Beşir Atalay: İnsanın onuru, ailesi, çocukları var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Kimsenin itiraz edemeyeceği belgelerle açıklayacağım bu ismi” demişti, “Köstebek bakan Beşir Atalay’dır” açıklamasını yapmadan önceki akşam. “Açıklayacağım belgeleri görünce herkes, ‘Evet bunlar varsa, bu böyledir’ diyecek” diye de eklemişti.

Beklenen oldu. Kılıçdaroğlu’nun ‘köstebeklik’ ile itham ettiği bakan Beşir Atalay, “Külliyen yalan” dedi. “Kılıçdaroğlu köstebek arıyorsa, gizli soruşturma dosyasından bu bilgileri sızdıranlara baksın” diye de ilave etti.

İçişleri eski Bakanı, bugünün Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ı aradım dün. “Şimdi ne olacak?” diye sordum.

Canı sıkkındı Atalay’ın:

- İnanın ben de bilmiyorum. Ben de Adalet Bakanımız ile konuştum, ona sordum “Böyle durumlarda ne oluyor?” diye. Ben açıklamalarımı yapıyorum. Avukat arkadaşlarımız da inceliyor konuyu. Bu inceleme sonucunda zannederim bir dava açacağım Sayın Kılıçdaroğlu’na.

Kılıçdaroğlu’na

o dosya nasıl gitti?

- Sayın Bakan, soruşturma dosyasından bilgi sızmasına tepki gösteriyorsunuz...

- Evet. Bakın daha dava bile açılmamış, daha hiçbir şeyle suçlanmayan insanlar ile ilgili böyle ithamlarda bulunmak çok yanlış. Ayrıca bu tür bilgilerin ne işi var bir ana muhalefet liderinin elinde? Nasıl sızıyor soruşturma dosyasından böyle bilgiler?

- Söz konusu soruşturmada yaşanan gelişmeler malum. Soruşturma savcılarının yaşadıkları da... Siz bu bilgilerin, dosyadan el çektirilen ve haklarında işlem başlatılan savcılar tarafından mı sızdırıldığını düşünüyorsunuz?İma ya da işaret ettiğiniz bu mu?

- Hayır. Bakın ben kimseyi suçlamak istemem. Savcılarımızı da suçlamam. Ben hukuk sisteminde ‘insan’ unsuruna dikkat çekiyorum. İnsan çok önemli. Konunun insani boyutu çok önemli. İnsanın onuru var, ailesi var, çocukları var. “Bu noktada gerekli hassasiyet gösterilmeli” diyorum.

Empati yapıyorum ve hepsine

üzülüyorum

- Bu defa sizin başınıza geldi, siz yaşadınız bu durumu ve haklı olarak tepki gösteriyorsunuz. Fakat siz de biliyorsunuz ki bu durum yıllardır farklı soruşturmalarda, farklı boyutlarda yaşanıyor. Birçok insan aynı sebeple isyan etti, ediyor...

- Haklısınız. Hepsi üzücü. Hepsine üzülürüm ben. Bütün samimiyetimle söylüyorum, bu konularda çok empati yaparım ben. Hukuk sisteminde, varsa bu noktadaki boşluklar doldurulmalı. Bunu söylüyorum.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay telefonda işte bunları söyledi. CHP kanadından yeni bir atak gelir mi dersiniz bu sözler üzerine?..

*****


Ah şu şöhret psikolojisi...

Cüneyt Özdemir önceki gün Radikal’deki köşesinde bir yazı yazmış. Aklınca beni (internetteki medya sitelerinin tabiriyle) yerden yere vurmuş !

Cüneyt ile fakülte yıllarından tanışırız. Bir dönem atv’de birlikte çalışmışlığımız da var.

Sonradan yollarımız ayrıldı. Geçen yıllar içinde Cüneyt ‘medyatik’ bir medya mensubu oldu. Antipatikliğin de ilgi çekici, izlenir olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Habercilik zor iş. ‘Polemikçiliğin dayanılmaz hafifliği’ni tercih etmek ise kolay.

Sanırım bir fihristi var Cüneyt’in. İçinde, ‘acil durumda sataşılacak, saldırılacaklar’ listesi olan...

Anlaşılan fihristte sıra bana gelmiş. Ben de almışım nasibimi bu genetik bozulmadan.

İnsanları aşağılamak, yaftalamak, karalamak gibi bir alışkanlığı var arkadaşın. ‘Şöhret psikolojisi’nin tezahürü olan bu huyu edinmiş. Üzülüyorum böylelerine ama elimden de uyarmaktan başka bir şey gelmiyor.

Twitter’da küçük bir kamuoyu yoklaması yaptım espriyle karışık.

“Cevap vermeye değer mi?” diye sordum, ezici bir ekseriyet “Hayır” dedi.

İzleyici ve okuyucularımız, sana cevap vermeye değmeyeceği görüşünde Cüneyt.

Ama konu şahsıma yönelik hakaretlerin olunca, bu kadarını yazmam kaçınılmaz oldu.

Bu arada hemen belirteyim sen bana aklınca hakaret ederken ismimi vermemişsin. Ben ‘kaçak güreş’ sevmem, o yüzden adlı adınca yazdım.

Eğer bir gün, olur da “Bir değişiklik yapayım” dersen...

Haber üzerine, fikir bazında, herkesin faydalanabileceği ve tabii medeni bir tartışma istersen... Numaram sende var. Her zaman arayabilirsin sevgili Cüneyt.


Murat Çelik
Vatan