Dön Hocaefendi dön!




Türkçe Olimpiyatları’nın kapanışında konuşan Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen’e “ülkene dön artık” diye çağrı yaptı.
Bülent Arınç da “Türkiye’nin çok farkı bir ülke haline geldiğini, ülkeye demokrasi ve özgürlüklerin yerleştiğini, Fethullah Gülen’in ülkeye dönmesinde yasal bir engelin bulunmadığını” söylüyordu.
Cezaevlerini dolduran ve hemen hepsi muhalif olan binlerce subay, akademisyen, gazeteciyi görmezsek, yasadışı telefon dinlemelerinin, kasetlerin çarşaf çarşaf yayınlanmasını duymazsak, hükümeti eleştirdikleri için işlerinden atılan gazetecileri saymazsak, hükümet yanlısı hırsızları fenerleriyle birlikte aklayan yargımızı bilmezsek ülkeye “demokrasi ve özgürlük” geldiğine ha inandık ha inanacağız.
Gerçi, Fethullah Gülen ve yandaşları için ülkede namütenahi bir özgürlük olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Özgülüklere sahip olmayanlar “öbür taraf.”
Pensilvanya’dan fetva buyurarak, Mavi Marmara yolcularına “İsrail’in otoritesine neden karşı geliyorsunuz” diye çıkışan hocaefendinin ülkesine dönmesinde sonsuz yarar var!
Bu devlet bu millet onu bekliyor!
İllegal yollardan dinlenen telefonları en ince ayrıntısına kadar yayınlayan, gizli kamera kayıtlarını zevkle servise koyan yeni dönem gazeteciler, aşkla onu bekliyor.
AKP içine çöreklenerek KPSS’deki tarihi hırsızlığı gizleyen siyasetçiler onu bekliyor.
Devletin birçok mekanizmasını özgürlük gelecek adı altında tarumar eden yeni dönemin derin bürokratları onu bekliyor.
Ama anlamadığımız bir şey var.
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması süreci ile başlayan ve “cemaat operasyonu” olarak adlandırılan olaylar silsilesinden sonra son derece gergin olan hatta cemaate karşı bir operasyon hazırlığında olduğu söylenen Başbakan neden “dön ey hocam, seni çok özledik!” diye yalvarıyor?
Fethullah Hoca dönmesine dönsün de Başbakan’ın bu aşkı neden?
Dize mi geldi, yoksa artçı deprem dalgası mı bunlar?
Ankara’da cemaatçi medyanın elinde AKP’lilere ait ses ve görüntülerin olduğu konuşulurken ve tam da bu esnada yasadışı ses ve görüntülerin yayınlanmasına ağır cezalar getirilmesi gündemde iken AKP’den yükselen bu “dön ey hocam, dön!” nidalarını sebebi hikmeti nedir?
Bu ülkede Fethullah Hoca’ya “dön artık” diyecek en son isim haline gelen Başbakan bu çağrıyı yapıyorsa bu olayda bir gariplik var demektir, ama ben anlamadım.