Hastalık, sömürge idaresi, çöpe giden rapor, Şam’ın şekeri


Bu gidişle her hasta yatağından kalkışta hocamız Behçet Necatigil’i rahmetle anacağız:
“Hastalıklar haram” eder hayatı.
“Yaşarken ölüm...”
* * *
“Neyin var? Ne oldu?” diye soranlara kestirip attık, 80 yaş hastalıkları, diye...
Bazıları lafı ciddiye aldı, üstümüze geliyorlar:
“Şunları bir saysana” diye...
İsimlerini saysak bizim bu köşe dolar, sayfa yetmez.
* * *
Sırt ağrısı, bel ağrısı, baş ağrısı...
Bunlar belli olanlar, bir de pusuya yatmış olanlar var, kanser gibi...
Hiç onsuz olur mu?
Neyse ki ilaçla biraz kendimize gelir gibi olduk, iki adım atabiliyoruz dura dinlene...
* * *
Memleketin bunca derdi varken biz kalkıp nelerle uğraşıyoruz.
Lakin koskoca cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman bakın ne demiş:
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”
Sağlık, sıhhat önemli ama dünya dönüyor, sen ne dersen de...
Hem de öyle bir dönüyor ki!
* * *
Hani Afyon- karahisar’da cephanelikte çeşitli mermiler taşıyan 25 asker şehit olmuştu ya, onları “Doğal afet şehidi” saymışlar.
Ne demek doğal afet şehidi!
Yel üfürmüş de, sel götürmüş de mi bu yiğitler doğal afet şehidi sayılmışlar?
Dua etsinler ki, devlet malını zarara sokmaktan dava açmamışlar...
Çünkü cephede şehit olsalar daha çok tazminat ödenecek...
Müstemleke idaresinde bile bu yapılmaz.
* * *
Baba, İnönü Üniversitesi eski Rektörü Fatih Hilmioğlu, Silivri’de tutuklu, 22 yaşındaki oğlunu kaybetti...
Cenazesine katılmak için 4 gün yasal izin verdiler, eski rektör kaçar diye de evine bırakmadılar.
Müstemleke idaresinde bile bunu yapmazlar.
* * *
Bunlar bir kenara, bir şey daha var ki:
AB aleyhimize bir rapor vermiş, biri de kızıp raporu çöpe atmış!
Böyledir bu işler. Bir zamanlar ona da yumurta atmışlardı.
Anayasa Hocası Burhan Kuzu’ya...
Ne yakışıyor, değil mi?
Bugünlerde Suriye lafı pek revaçta ya, Sayın Egemen Bağış da kızıp kükremiş:
“1 saatte Şam’a ineriz!”
Aman ha, büyüklerimiz ne demiş?
“Ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü.”
Zinhar unutulmaya!