
Özel yetkili mahkemelerden vazgeçileceği haberleri cemaat medyasında paniğe neden oldu.
Bu konudaki ilk haber bazı meslektaşların Başbakan’a bu mahkemelerin kaldırılacağı söylentisinin doğru olup olmadığını sorması ile gündeme gelmişti.
Erdoğan’ın “Konuyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı’nın kendi bünyesinde bir çalışma yaptığını” bildirmesi; hükümette bu doğrultudaki düzenlemeler için düğmeye basıldığını doğruluyor.
Başbakan, uygulamada bu mahkemelerin faydalı olduğu zamanları da, zararlı olduğu anları da saptayarak yeni kararlar almak gerektiğini savunuyor. Demek ki AKP örgütü kamuoyundan üst üste gelen şikâyetleri tartmış ve durumu hükümet doruğuna da iletmiş olmalı.
Bu düşüncemi güçlendiren bir tepkiyi on gün kadar önce Ankara’dan uçakla İstanbul’a dönerken koltuk komşuluğu yaptığım mesleği avukat olan AKP’li bir İstanbul milletvekilinden de almıştım.
Kendisine sık sık bu mahkemeleri izlemek için Silivri’ye gittiğimi söyleyerek eski bir siyasetçi olarak gözlemlerimi nakletmiş ve ucu açık uzun tutukluluk sürelerinin bir cezadan daha ağır olduğunu anlatmıştım.
Uçak komşum bana hak vermekle kalmamış kendi parti örgütlerinden de aynı doğrultuda serzenişler geldiğini söylemişti.
Adalet Bakanlığı’ndaki çalışmaların ne zaman sonuçlanacağı henüz belli değil. Belli olmayan önemli bir başka unsur da ÖYM’lerin kaldırılması TBMM’nin kabul edeceği bir yasa değişikliği ile gerçekleşecek olursa eldeki dava dosyalarının ne olacağıdır?
Bu doğrultudaki tatsız bir haber o dosyaların davalar sonuçlanacağı zamana kadar özel yetkili Beşiktaş ağır ceza mahkemelerinin imparatorluklarının süreceği yolundadır. Ancak bu bilgi resmi bir açıklama değil; güçlü bir tahmini içeriyor.
Dilerim böyle bir yanlışlık yapılmaz.
Çünkü cemaat denilen o görünmeyen sistem, önünde sonunda seçilmiş iktidarların hesap vermesine neden olacak ne kadar sanal belge gizli tanık gibi ÖYM’leri kamuoyu önünde tartışılır hale getiren kurgubilim malzemesi varsa onları devreye sokmayı bilinçli bir inatla sürdürür.
Rusların ünlü Matruşka bebekleri gibi delil içinden delil gizli tanığın göstereceği yeni tanıklar birbirini izler.
İktidar tıpkı “Güliver Cüceler Ülkesinde” öyküsündeki gibi sorumsuz ve canavar yaratıklar tarafından tutsak edilir.
Olan Erdoğan’ın Çankaya yolculuğuna olur
Orhan Birgit
Cumhuriyet