Takıntı kötüdür... Fıkrayla anlatalım:
Temel‘in takıntısı, araba lastiğiymiş... Etrafta ne görse araba lastiği olarak algılıyor, kahvehanede ne konuşulsa sözü ona getiriyormuş.
Dostları ne kadar dil dökerse döksün, Temel vazgeçmemiş bu huyundan... Sonunda karısının teşvikiyle bir psikiyatra gitmeye ikna olmuş.
Psikiyatr, Temel‘e arkadaşça bir ses tonuyla, “Gel seninle bir test yapalım; ben bir kâğıda şekiller çizeyim, ne anlama geldiklerini sen söyleyiver” demiş.
Beyaz kâğıda önce düz bir çizgi çizmiş, “Sence bu şekil nedir” diye sormuş. Temel yanıtlamış:
“Araba lastiği!”
Psikiyatr bu kez paralel iki çizgi çizmiş. Temel kendinden emin yanıtlamış:
“Araba lastiği!”
Adam üçgen çizmiş; Temel‘in yanıtı yine, “Araba lastiği” olmuş...
Psikiyatr içten içe sinirlenmeye başlamış, bu kez dörtgen çizmiş. Temel dediğim dedik:
“Araba lastiği!”
Psikiyatrın tepesi atmış; çıldırmış vaziyette, “Ulan manyak mısın sen? Ne çizsem, ‘Araba lastiği’ diyorsun. Başka bir şey bilmez misin” diye bağırmaya başlamış.
Temel öfkeyle yanıt vermiş:
“Ulan asil manyak sensun... Demunden beru lastikten başka bir şey çizmeysun.”
***
Bizim siyasetçilerin takıntısı da türban!
Meclis‘e hangi yasa tasarısı gelirse gelsin, sözü dönüp dolaştırıp “Türbana özgürlük” meselesine getiriyorlar...
Yine öyle olmuş:
Protez bacak kullanan CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey‘in pantolon giyerek Meclis Genel Kurulu‘na girmesi herkesin yüreğini burktu ya... İktidar partisine mensup milletvekilleri Meclis İç Tüzüğü‘nün değiştirilmesi için bir teklif hazırlamış ve kadın vekillerin Genel Kurul çalışmalarına pantolonla katılmalarının serbest bırakılmasını istemiş.
İşin ilginci bu teklife bir tek Şafak Pavey karşı çıkmış...
“Ben durumumdan rahatsız değilim. Benim için İç Tüzük’te bir değişiklik yapılmasını istemiyorum” demiş...
***
Neyse... Konu önceki gün Meclis’te görüşülürken, BDP’li Süreyya Önder, sadece pantolon serbestisinin yetmeyeceğini, Meclis‘e türbanla da girilebilmesi gerektiğini söylemiş... Bir de karşı teklif hazırlayarak, erkek milletvekilleri için kravat takmanın, kadın milletvekillerinin ise başlarının açık olmasının zorunlu olmaktan çıkarılmasını istemiş...
Arkadaş buna da “özgürlükler” kılıfını gerekçe olarak göstermiş!
Sonra ne olmuş biliyor musunuz?
AKP‘li vekiller verdikleri önergeyi hemen geri çekmiş...
Şimdi türbanın da içinde olacağı yeni bir önerge hazırlayacakları konuşuluyormuş...
Bu önergeyi de MHP ve BDP‘nin desteğiyle çıkaracaklarına kesin gözüyle bakılıyormuş...
Böylece türban, üniversitelerden sonra kamusal alanda da “resmen” serbest kalacakmış...
***
Dinci zihniyetin ekmeğine yağ süren, “din ve etnik köken üzerinden siyaset yapmayı” kendilerine yediren tüm tatlı su solcularına...
Yazıklar olsun!
*****
O KAFA!
Bir zamanlar Adalet Bakanlığı Danışmanlığı da yapan, eski hâkim, şimdinin “Yeni Akit” yazarı Nusret Çiçek, son yazısında Meclis‘teki patolon devrimini ele almış:
“Eskiden CHP vardı kızıyorduk, şimdi ise halktan yüzde 49 oy alarak başa geçen bizimkiler var, haydi söyleyin bakalım kime kızalım? Bu ne hal yahu, bu ne dalalet? Sokaklar, dar pantolon giyen kadın popoları ile iğrenç bir manzara sergilerken; benzer manzaraları Meclis çatısı altına taşımanın ne işe yarayacağını bu millete anlattınız mı? Pantolon, cinsel teşhirin birinci maddesidir...”
***
Bu kafa, Türkiye‘de yargıçlık yapmış, yetmemiş Adalet Bakanı‘na “danışman” olmuş...
Neden bu hallerde olduğumuzu şimdi biraz olsun anlıyor musunuz?
Günün Sorusu
Onlarca generalin 2003 yılında “Balyoz” isimli bir darbe planı yapmaktan ve camileri bombalamaya hazırlanmaktan yargılandığını biliyorsunuz... İşte o bombalama eylemlerini gösteren krokideki bazı cadde ve sokak isimlerinin, 2007‘de belediye tarafından konan yeni isimler olduğu kanıtlanmış... Yani bizim darbeci (!) askerler aynı zamanda medyum olmalılar ki, o sokaklara 2007‘de verilecek yeni isimleri 2003‘te bilmişler... Sorum davanın yargıçlarına:
Bu saçmalık bile sizin için bir anlam ifade etmiyor mu?
*****
45 santim, 1 metre oldu!
Mersin‘deki bir lisenin müdürü geçen yıl, kızlarla erkeklerin birbirlerine 45 santimetreden daha fazla yaklaşmalarını yasaklamıştı.
Kızların erkeklerle arkadaş olamayacağını, bunun mutlaka cinsel amaç taşıyacağını düşünen bütün örümcek kafalıları sevindirecek haber bu kez Antalya‘nın Muratpaşa ilçesinden geldi:
Mesafe 45 santimetreden, 1 metreye çıkarılmış!
Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü, okul müdürlerine talimat vererek, kız ve erkek öğrenciler arasındaki yakınlaşma mesafesinin 1 metreden az olmamasını istemiş...
***
İnsanları cinsel obje olarak gören ve seksten başka hiçbir şey düşünmeyen bu zavallı zihniyeti şiddetle protesto ediyorum!
Bakalım; gelecek sene bu mesafe, hangi okulda kaç metreye çıkacak ve acaba kız öğrencilere okulların kapısı ne zaman tamamen kapatılacak?
Mustafa Mutlu
Vatan