Hasan Pulur yazdı:"Yazarlık"

Erzurumlu Pertev Paşa bir ara fizik ve kimyaya merak sarmış… Etrafındakilerden biri “Aman paşam!” demiş “Öğrensen ne olur, öğrenmesen ne olur?”
Pertev Paşa anlatmaya çalışmış:
“Bak Mehmet Efendi bunlar faydalı şeylerdir. İnsan bilmediği şeyi öğrenir. Mesela sen, su nasıl akar, ateş nasıl yakar bilir misin?”
Cahille baş edilir mi?
“Ama paşam bunda öğrenecek ne var, su akar, ateş yakar!”
* * *
Geçen gün Yemen’den söz etmiştik, bir Yemen uğruna Anadolu insanının nasıl telef edildiğini anlatmaya çalışmıştık. Bir okurumuz Yemen’le ilgili dolaylı bir bilgi gönderdi.
Milli mücadelenin bitiminden sonra Cumhuriyet kurulunca ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk yurt gezilerine çok çıkar.
Mersin’deki binalar Atatürk’ün dikkatini çeker.
“Bu kimin?”
Azınlıktan birinindir.
Ya şu?
O da öyle!
Atatürk kime sorsa aynı cevabı alınca der ki:
“Onlar bunları yaparken siz neredeydiniz?”
Belediye başkanı cevap vermeye hazırlanırken, kalabalığın arasından biri öne çıkar:
“Yemen’de askerlik yapıyorduk paşam!”
* * *
“Adalı Avni” lakabıyla anılan Avni Yağız, arkadaşlarıyla bir taksiye binecekmiş, ama kapıyı bir türlü açamamışlar Avni Bey gülmüş:
“Milletvekili ağzı mısın be mübarek, açılmıyorsun?”
* * *
Ahmet Vefik Paşa, Paris’teyken 3. Napolyon’la karşılaşır, Napolyon’un Osmanlı İmparatorluğu ile arası iyi değildir, Ahmet Vefik Paşa’ya laf dokundurur:
“İmparatorluğunuz çatırdıyor!”
Ahmet Vefik Paşa cevap verir:
“Bizim memleketimiz size çok uzaktır, uzaktan gelen sesler sizi yanıltmış olabilir. Oysa ben Paris’teyim ve Fransız İmparatorluğu’nun çatırdadığını çok iyi duymaktayım!..”
* * *
Ahmet Vefik Paşa, Bursa Valisi iken, yolları caddeleri genişletiyor, engelleri kaldırıyormuş… Bir yolu açmak için “Yürüyen dede” türbesini yıkmak gerekiyormuş…
Ahmet Vefik Paşa türbenin yanına gelmiş:
“Yürü, ya dede!”
Ses çıkmayınca, bastonuyla duvara dokunmuş:
“Dede herhalde yürümüştür, baksanıza hiç sesi çıkmıyor!..”
Yürüyün!
* * *
Zaptiye nazırından bir haber gelmiş:
“Rumlar ayaklandı, asker gönderin!”
Ahmet Vefik Paşa arabasına atlar gider, Tatavla’da (Kurtuluş) arabadan inmiş, elindeki bastonla bir ikisine vurunca çil yavrusu gibi dağılmışlar.
Ahmet Vefik Paşa zaptiye nazırını çağırtmış:
“Ben adamın iki gözünü oyarım!”
* * *
Sakın heveslenmeyin, ibret almaya kalkmayın, devir o devir değil, Ahmet Vefik Paşa gibileri de yok!

Hasan Pulur
Milliyet