Yeterli Olmayan Açıklamalar



Geçen pazar günü Habertürk’te Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, gazetecilere yaptığı söyleşide düşen

uçağımızla ilgili şunları söylüyor:

“Şu ana kadar çıkan parçalarda yapılan incelemelerde herhangi bir füze ve mermi izine rastlanmamıştır. Diğer parçaların çıkarılması için de çalışmalarımız devam ediyor. Kalan parçalar da çıkarıldıktan sonra millete doğru olan bütün bilgiler verilecektir.”

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de uçağımızın “füzeyle düşürüldüğünü kanıtlayan bir görüntü olmadığını, radar izlerinin ve diğer bulguların incelendiğini” söylüyor.

Oysa günlerdir hükümet çevreleri uçağımızı Suriye’nin füzeyle düşürdüğünü, Şam ise uçaksavarla vurulduğunu iddia ediyor.

Jetimizin füzeyle veya mermiyle düşürüldüğünü doğrulamayan açıklamalar şu sorunun giderek güçlenmesine yol açıyor:

“Suriye üzerinde keşif uçuşu yapan uçağımız nasıl, hangi silahla vuruldu?”

Buyurun yanıtlayın!

***

Kimi açıklamalar başka soruları gündeme getiriyor.

Kimileri de Hava Kuvvetleri’nde iki değişik tipte ve farklı olanaklarla donatılan keşif uçağı bulunduğunu, kimilerinin ABD’den alındığını, sayıları daha fazla olanların Almanya’dan hibe yoluyla sağlandığını öne sürüyor.

Soru: ABD yapımı uçak mı yoksa elektrik tehdit algılama sistemi olmayan Almanya’dan hibe yoluyla alınan uçak mıydı düşürülen?

Nitekim uçakta füze algılayan sistem olmadığını doğruluyor Genelkurmay Başkanı Özel; üstelik uçakta pilot konuşmalarını kaydeden VTR cihazının bulunmadığını, Diyarbakır’daki merkezin üstelik uçağımızdan “tehditle ilgili merkeze iletilen bilgi de olmadığını” söylüyor.

Genelkurmay veya hükümet, güçlü kimi riskler hesaba katılmadan, gerekli cihazlardan yoksun hangi tip uçağın keşfe yollandığını ve jetimizi uluslararası sularda vuran silahın cinsini ve niteliklerini bir an önce açıklamak zorundadır.

Org. Necdet Özel, örneğin konuya bilgi sahibi olanların aksini iddia etmesine karşın, pilotların bot ve kasklarının su yüzüne çıkmasını olabilir diye yanıtlarken; “Su içindeki akıntılar botların bağlarını çözebilir, yüzer malzemeden yapıldıkları için su yüzüne çıkabilir” diyor.

Diyor ama, kimi irdelemeler aksini savunuyor. Bot ve kaskların öyle kolay çözülerek su yüzüne çıkamayacağını işaret ediyor.

***

Ana muhalefet savcılığa teslim edildiği söylenen şehit pilotların cenazelerine yapılan otopsi raporunun açıklanmasını istiyor.

Raporun açıklanması akılları kurcalayan kimi soruları yanıtlayabilir, ama yeterli değil.

Ana muhalefetin, Milli Savunma Bakanı’nın konuyla ilgili satır aralarında kalan önemli vurgulamalarını ve Org. Özel’in açıklamalarını, kamuoyu ile üstelik daha doyurucu bilgilerle paylaşmasını istemesi gerekiyor.

Uçağımızın düşürülmesi ulusal vicdanı yaralayan bir konu, sorun.

Ama gerekli açıklamaları kimi gazetelere Savunma Bakanı’nın veya Genelkurmay Başkanı’nın bölük pörçük açıklamaları, siyaset veya siyaset dışı alanlarda dolaşan söylentilere ekleme yapılarak yaygınlaşmasına hizmet ediyor.

Örneğin uçak füze veya mermi ile vurulmadıysa pilotlar, jet denize çakılınca mı öldüler gibi bir soru yanıtlanmadı şu güne dek!

***

Org. Necdet Özel, uygun gördüğü gazeteciyle yaptığı söyleşide,“medyaya mesafesini koruduğunu ve karargâhın medyaya kapalı” olduğunun altını çizerken, “Ben askerim, işimi yapıyorum” diyor.

Farkında olmadığı bir gerçeği Org. Özel’e anımsatmakta yarar var.

Sayın Genelkurmay Başkanı, gazeteciler de işlerini yapıyor!

10 Temmuz 2012 - Cumhuriyet