Büyük yolsuzluk ve usulsüzlük neden yok?
ANKET:
Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Esra Arsan’ın 2011’de 67 gazeteci üzerinde yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre:
Gazetecilerin yüzde 81.8’i hükümetle ilgili yolsuzluk haberlerinin sansürlendiğini düşünüyor…
Gazetecilerin yüzde 67.9’u devlete karşı işlenen suçlara ilişkin açılan davaların, 88,8’i ise dini cemaatlerin devlet içinde kadrolaşmasına ilişkin haberlerin sansürlendiğini söylüyor.
Gazetecilere göre sansürlenen haberler arasında sivil toplum örgütleri ve dini cemaatlerin, büyük şirketlerin/reklam verenlerin yanlış işleri de yer alıyor.
Medya patronlarının iktidar ve muhalefetle olan kirli ilişkilerinin sansürlendiğini düşünen gazetecilerin oranı ise 97.7 ile rekor düzeyde.
Bu ön bilgiden sonra gelelim bu dönemde yani AKP iktidarında büyük yolsuzluk ve usulsüzlükler neden hiç yok görünüyor?
YOLSUZLUKLAR VE USULSÜZLÜKLER:
“AKP iktidarı döneminde büyük yolsuzluk ve usulsüzlük dosyalarının ortaya çıktığına tanık olmadık.
Bunun birkaç nedeni var.
Öncelikli neden, tek parti iktidarlarının koalisyon hükümetlerine göre çok daha kapalı ve sır vermez oluşundan kaynaklıdır.
Eğer ihaleler tek elden organize ediliyorsa, çok büyük açıklar görülmediği takdirde neler döndüğünü anlamak kabil olmaz.
Hazırlanan ihale şartnameleri ‘adrese teslim’ olursa, herkesin gözü önünde, gayet şeffaf biçimde yapılan bu ihaleden elinizde veri olmadığı halde ‘kuşku duydum’ diyemezsiniz.
İhalelerin gerçekte AKP binalarında ya da bakanlar kurulu koridorlarında bittiğini ve kamuya açıkmış gibi gösterilen ihale süreçlerinin tiyatrodan ibaret olduğunu bilirsiniz ama buna ilişkin herhangi bir belge ortaya koyamazsınız.
Bir diğer neden de, AKP dönemindeki ihalelerin daha önceki iktidar dönemleriyle karşılaştırıldığında görece olarak tabana yayılmasıyla ilgilidir.
Büyük ihaleler geçmişte total olarak açılıyor ve bu ihalelere TUSİAD çevresinde kümelenmiş dev sermayedarlar dışında kimsenin girme şansı olmuyordu.
AKP ile bu değişti.
Örneğin geçmişte yüz kilometrelik bir yolun inşaatı, sadece bir firmaya ihale edilirken, AKP döneminde onar kilometrelik bölümler halinde on ayrı firmaya ihale edilir oldu.
Bu yöntem yoluyla, AKP’nin gelişmesini istediği görece küçük firmaların şansını artırırken, TÜSİAD çevresinde kümelenmiş olan dev sermayedarları kaçırdı.
Diğer yanıyla da yolsuzlukların üzerinin örtülmesinde çok önemli bir kılıf (örtü)oldu.
Çünkü parsellenmiş ihaleler sayesinde AKP eşitlikli bir imaj çizerken, yolsuzlukların ortaya çıkaracak emsallerin doğmasını da önlemiş, engellemiş oluyordu.
Yüz kilometrelik bir yolun her on kilometrelik bölümü aynı bedelle ihale edilmişse yani hırsızlığı bir kişi değil de, birbirlerine şahitlik edecek on kişi yapmışsa ne diyebilirsiniz?
Ve son neden doğrudan medyayı ilgilendiriyor.
AKP döneminde yolsuzlukların üzerine giden gazeteci neredeyse hiç yok
Yolsuzlukları haberleştirmeye çalışsa bile kesin olarak sansürleniyor…
Dolayısıyla artık ihale dosyalarını karıştıran, bu dosyalar arasında ki benzerlikleri ve farklılıkları irdeleyen, kaybeden firmalara söz hakkı veren, ihaleyi kazanan firmaların iktidarla yakınlığını sorgulayan gazeteci kalmadığı gibi, iktidarı suçüstü yakalayacak bilgi ve belgeleri yayınlayacak medya da yoktu…” (Cenderedeki Medya Tenceredeki Gazeteci – E. Mavioğlu İthaki yay. Sayfa: 22-23)
SONUÇ:
AKP döneminde yolsuzluklar neden ortaya çıkmıyor (muş)?
Yukarıda belirtilenler ve pek çok benzer nedenden ötürü imiş öyle değil mi?
Fazla söze gerek var mı?
Söylenecek daha çok söz var ama “Basra harap olduktan sonra” ne kıymeti var ki?
Siz değerli okur.
Bu anlatımlardan sonra lütfen yazının başlangıç bölümünde belirtilen anket değerlerini bir kez daha okur musunuz?
Teşekkürler…
Burhan Özbey
BHaber
