusu.Olayı Atilla Kart’ın şu önerisinden öğrendik.

“TBMM Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sn.Bekir Bozdağ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygıyla talep ederim.

Atilla Kart CHP Konya Milletvekili



Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) Almanya-Köln’deki merkez binasında 3 Ağustos 2010 tarihinde gece yarısı soygun meydana gelmiş, kasalarda bulunan cami yapımına yönelik bağış tutarı olan 634 gram altın ile, 28.449,19 Auro ve 2450 USD Doların çalındığı bilinmektedir.

Bu olay, Tarafımızdan 23. Yasama Döneminde soru önergesi yoluyla tahkik edilmiş, maalesef olayın failleri hakkında tatminkar bir sonuç ortaya çıkmadığı gibi, bu soygun olayında ihmal ve iştiraki bulunan görevliler yönünden de ciddi bir soruşturmanın yapılmadığı ortaya çıkmıştır.

Bu soygun olayı belirsizliğini korurken, bu kez 2011 yılında yine aynı Merkez’de ve Ramazan Bayramı’nda yeni bir soygun olayının gerçekleştiği ortaya çıkmıştır. Bu ikinci olayda faillerin, 290 kg.lık kasayı içindekilerle birlikte götürdükleri ortaya çıkmıştır. Soyguna konu olan miktar bilinmemektedir.

Diyanet İşleri Merkezi’nde 1 yıl arayla benzeri nitelikte soygunun vuku bulması, soygunu yapan faillerin ortaya çıkarılmamış olması, soygunda ihmal ve iştiraki olan Birlik Yetkilileri hakkında Diyanet tarafından ciddi ve etkin bir soruşturmanın yapılmamış olması karşısında; kaçınılmaz olarak Birlik bünyesinde yapılan görevlendirmeler hakkında soru işaretleri doğmuştur. Hükümet’in görevlendirme yaptığı bu kişileri himaye ettiği yönünde kuşkular doğmaktadır.

Bu durum bağış yapan yurttaşlarımızı tereddüde sevk ettiği gibi, mütedeyyin yurttaşlarımızı istismar eden suiniyetli örgüt ve odakların, DİTİB’i de dolaylı olarak etkiledikleri ve Hükümet’in de bu yapıyı himaye ettiği yönünde kuşkular yaratmaktadır. Ya da bir âcz ve keyfilik durumu söz konusudur.

Buna göre:

(1) DİTİB Merkezinde meydana gelen soygunla ilgili olarak ortaya çıkan gerçekler nedir?

Alman mercilerinin yürüttüğü soruşturma hangi aşamadadır?

Alman mercilerine adli soruşturmanın yapılması için ivedi olarak bilgi verilmiş ve ihbar yapılmış mıdır?

Olayda ihmali veya suiistimali bulunduğu anlaşılan DİTİB görevlileri hakkında da idari ve adli süreç başlatılmış mıdır?

Başlatılmadıysa bundan böyle başlatılacak mıdır?



(2) Yine DİTİB Merkezinde 3 Ağustos 2010 tarihinde gerçekleştirildiği bilinen soygunla ilgili idari ve adli soruşturmanın akıbeti nedir?

Bu süreçte ihmal ya da suistimali olduğu yönünde bulgular bulunan DİTİB görevlileri , Hükümet tarafından neden himaye edilmektedir?”


Anafor