Hakan Sönmez:"Onurlu 24 Şehit, Uyuyan 74 Milyon…"

Bu ülkenin bir Mit’i, Sayın Başbakan’ı temsilen 24 askerimizi şehit, 22 askerimizi yaralayan şerefsiz PKK ile aynı masaya oturuyor ve pazarlık yapıyorsa ve maalesef ki bu halk buna sessiz kalıyorsa; bu ülke “bitmiş” demektir.
Eğer Mit’in bu görüşme ile ilgili bilgileri basına sızmış olmasaydı, hem Mit hem de AKP Hükümeti, PKK ve BDP’ye istediğini mutlaka verecekti.
Çünkü masaya oturmak demek, anlaşmanın sağlanması demektir. Ancak, anlaşma yapılamadı. Çünkü bu şerefsizlik ortaya çıktı. Ve birilerinin çocuklarımızı şehit eden şerefsizlerle aynı masaya oturarak çocuklarımızın kanı üzerinden alçakça, şerefsizce pazarlık yapmalarından son anda kurtulsak da; Bu masaya oturan birilerinin hala kendilerini şerefli olarak göstermeye çalışmasına da bir anlam veremiyorum.
***
Kendi içinde dirliği ve huzuru sağlayamayan, kendi milletinin evlatlarını dahi koruyamayan ve kalkıp Mısır ve Suriye’nin iç meselelerine el atar gibi Esad’a karşı tehditvari konuşan bu adama alkış tutarak, bu adamı “Kahraman” gibi gören halk; aynı gün meydana gelen çatışmalar da şehit olan askerimizi görmezden gelmiştir.
Aslında, yüzde 50’nin peşinde olduğu şey Sayın Başbakan’ın “One Minute” siydi.
Şimdi ne olacak biliyor musunuz?
Hani 12 Haziran öncesine kadar halkın dibinden ayrılmayan halkla acımız bir diyen, ancak 12 Haziran sonrası halkı bir anda unutuveren, halkı zamlarla ezmeye çalışırken sadece kendi ceplerini kabartmaya çalışan 550 tane vurdumduymaz, çıkacak tv ekranlarına, mikrofona ağzını yaklaştırıp, “makyajım bozulmuş mu” diye spikere sorup, sonra en can alıcı bakışını gözlerine takıp, bakacak ekranlardan hepimize ve “Acımız büyük. Üzgünüz. Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak.” diyecek.
Aslında onların bunu söylemeye asla hakkı yok.

Çünkü onlar bu acıyı bilemezler.
Çünkü onların erkek çocukları kız gibi yetiştirilmiş. Doğu da askerlik yapmaya elverişli değildir.
Çünkü onlar Vekil babalarının, Bakan babalarının, Başbakan babalarının,
Cumhurbaşkanı babalarının göz bebeğidirler.

Nasıl olsa Manav Mustafa’nın, Taksici Ali’nin, Bakkal Kemal’in, Ayşe Teyze’nin çocukları, her zaman bu vatan için ölmeye hazırdı.
Dün olduğu gibi bugün de öne atılan, vatanı için ölen, vatanını seven çocuklar Mustafa’nın, Ali’nin, Kemal’in ve Ayşe’nin çocuklarıydı.
Neyse ki Mustafa’nın ve Kemal’in, Ayşe’nin, Ali’nin çocukları varmış bu ülkede. Yoksa 550 tane yüreksiz vekilin eline kalsaydık o sınır yolgeçen hanına döner; Bu ülkede çoktan talan edilirdi.
***
Artık masal dinlemek istemiyoruz.
Bu ülkenin kimlerin idaresinde olduğunu ve kimlerden talimat ile yönetildiğini çok iyi biliyoruz.
Kendini “adam” diye bilenlerin, “adam” olduğunu göstermesi için, öncelikle PKK ile aynı masaya oturduğunu ve kendilerine “bizler şerefsiziz” demesi gerekir.
***
Ramazan dolayısıyla Genelkurmay’ın kapalı olduğunu ve askerimize “Aman dikkat edin ve Şehit olmayın” diyen bir Başbakan’ın, Kurban Bayramı’na 16 gün kala, 26 şehidimiz için de bir bahanesi bulması sürpriz olmayacaktır.
Bulacaktır da…
Aslında olacak şey belli, Sayın Başbakan yine konuşma yapacak yüzde 50 oturduğu yerden ağlayacak ve sonrada alkışlayacak.

***
AKP Hükümeti’nin emir kulu haline gelen Genelkurmay Başkanı Sayın Necdet Özel ve Sayın Başbakan’ın, onurlu Japon devlet adamları gibi intihar etmesi en mantıklı yol olurdu. Hadi yaptığı yanlışları gururuna yediremeyip intihar eden onurlu Japon devlet adamlarını örnek almayı boş verelim de, hiç değilse o koltuktan inmeyi becerseler bize o bile yetecektir. Neyse ki bizimkiler Japon devlet adamlarını örnek almıyorlar, Yoksa bizim meclis kan gölüne dönerdi.
***
Artan terör olayları AKP Hükümeti’ni ve Sayın Başbakan’ın boyunu çoktan aşmıştır.
AKP Hükümeti’nin politikadaki güven vermeyen aptalca planları, açılım salaklıklarının ülkemizi getirdiği durum ortadadır.
Bu ülkenin en büyük tehlikesi terör değildir.
Bu ülkenin en büyük tehlikesi, terörü teori ve açılımlarla, terör elebaşlarını var sayıp, onlarla masa başında, milletin çatısı altında çözmeye çalışan zihniyet tehlikelidir.
Saygılarımla


Hakan SÖNMEZ
İlk Kurşun