
Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana’nın Kürt sorunu konusunda “Erdoğan sorunu çözer” demesi AKP’den de, BDP’den de olumlu yanıt aldı.. Bence iyi ki Kemal Kılıçdaroğlu ve partisi bu konuşmaya tepki vermedi, zira maazallah “BDP ile birlikte” olumlu yorum yapan iktidar yerine onun partisi olsaydı yıllar boyu “BDP ve PKK ile aynı safta hareket etmek” hatta “işbirliği yapmak”la suçlanır halka sık sık hatırlatılarak şikayet edilirdi. Aynen referandumda BDP’nin çekilmesiyle onların oylarının AKP’nin istediği “EVET”e akmasına rağmen, referandum öncesinden seçim sonrasına kadar PKK’nın “eylemsizlik” kararı alarak terör konusunda Hükümet’in elini rahatlatmasına rağmen onun ve partisinin “BDP ve PKK ile aynı safta gösterilmesi” gibi..
Bu nedenle ben şu anda Ana Muhalefet Partisi’nin “MHP ikna edilemezse Kürt sorununa çözüm arayışı tehlikeye girer” demesine, ihtiyatlı hareket etmesine “yan çiziyorlar” gözüyle bakanlara hak vermiyorum. Mesela..
KÜRDİSTAN’A DOĞRU..
Leyla Zana “Erdoğan sorunu çözer, herkes onu desteklemeli” derken Türkiye’yi onlarca yıl “Kürt sorunu” adı altında yuvarlak laflarla oyalamalarından farklı bir noktada değil. Onlar ve destekleyen gruplar DTP döneminden beri “Kürt sorunu” sakızını çiğnedikçe ve “dil, kültür, eğitimde eşitlik” gibi tartışmalar sürdükçe, Hükümet “açılım” başlatıp “Güneydoğu illerinin ismini değiştirmekten, kültürel haklardan” söz ettikçe PKK’nın cinayetleri, katliamları da sürdü..
Ara verdikleri dönemde MİT; PKK liderleriyle, Öcalan’la görüşmeler yapıyor ve büyük ihtimalle “yeni anayasada PKK tarafından istenen adımları” tartışıyordu. PKK açılım sürecinde Habur olayı ve diğer gelişmeler, yapılan tavizkar açıklamalar nedeniyle “özerk bölge ve Öcalan’ı da kapsayacak af, Türk sözcüğünün anayasadan çıkarılması” gibi talepleriyle ilgili ümit taşıyordu. Seçimin arkasından hava değişip de Hükümet’in üslubu sertleşince saldırılar yeniden başladı.
Yani her şey ama her şey öncelikle tek bir konuya odaklı; “sonradan Irak ve İran’dakilerle birleşecek ve Büyük Kürdistan adıyla bir devlet olacak olan Türkiye topraklarında özerk Kürt bölgesi” ne?
‘YAPILACAK ŞEY’ SÖYLENEMİYOR
Şimdi Leyla Zana konuşmasında bunu açıkladı mı? Hayır.. Diğerleri mesela Altan Tan konuştuğunda açıklıyor mu, hayır.. Hala yuvarlak laflarla sürdürüyorlar. BDP’li Bağımsız Milletvekili Altan Tan, Leyla Zana’nın sözleri için “Tayyip Bey çözer diyor. Evet Tayyip Bey çözecek kadar güçlü ama yapar mı” diyor.. Madem ki çözecek kadar güçlü ve CHP’nin de katılımıyla çözüm aranıyor; “yapmama ihtimali” neden bu kadar güçlü onlara göre? Yapılacak olan nedir, ne istiyorlar ki böylesine tereddüt içindeler? Ve neden “yapılacak şey”i bir türlü açıkça söyleyemiyorlar?
ETA ÖRNEĞİ
Yıllardır on binlerce insanın öldürülmesine seyirci kaldıkları, terör örgütünün silahı bırakmaması gerektiğini, silahlı olmaları sayesinde bugüne gelindiğini söyledikleri konunun “sorun” dışındaki gerçek adı nedir? Yoksa hep örnek verdikleri İspanya’da ETA terör örgütünün yıllar süren ırkçı eylemleri sonunda artık tamamen bağımsızlık isteme noktasına geldiği gibi bir sürecin “özerk bölge” ile başlamasını istiyorlar da tereddüt bunun için mi?
TERÖR BAŞARILI OLDU DEMEK Mİ?
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan “Barışçıl süreçte en büyük rolü BDP oynayacak. En başta elini taşın altına koyacak parti BDP’dir. Niyet varsa bir haftada silahlar susar ve Türkiye uygun bir iklimde anayasasını yapar” demiş. Bu konuşma iki noktayı açıkça ortaya koyuyor; 1- BDP isteseydi PKK silahlarının susmasında daha önce açılım sürecinde de rol oynayabilirdi ama saldırıların yeni anayasada istediklerini elde etmelerine yardımcı olacağını biliyordu (nitekim söylediler de), bu nedenle yapmadı.
Bu da “Açılım”ın ve MİT görüşmelerinin“terör örgütü silah bırakmadan başlatılmasındaki yanlışı, “hata yapıyordunuz” diye uyaranlara “kan aksın istiyorlar” denmesindeki haksızlığı bir kez daha gösteriyor.
2- Terörün tek nedeninin “yeni anayasa” olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Bakalım BDP daha ne kadar süre “sorun”u saklayacak ve bakalım Hükümet “silah bırakmayan terör örgütüyle başlatılan açılım sonunda BDP ve PKK’nın hala terör desteğindeki “yeni anayasa ümitleri”ni nasıl karşılayacak?
Not; Bütün Kürt nüfusunun isteği değil, BDP ve PKK’nın dayatması ile bu noktaya gelindiğine göre “bugüne kadar yapılan terörün başarılı olduğu”nu da teslim etmiş oluyor devlet sanırım!
*****
2’nci Cumhuriyet istemiştiniz..
Şimdi iş adamlarının yargıdan, yeni çıkarılacak (ve çıkması baştan kesinleşmiş) yasalardan filan rahatsız olması ve bunu açıklamaları artık biraz gülümsetiyor.. Zaman çok geç çünkü, bundan sonra geçmiş olsun, konuşanın azarı yiyip oturacağı dönemdeyiz.
Olanları izledikçe insanın aklından “Bir zamanlar 2’nci Cumhuriyet dilinizden düşmüyordu, işte size her şeyiyle değişen 2’nci Cumhuriyet.. Hatta isterseniz 2’nci Osmanlı da diyebilirsiniz. Neden kızıyorsunuz ki” düşüncesi geçiyor. Bu konuların şakası olmadığını anlayınca bozulmasınlar, sınama-yanılma yoluyla öğreniyorlar işte!