Ver kurtul da olmadı!



Türkler verebileceklerini verdiler. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın MİT Başkanı’nı görevlendirmesiyle Oslo’da eli silahlı PKK ile görüşme masasına bile oturdular. Kürtçenin seçmeli ders yapılmasını ve ana dil muamelesi görmesini kabul ettiler. Adada hücre hapsindeki Abdullah Öcalan’ın evci çıkması için yeşil ışık yaktılar. Yeşil ışığı iktidarın güçlü adamı Bakan Bülent Arınç yaktı. Kürtçülük davasında sözünün üstüne söz söyleyecek bir tek kişinin bile çıkamayacağı Abdullah Öcalan evci hapis hale getirilince: önderin evci evinde “MİT mensupları- PKK’nın Kandil temsilcileri- Oslocular-Yeni Haritacılar-CİA görevlileri” hepsi bir araya gelip “barış zirvesi” toplayacaklardı. Türkiye buraya kadar gelmişti.
Türkiye daha ne yapsın!
Ne kaldı ki, onu versin?
Doğu ve Güneydoğu’yu PKK’ya vererek “barış” yapmaya kalksa; Kandil’deki şahinlerle atmacaların “İstanbul’u da isteriz” demeyeceklerinin bir garantisi yok. Bu son gelinen noktayı; istihbarat örgütleriyle hiçbir bağlantısı olmayan benim gibi sıradan bir gazete yazarı görüyor da koca ABD görmüyor mu?
Türkiye’nin dostu diyorlar.
Savaşması için silah veriyor.
İstihbarat veriyor.
ABD dost gibi davranıyor.


Xxx

ABD gerçekten Türkiye’nin dostu ve Başkan Obama da gerçekten Başbakan Erdoğan’ın kankası ise “Türk Ordusu’nun Kandil dağını dünya haritasından silmesine” izin verir, destek sunar, yardımcı olur. Türk Ordusu’nun “Kandil’i alıp Türkiye’nin toprağı yapmasına” Dünya’dan çatlak sesler çıkmasına karşı durur. ABD gerçekten Türkiye’nin dostu olsa Türk Genel Kurmay Başkanı’nın 8 şehit erin cenaze töreninde ağlayan fotoğraf çektirir durumuna düşmesine izin vermez.
Ver kurtul olmadı.
Tek yol bıraktılar.
Kandil’i kurutmak.
Kandil’i ülke toprağı yapmak.
Yeni terane buldular.
Terane nedir?
Sözlüğe bakın yazıyor: Çok tekrarlandığı için usanç verici bir durumu anlatan söze biz “terane” diyoruz. Halk, “bu teraneyi çok işittik” diye usanç duyduğunu anlatır.
Eski terane şuydu.
Derin TC var.
Derin TC, Meclis’i, Genel Kurmay’ı, İktidarı elinde tutuyor. Barış istemiyor.
Yeni terane bulundu.
Derin TC barışa yanaşıyor.
Derin PKK var.
Derin PKK, barışı bombalıyor.
Derin PKK, her seferinde “barışa bomba” atıyor. Kürtçülük davasında sözünün üstüne söz söyleyecek bir tek kişinin bile çıkamayacağı Abdullah Öcalan, “ben devletle anlaştım” demesinin üzerinden 1 hafta geçmeden Silvan da saldırı yapıyor. Bu sefer de Abdullah Öcalan evci çıkacakken; Dağlarca’da karakol basıp 8 Türk askerini şehit ediyor.

Xxx

Teraneciler var.
Kızlı, erkekli. İçlerinde gazeteciler, Kandil’e gidip dönücüler, Kandil’den postalanan mektupları yayınlayıcılar, Kandil’den ellerine verilen PKK propaganda fotoğraflarını getirip gazetelerinde yayınlayanlar, Açılım başlatınca Erdoğan’cı ve AKP’ci kesilen, açılım kapanınca Erdoğan’a sövüp sayan hep bu teraneciler.
Eskiden derin TC diyorlardı.
Şimdi derin PKK diyorlar.
Yeni terane: derin PKK, Abdullah Öcalan’ı da dinlemiyor, Karayılan’ı da kof buluyor. Derin PKK’yı atmacalar ve şahinler yönetiyor. Teraneciler şimdi bu yeni teraneyi yazıyorlar.

(uyan borusu)

Diri diri
mahkum yaktı!

Hapishanelerde yangını isyancı mahkumlar çıkartılar. Çıkardıkları yangında kendileri yandı. Bazı vatandaş böyle düşünebilir. Ancak hapishanelerden sorumlu bakan böyle düşünemez. Adalet bakanı, diri diri mahkum yakar duruma düşütü. İstifa etmem hapishaneleri düzeltecekse ederim diye durumunu kurtarmaya çalışıyor. Türkiye polis ve hapishane devleti oldu. Polis sayısı ikiye katlandı, 75 kişilik hapishanelerde 200 kişi yatar oldu.



Necati Doğru
Sözcü