Mahkeme Başkanı “Adil Yargılama” İstiyor!..

Balyoz davasında şu görüşleri (özetleyerek) birlikte okuyalım:

“Tutukluluk halinin devamı gerekçelerinde delillerin henüz toplanamamış olması gösterildi.

Hangi deliller toplanacaktı? Duruşmaların yapıldığı günden beri 30′dan fazla duruşma yapılmış,dosyadaki mevcut delillerin dışında sanıkların sübutuna ilişkin delil toplanması yönünde bir ara karar verilmemiştir.

Sanıklara isnat edilen eylem, 05-07 Mart 2003′te yapılan planların görüşüldüğü 162 kişinin katıldığı 1. Ordu’daki toplantıdır.

Bu aşamada plan doğrultusunda darbe yapıp iktidarı ele geçirselerdi eylem tamamlanmış olacaktı. Ya da iktidarı ele geçirselerdi eylem tamamlanmış olacaktı. Ya da iktidarı ele geçirmek için kışladan çıksa, ancak halk veya ihtilal yapmak istemeyen diğer devlet organları önlese o zaman darbeye teşebbüsten söz edilebilirdi.

Sanıkların böyle bir fiili olmamıştır.”

***

“Bu listedeki ihtilal yapacak kişiler ve görevlendirilecek kişilerin bir bir kısmı emekli olmuş, bir kısmı başka yerlere tayin olmuş ve bir kısmı ölmüştür. O zaman ne yapılması gerekir?..

Bu iradelerini devam ettirmek isteyen kişiler, planlardaki boşlukların yerine yeni görev yapacak kişileri yeniden belirleyecekler, sürekli güncelleyeceklerdi.

Bu yapıldığı takdirde belki teşebbüsten söz edilebilirdi.

Bu durumda siz, 2003 yılında bu iradelerinden vazgeçen sanıkları, halen iradelerinin devam ettiği düşüncesiyle atılı suçtan cezalandırabilecek misiniz?

Yani ihtilal iradesinin devam ettiği, ancak, bu irade devam ederken sanıkların yakalandığını söyleyebilirseniz o zaman Anayasa’yı ihlale teşebbüs olarak değerlendirilmesi söz konusudur.”

***

Bunları söyleyen ya da bu satırları yazan sanıklar veya avukatları değil!..

Ya kim?..

“Balyoz” davasının görüldüğü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye taleplerini reddetmesi üzerine, bir üst mahkeme olarak sanık avukatlarının itirazını inceleyen 11′nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Şeref Akçay!..

11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iki üyesi Mehkmet Ekinci ile Birol Bilen‘in oylarıyla (oy çoğunluğuyla) itiraza ret kararı verilirken, karara muhalif kalan Başkan Şeref Akçay bunları muhalefet şerhine yazıyor ve şu notu da ekliyor:

“Ben sanıklar askerdir, onlar hakkında bir şey yapılmasın, yargılanmasın demiyorum. Yargılansın, suç işleyen varsa ceza alsın. Ama adil yargılansın.”

Vicdanı olan herkes böyle düşünmüyor mu?..

Bir de şu var:

Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Şeref Akçay, bir süre sonra Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla acaba bir Anadolu iline düz yargıç olarak gönderilir mi?.. (Başkan Şeref Akçay, bizim düşündüğümüz ihtimali düşünmüş olmalı ki, dün akşam itibariyle emekliliğini istedi.)

Mehmet Türker
SÖZCÜ