
İstanbul’da görev yaparken tanıştığım ardından uzun süre Ankara,
Hakkari ve Kuzey Irak’ta şimdi ise Diyarbakır’da görev yapan
üst düzey bir devlet görevlisi ile konuştum dün...
*
“Son1 haftada olanları takip ediyorsunuzdur” diye başladı konuşmaya...
“Bir zamanlar ‘Silah sigortadır’ diyen Leyla Zana,
‘Bu işi Erdoğan çözer. Hepimiz ona destek olmalıyız’ diyerek önemli bir çıkış yapıyor.
Başbakan Yardımcısı Arınç, ‘Öcalan’a ev hapsi gündeme gelebilir’ diyor.
CHP lideri ‘Ne olursa olsun bu sefer çözeceğiz’ diyerek bir irade ortaya koyuyor.
Murat Karayılan Kandil’den barış mesajları gönderiyor.
Sonra bir anda örgüt bundan vazgeçip(!)
Dağlıca’da eylem yapıyor, çocuklarımızı şehit ediyor” dedi ve sordu:
“Sizce burada bir gariplik yok mu?”
“Karayılan ve Fehman Hüseyin’in
‘iyi polis-kötü polis stratejisi’ uyguladıkları söyleniyor” dedim.
*
“Karayılan’ın son röportajını okudunuz mu?” diye sordu.
“Evet” dedim.
Röportajda ilgisini çeken bir noktaya işaret etti:
“Karayılan o röportajda son derece alakasız bir soruya cevap verirken diyor ki:
‘Bizim gerilla gücü kendisini fazlasıyla, siyasi çözüm olacak fikrine kaptırdı.
Bu yüzden askeri anlamda büyük gevşemeler oluyor’
Bu ifade örgütte dağ kadrolarının bile artık çatışmaya girmek istemediği
ve ciddi anlamda ‘siyasi çözüm’ beklentisi oluştuğunun göstergesi...
Peki, böyle bir dönemde şehit haberleri ile
oluşacak iklim PKK’nın işine yarar mı?”
*
Tam da bu noktada Akşam Gazetesi’nin geçen hafta yaptığı bir haber aklıma geldi.
Habere göre PKK’nın lider kadrosundaki 3 isim Murat Karayılan, Duran Kalkan
ve Fehman Hüseyin arasındaki çatışma mağaraları ayırma noktasına kadar gelmiş.
“Doğru mu bu?” diye sordum.
“Tam da bunu anlatmaya çalışıyordum” dedi ve devam etti:
“Teslim olan PKK’lıların ifadeleri ile örtüşüyor.
Fehman’ın Suriye derin devleti ile ilişkisi zaten malum...
Fehman ve Esad Ailesi’nin ‘derin’ mensuplarının bizzat görüştüklerini MİT de biliyor.”
“Dağlıca eylemi Suriye’nin siparişi mi diyorsunuz?” diye sordum.
“Fehman’ın örgüt içindeki durumu ve konjonktüre bakınca en akla yatkın ihtimal
Dağlıca eyleminin Suriye tarafından Bahoz’a sipariş edilmiş bir iş olduğu...
PKK, dağ kadrolarının bile çözüm beklentisine girdiği ve bunun bizzat
Karayılan tarafından ifade edildiği bir dönemde süreci sekteye uğratacak bir eylem neden yapsın?”
*
Bu sözlerin sahibi 25 yıldır terörle mücadelede aktif rol alan, akademik kariyere sahip,
örgütü çok iyi bilen ve şu anda bölgede çalışan ‘yetkili’ bir devlet görevlisi...
Ve diyor ki “Dağlıca’nın siparişini Suriye verdi.”
Candaş Tolga Işık
Posta