İmam subaylar imam generaller!..
İmam hatip mezunlarının harp okullarına girmesinin yolu açılırken, şimdi de askeri liselerin müfredatına Kuran-ı Kerim ve Hazreti Muhammed’in hayatı derslerinin konulması için çalışmalara başladılar!..
İmam hatip mezunları harp okullarına girerse, herhalde askeri liselerden yetişenlerin, imam hatipli arkadaşlarından “geri kalmaması” sağlanacak!..
“Ordu Peygamber ocağı” derken, “İslamcı subaylar, İslamcı generaller” yetiştirme peşine düştüler!..
* * * * *
Yazdığı kitapta “Devletin daha İslami yapıya geçmesinin zamanının geldiğini” söyleyen (Milli?) Eğitim Bakanı Ömer, 4+4+4 ucubesine seçmeli olarak yerleştirdikleri Kuran-ı Kerim ve Hazreti Muhammed’in hayatı derslerinin askeri liselerin müfredatına konulması için çalışma yaptıklarını açıkladı…
Bugüne kadar ihtiyaç duyulmayan bu dersler niçin konulacak?..
Dindar ve kindar subaylar, generaller yetiştirmek için mi?..
Türk Ordusu’nu imam subaylar, imam generaller mi yönetecek?..
Artık onun da zamanı geldi mi?..
* * * * *
Eğitim Bakanı Ömer, bu konudaki kararı yine Genelkurmay’ın vereceğini belirtiyor!..
Hiç şüpheniz olmasın, bugün iktidar ile son derece uyumlu hale gelen Genelkurmay, yeni müfredatı bugün etmese yarın kabul edecektir!..
Ne var yani, askeri liselerde okuyan çocuklar Kuran-ı Kerim’i, Hazreti Muhammed’in hayatını öğrenmesinler mi?..
Dindar subayların, dindar generallerin bu ülkeye ne zararı olabilir?..
Hatta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarikatların etkisine de girebilir!..
Sakıncası mı var?!.
* * * * *
Sevgili okurlar,
Asker, bugüne kadar laik Türkiye’nin güvencesiydi!..
İrticai faaliyetlere karşı son derece duyarlıydı!..
Sadece basit bir örnek:
Geçmiş yıllardaki Yüksek Askeri Şuralarda (YAŞ) irticai faaliyetleri nedeniyle bazı subay ve astsubaylar ordudan atılıyor, bu kararlara Tayyip Bey ile Savunma Bakanı şerh koyuyordu!..
Zaman değişti, son yapılan YAŞ toplantısında bu gerekçeyle ordudan atılan bir tek personel oldu mu?..
Laiklik karşıtlığı tam gaz devam ederken, yoksa TSK’da irticai faaliyette bulunan, komutanından değil şeyhinden emir alan kimse kalmadı mı?..
* * * * *
Sevgili okurlar,
Türkiye’de “irtica ile mücadele” suç haline geldi!..
İrtica ile mücadele edenler, çeşitli bahanelerle içeri atıldı!..
Şimdi sıra TSK’nın tamamını ele geçir- me projelerine geldi çünkü ülke o kıvama getirildi!.
Bu hemen olmaz!..
Alıştıra, alıştıra zamanla çaktırmadan olur!..
Zaten hedefleri 2023, hatta 2071 yılları!..
O zamana kadar biz olmasak bile torunlarımız bir bakar ki karşılarında imam subaylar, imam generaller var!..
* * * * *
“Olmaz” demeyin, bugünlere nasıl geldik?!.
Aha o raporu şimdi al da cebine koy!..
Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı…
Ondan ne beklenir?..
Devlet adamı ciddiyeti!..
Çıkıyor TV kanalındaki canlı yayına, alıyor eline AB raporunu başlıyor bağırmaya!..
Türkiye’yi insan hakları, özgürlükler, bağımsız yargı, demokrasi konularında yerden yere vuran Avrupa Komisyonu ilerleme raporunu “rezil bir rapor” olarak nitelendirerek, “Aha o raporu çöpe atıyorum” diye coşuyor…
Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı bu ciddiyetsizliği gösterirken AB’den başka türlü rapor çıkar mı?..
HHH
Fakat Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu Burhan’ın TV’de bu gösteriyi yapmasının üzerinden daha 24 saat geçmeden mumu sönüyor!..
Kuzu’nun “Rezil, kirli rapor” hazırlamakla suçladığı AB, Nobel Barış Ödülü’ne layık görülüyor!..
Ödül, “AB’nin barış, uzlaşma, demokrasi ve insan haklarının ilerlemesine katkıları nedeniyle” veriliyor, bizim Kuzu ofsayta düşüyor!..
İktidara da aha o raporu kuzu kuzu yalayıp yutmak düşüyor!..
Mehmet Türker
