Atatürk'e bir ayıp daha

Yine Ankara... Yine sahipsizlikten dökülen bir Atatürk heykeli

Türkiye'nin laik, çağdaş yapısı Milli Eğitim Bakanlığı eliyle değiştiriliyor. Yaptığı bir konuşmada,"Cumhuriyetin temel değerlerinin yerlerini daha İslâmcı bir yapıya bırakması zamanı gelmiştir. Yeni Türkiye-Ilımlı İslam Cumhuriyetine dönüşmüş durumdadır" diyen eğitimin teslim edildiği Bakan Dinçer, dediğini hızla yapıyor. İşe, Cumhuriyetin kurucusunu insanların kafasından silmekle başlayan bu Bakan, adım adım da yol alıyor. Sinsi sinsi.

Türk halkını dincileştirme-ortadoğulaştırma projesi hızla yol alıyor. 2011-2012 öğretim yılına girerken, MEB'in görev tanımındaki "Atatürk inkılap ve ilkeleri ile cumhuriyetin temel niteliklerine bağlı öğrenci yetiştirme" ifadesi kaldırıldı, bunun yerine, "öğrencileri, bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştirme, insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve beceriyle donatmak" amacı getirildi.

Şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı'nın önündeki "Başöğretmen Atatürk Anıtı" yıkılmaya terk edildi. MEB'in Kızılay Güven Park yanındaki yerleşkesinin Atatürk Bulvarı'na bakan bahçesini, bitişiğindeki metro inşaatı alanından ayıran dikenli teller, Başöğretmen Atatürk Anıtı'nı inşaat sahası içerisine terk etmiş durumda. Anıt, bakımsızlıktan yıkılmak üzere zaten... İnşaat sahasındaki şantiye görevlisine, "Atatürk anıtını yıkacak mısınız?" diye sorduğumuzda, "Zaten yıkılmak üzere görmüyor musunuz?" dedi yüzünde acı bir gülümseme ile...

Atatürk, gerçek bir demokrasinin, ancak eğitimli bir halkla yaşatılabileceğini biliyordu ve bu nedenle "En önemli ve verimli vazifemiz milli eğitim işleridir" diyerek eğitime çok büyük önem verdi. O'nun şu sözlerinin anlamını bugün çok daha iyi kavrıyoruz: "Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran kültür ordusu. Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muhabere meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna bağlıdır."

Atatürk'ün asker ordusunu savaşmadan esir alan güçler, irfan ordusunu da dağıtıp yok etmek üzereler. Atatürk'ün adını MEB Teşkilat Yasası'ndan sildikleri gibi, Başöğretmen Atatürk Anıtını da Bakanlık bahçesinden dışlamış durumdalar. Ve yine kimsenin umurunda değil...

Bakımlı günlerinde böyleydi




İlk Kurşun / Dicle Eroğul