Hacıbektaş'a ayrıcalık şart



Hacıbektaş İlçesi; Ortaanadolu'nun küçük şehirlerinden birisi. Lakin tarihi Hacı Bektaş Veli ile yaşıttır.
13. Yüzyıl'da Suluca Karahöyük diye bilindiği; Menakıpname'de anlatılıyor.
Selçuklu Türklerinin Anadolu'ya adım adım egemen olduğu dönemde; Türk ve İslam düşüncesini uçlara taşıyan Gaziyan-ı Rum içindeki erenlerden birisi olarak ün kazanıyor Hacı Bektaş Veli.
Hünkar Hacı Bektaş Veli, 1271 yılında Hakk'a yürüdüğünde artık Kırşehir bölgesinde önemli bir kültür merkezi haline gelmiştir Suluca Karahöyük.
Hacı Bektaş Veli'nin o dönemdeki dostlarından birisi de Ahi Evren idi. Ahi Evren de Anadolu'da oluşan Türk esnaf teşkilatının piri idi. Bu iki eren sık sık buluşurlar; konuşurlar; dünya işlerini de sorgularlar idi.
Bir sohbetlerinde; sudaki kurbağalar o kadar çok vıraklamışlar ki erenler birbirlerini duyamaz hale gelmişler. İşte bu anda Pir Hacı Bektaş; kurbağalara dönüp demiş ki:
-Ey kurbağacıklar ya siz söyleşin biz susalım; ya biz söyleşelim; siz susun.
Kurbağalar hemen susmuşlar.

BALKANLARI O FETHETTİ
Bugün Türkiye; yeniden Osmanlı İmparatorluğu'nun rolüne soyunmaya çabalıyor. Hiç değilse; eski topraklarda yer yer etkinlik gösterme girişimleri var. Bu alanlardan birisi de Balkanlar.
Balkanları siz Osmanlı ordularının ele geçirdiğini bilirsiniz.
Bilirsiniz de Irak'ı da 2003'te ABD ele geçirmişti ama 10 yıl dolmadan çekilip gitmek zorunda kaldı.
Peki Osmanlı, balkanlarda nasıl yüzyıllarca kalabildi?
Hacı Bektaş gibi başka ulu erenlerin yürüttüğü manevi fetihler sayesinde...
Bu fetih; Balkan dünyasının içine İslam dinini bir barış, dayanışma ve adalet dini biçiminde sokmakla kalıcı hale getirildi.
Bunun adı Bektaşilik idi.
Bektaşilik de Anadolu Aleviliğinin özel adlarından birisi oldu.

YA YENİÇERİLER?
Ayrıca 500 sene boyunca Osmanlı'yı başarıdan başarıya götüren Yeniçeri ordusu da inanışta Bektaşi sayılıyordu. Her sabah İstanbul/Aksaray Meydanı'nda (Et Meydanı) Yeniçeri ortaları Hacı Bektaş Veli'yi pir bildikleri gülbangı okurlardı.
'Allah, Allah, illallah
Baş üryan sine büryan
Bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran
Kulluğumuz padişaha ayan
Üçler, yediler, kırklar
Gülbeng-i Muhammedi
Nur-ı Nebi
Kerem-i Ali
Pirimiz, sultanımız
Hünkar Hacı Bektaş Veli
Demire devranına hu diyelim, huuuu!'
Yeniçeriler, Bektaşi terbiyesi ile yetiştiriliyorlardı. Yeniçeri ortalarının tekke dediği odada bir Hacı Bektaş Çelebisi dede olarak bulunurdu. Bu dede; savaşa çıkan ordu ile birlikte sefere katılır; askere dualar okurdu.
Kısacası bugün Ege Adalarından tutun da Arnavutluk'a kadar uzanan geniş coğrafyada Hacı Bektaş Veli ve ardalarının damgası yaşamaktadır.
AKP iktidarı; bugün Arnavutluk, Bosna, Bulgaristan, Romanya gibi alanlarda İslam adına etkinlik yapmaya uğraşırken; Sünni geleneği öne çıkarmak gibi bir yanlışa saplanıyor. Halbuki Hacı Bektaş Veli çizgisini kullanabilse, Balkanlarda Türkiye'nin etkinliği çok hızlı biçimde yayılacaktır.
Bu yüzden, AKP iktidarının Hacı Bektaş Veli çizgisini tanıması; kullanması ülkemiz için yararlı olacaktır.

BİRAZ SEVGİ
Hacı Bektaş Veli; bugün milyonlarca Alevi tarafından ulu öğretmen biliniyor ve çok seviliyor. İktidarın; bu büyük insanla özdeşleşmiş bulunan Hacıbektaş İlçesi'ne pozitif ayrımcılık yapması gerekiyor.
Halbuki son yargıçlar kararnamesi ile Hacıbektaş'taki mahkemeler kaldırılmış; gelin görün ki ilçeye daha fazla polis gönderilmiş.
Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu; bu duruma çok üzülmüş bulunuyor. Kendisi; 'Biz polis şehri değil adalet şehri olmak istiyoruz. Mahkemelerimizi geri versinler.' diyor.
Acaba Adalet Bakanı Sadullah Ergin; böyle bir pozitif adım atabilecek mi?
Bir sözüm de Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a... Sayın bakan; sağı solu asfaltlanan bu küçücük ilçenin içine de bir uğrasanız acaba nasıl olur?