Bu kafayla bir halt olmaz!..



Tayyip Bey Brezilya’dan mesaj gönderiyor:

“PKK’nın çok yaklaşılan toplumsal barış sürecini etkilemesi kesinlikle engellenecek.” Hazret devam ediyor: “Er veya geç bu işi başaracağız. Terör örgütü silahlarını bırakmalıdır. Artık başka ülkeye mi giderler bilmiyorum. Terörle kahramanca mücadele ederken demokratik standardı da ileri götürmeye devam edeceğiz.” Ne anladınız bu laflardan?.. Hangi mücadele, hangi demokrasi?!.

Tayyip Bey toplumsal barıştan söz ediyor… “Toplumsal barış” dediği terörle yapılan dayatmalara verilen tavizler…

Yoksa toplumlar arası bir savaş var da biz mi bilmiyoruz?..

Yani Türklerle Kürtler bir iç savaş halinde mi?.. “Er veya geç” diyor… 10 yıldır iktidarda, “er” olmadığına göre “geç” ne zaman?.. Bir 10 yıl daha mı?.. “Terörle kahramanca mücadele ederken” diyor, olan aslan gibi vatan evlatlarına oluyor!..

Duyan da elinde silah, dağlarda Tayyip Bey çarpışıyor zanneder!..

Tayyip Bey terör örgütünün silah bırakmasını istiyor… Onlar da hazır bekliyorlardı!.. 8 şehit verdiğimiz gün PKK’nın silah bırakmasını istemesine kargalar bile güler…

Ayrıca, “Başka bir ülkeye mi giderler bilmiyorum” diyor…

Sanki PKK köşeye sıkıştırılmış, hareket kabiliyetini kaybetmiş, teslim bayrağını çekmiş Tayyip Bey‘in konuşmasını bekliyorlardı…

Brezilya’dan verdiği mesaj günün gerçeklerine tamamen aykırı, birbiriyle çelişen laf kalabalığı!..

Onun muavini Başbakan Vekili Bülent‘in yaptığı açıklamalar ise evlere şenlik: “Hem sayıca fazlalardı, hem silahları vardı.” Keşke üç beş kişi silahsız turistik baskın yapsaydı, ne güzel olurdu!.. En çarpıcı cümlesi de şu: “Her iş kontrol altında.” 8 şehit vermişiz, 18 Mehmetçik yaralı, iş kontrol altındaymış…

Kontrol altında olmasaydı acaba ne olurdu?..

Sevgili okurlar, bundan önceki komutanlar görevdeyken iktidar mensuplarının buna benzer olaylar karşısında neler dediğini, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni nasıl aşağılamaya, yıpratmaya çalıştıklarını, medyadaki yalakalarının neler yazdığını biliyorsunuz!..

Bir baskın olduğunda, şehitler verdiğimizde ağızlarına geleni söylerler, Genelkurmay’ı suçlarlar, “Bu ihmalin hesabı sorulsun, sorumlular hesap versin, gittiği yere kadar gitsin” diye ortalığı birbirine katarlar her türlü cazgırlığı yaparlardı… Ama şimdi dillerini yuttular!.. Örneğin 40 kaçakçıyı tespit eden insansız hava araçlarının 300 teröristi neden tespit edemediğini soran yok!.. Hatta Bülent Arınç ne diyor? “Sayıca fazlalardı, silahları vardı.” Eh o zaman yapacak bir şey yok, başa gelen çekilir!..

Keşke silahsız gelselerdi de oturup sohbet etselerdi!..

Bu kafayla terörle mücadele edileceğini, terörün bitirileceğini hâlâ düşünenler varsa, ahmaklıklarına doymasınlar!..

Ayranı yok içmeye…

NEYSE iftihar edeceğimiz olaylar da var!.. Türkiye, ekonomik kriz içinde olan Üspanya ve Yunanistan‘ı kurtarmak için para veriyor!..

IMF’nin ortak havuzuna 5 milyar dolar bağışta bulunacak!..

Sultanahmet’te dilenir, Yeni Cami’de sadaka verir hesabı!.. AKP iktidarının eli açık… Attırıveriyor 5 milyar doları!.. Memura sadaka gibi 4+4 zam veriyor, hak arayan THY çalışanları kapı dışarı ediyor…

Ülkenin üçte ikisi açlık ve yoksulluk sınırında ama bizim iktidarın fiyakasına diyecek yok!..

Somali’ye yardım, Açe’ye yardım… Türkiye bu iktidar sayesinde şu duruma geldi:

Ayranı yok içmeye tahtırevanla gider bilmem nereye!..

Sen önce kendi halkına biraz refah sağla da Üspanya ile Yunanistan’ı sonra düşünürsün!.. Para bol geldi, bağışlıyorlar!.. Tayyip Bey zirveye katılan ülkelere Türkiye’deki ekonominin ne kadar tıkırında olduğunu anlatmış, bu başarı için ip uçları vermiş!.. Allah aklımızı korusun!..



Mehmet Türker
Sözcü