
Dün; CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Bakırköy'de idi.Bakırköy Belediyesi, içinde opera binasının da bulunacağı büyük bir kültür merkezi yaptırıyor. Sayın Kılıçdaroğlu; bu kültür merkezinin temelini atmak için gelmişti. Kendisi; bu törende yaptığı konuşmada, önce CHP'li belediyelerin AKP'li belediyelerden daha iyi çalıştığını birkaç kez vurguladı. Basının buna dikkat etmesini istedi. Sonra da iktidarı ve adını vermeden Sayıştay'ı çok sert biçimde eleştirdi.
CHP Lideri; belli ki partili belediyelere karşı hükümetin organize biçimde bir yıldırma, ezme kampanyası yürüttüğüne inanıyor.
Buna inanan sadece o değil. Törende karşılaştığım bir CHP yöneticisi; 'Olayları takip edin; bizim partiden olan belediyelere karşı sanki bir Haçlı Seferi açılmış gibi.' dedi. İzmir'i; Çanakkale'deki gözaltıları hatırlattı. İstanbul'daki CHP'li belediyelere yönelik gözaltı operasyonlarını da buna ekledi.
Bütün bu gelişmeleri sabırla izleyen CHP Lideri; artık öfkelenmişti. 'CHP'li belediyelerde sabah müfettiş; öğlen müfettiş; akşam müfettiş. 24 saat; göndermezseniz, namertsiniz.' dedi. Bu öfke; hem hükümete hem de Sayıştay'a yönelmişti.
Genel başkanlığının ilk dönemlerinde CHP'li belediyelere yönelik operasyonları 'Ne olup ne bitiyor?' anlamında sessizce izleyen Sayın Kılıçdaroğlu, şimdi bütün gücüyle bu başkanların yanında gözüküyor.
Tören alanından döndükten sonra aradığım bazı CHP'li belediyelerden yüksek perdeden yakınma sesleri geldi. Hem mali açıdan sıkıştırıldıklarını hem de üzerlerine müfettişler gönderilip korkutulduklarını; kıstırıldıklarını söylediler.
'Sebep nedir?' diye sordum. Cevap şu oldu: 'Sudan sebeplerle gözaltına alıyorlar; sonra serbest bırakıyorlar. Belli ki CHP'li belediyeleri halkın gözünde küçük düşürmeye çabalıyorlar. Akılları sıra bizi kötü gösterince kendileri kazanacaklar.'
'MHP DAHA MAĞDUR'
Acaba MHP'li belediyelere da aynı baskı var mıydı? Onlara da operasyonlar yapılıyor muydu?
Malum; bizim medya (gazeteler ve televizyonlar) büyük bir inatla, MHP diye bir parti yokmuş gibi davranıyorlar. Mecburen gördüklerinde de sadece eleştiriyorlar. O yüzden MHP'nin mağdur edildiği haberleri duyamıyoruz; okuyamıyoruz.
Bu partinin kazandığı belediyelerin halini de MHP Genel Merkezi'nden sordum. Bu konuları takip eden Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz'a bir sorduk, bin ah işittik. Dedikleri ilginçti:
'Rıza Bey; emin olun biz CHP'den daha mağdur durumdayız. Sebebini söyleyeyim: Bu hükümet; Anadolu'da CHP'yi değil, MHP'yi rakip görüyor. Bu yüzden de MHP'nin elindeki belediyelere karşı yoğun ve muazzam bir sefer düzenlediler. İktidarın adamları; bizim belediye başkanlarına; 'AKP'ye geçin; yoksa sizi bitiririz.' mesajları veriyorlar. Düşünün ki; bir devlet görevlisi; belediye başkanımıza; 'Bu işi çözeriz amma bizi bakan bilmem kim bir arasın!' bile diyebiliyor.'
'MHP'li belediyelere de operasyonlar oldu mu?'
'Olmaz mı? Alın Isparta Belediyesi'ni. Çok iyi çalışıyor başkan; halk da icraatını seviyor ya... 20 kişiyi gözaltına aldılar. 4 ay sonra hepsi serbest kaldı.'
'Peki neden yapıyorlar bunu?'
'O belediye başkanını bu yolla itibarsız hale getirecekler. Önümüzdeki seçimde de kendileri kazanacak.'
'Başka nerelere operasyon yapıldı?'
'Birçok yere... Örneğin Konya Ereğli belediye başkanı ve bürokratlarını geceyarısı baskınla gözaltına aldılar. Bunu onuruna yediremeyen bir belediye memuru intihar etti. Genel Başkan ile Kemer'e gittik; belediye başkanımız biz ayrıldıktan 3 gün sonra gözaltına alındı. Adana Belediye Başkanı Aytaç Durak'a yapılanlara ne demeli? Aleyhinde hiçbir şey yokken göreve başlatılmıyor.'
MHP Milletvekili Sadir Durmaz'ın açıklamalarından anlaşılıyor ki bu iktidar, muhalefet belediyelerine karşı itibarsızlaştırma operasyonu yürütüyor.
Halk bunu anlarsa; kaybeden hükümet olmaz mı?