Fiskobirlik'te Neler Oluyor?
AKP iktidara geldiğinde Fiskobirlik'te bin 710 kişi çalışıyordu. Şimdi ise 850 kişi çalışıyor. Birliğin yönetimi baskıyla, tehditle ele geçirildi. Başbakan bir konuşma yaptı, 7 lira 50 kuruş olan fındık fiyatı 2 liraya indi. Birliğin deposundaki binlerce ton fındık bu fiyattan yandaşa satıldı. Sonra, AKP'li yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür kurumun menkul ve gayrimenkullerini sattı. Özetle; Sakarya, Kocaeli, Zonguldak, Düzce, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon'da binlerce üreticinin emeği, alın teri, parası bir yandaşa peşkeş çekildi. Dahası ulusrararası alanda söz sahibi bir kurum batırıldı...
AKP iktidara geldiğinde Fiskobirlik'te bin 710 kişi çalışırken bu gün itibarıyla çalışan sayısı 850'ye indi. Yani AKP iktidarında Fiskobirlik'te çalışan sayısı 860 kişi azaldı. En son iktidar partisi temsilcileri Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanının bir çözüm bulamazsak yüz işçiyi çıkarmak zorunda kalacağız şeklindeki açıklamalarına ateş püskürmüş ardı ardına kurumu ve yönetimini eleştirme yarışına girmiştir.
AKP Grup Başkan Vekili ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli'nin Partisinin Giresun İl Kadın Kolları Kongresinde yaptığı konuşmada; " Buradan FKB yönetimine sesleniyorum. Sizin göreviniz işçi çıkartmak değil, yani orayı tasfiye etmek değil. Eğer bu sorunu çözemeyecektiniz niye aday olup geldiniz yönetimi aldınız? Yönetim sorun çözmek demektir. Bu iradeyi ortaya koymak demektir. Bu kardeşlerimizi FKB yönetimi işten çıkaramaz. Tek kişi çıkaramaz… İşçi çıkarmak demek fabrika kapatmak demektir. Kimse Fiskobirliği tasfiye edemez." İfadelerinde bulunmuştur.
Oysa hafızalarımızı biraz olsun tazelediğimizde gerçeğin söylediği gibi olmadığı net olarak görülmektedir:
BAYRAKTAR'I KENDİLERİ GETİRDİ
02 Eylül 2010 Perşembe günü AKP Grup Başkan Vekili Nurettin Canikli; "istifa çağrılarına maruz kalan FKB Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Bayraktar'ı savunarak: " Bayraktar'ın batan bir kurumu su yüzüne çıkarmaya çalıştığını ve bunu başarmak üzere olduğunu ve 250 milyon liralık borcu 84 milyon liraya indirmişlerdir. Bu kadar borcu ödeyen bir yönetimin başarısız olduğu söylenemez. FKB' de bir sıkıntı varsa bunun sorumlusu mevcut yönetim değildir." İfadelerinde bulunmuştu. (İHA)
Birlik ilk kez 2003 yılında kendi belirlediği politikalarla fındık satın almış 2,5 YTL ile başlayan alımlar serbest piyasada üstüne çıkmıştı. 2004 yılında 5.05 YTL fiyat belirlenmiş, serbest piyasa fiyatları yine Fiskobirlik fiyatlarının üzerine çıkmıştır. Bu politikalar fındık üreticisinin lehine olumlu sonuçlar doğurmuştu 2005 yılında FKB yönetiminin Giresun tombul fındığına 7.45 YTL, Levant kalite fındığa 7.05 YTL ve sivri fındığa 6.90 YTL fiyat açıklaması bazı çevreleri oldukça rahatsız etti.
Başbakan'ın FKB yönetiminin açıkladığı fiyattan yakınması, Giresun'da "Bizim fındıkla ilgimiz yok" demesi, Ordu'da da FKB'yi stokçu ilan edip "stokçuları desteklemeyeceğiz" ifadeleri sonrasında, fındık fiyatlarının önce 3,5 YTL'ye sonra da 2,5 YTL'ye düştüğünü bilmeyen fındık üreticisi ve ekonomist yoktur… Bu politikalar sonrasında, Cumhuriyet tarihinde fındık fiyatları rekor düzeyde düşüş gösterdi. Sayın Başbakan yine aynı dönemde; 'yüksek bir rakam açıklandı. Bu rakam yüksek bir rakamdı. Niye açıklandı bilmiyorum… Batakçıların durumunu mu halledeceğiz? Biz olsak fındığa böyle yüksek fiyat vermezdik.' İfadelerinde bulunuyordu. Başbakan'ın batakçılıkla itham ettiği 245 bin ortağı bulunan Fiskobirlik, İSO tarafından belirlenen Türkiye'nin ilk 500 kuruluşu arasında; 2003 yılında 299. 2004 yılında 150. ve 2005 yılında 77. Sırada yer almıştı.
KREDİ MUSLUKLARI KESİLDİ
Devlet, Fiyat İstikrar Fonu'ndan Fiskobirlik'e kredi vermez iken diğer 16 birliğe; 2002-2003 yılında 189 trilyon, 2003-2004 yılında 230 trilyon, 2004-2005 yılında 268,5 kredi açtı. Üstelik bu fona fındık ihracatından kesilen kesilen para 2006 yılı itibarıyla 1 milyar 217 milyon dolar iken… Dahası, hazine denetçileri Fiskobirlik'n DFİF' ten 54 trilyon lira alacağı olduğunu tespit ettiği halde!.. İşte Fiskobirlik ve fındığın tasfiye süreci böyle başlatılmıştır.
5 Ocak 2006 tarihinde gerçekleştirilen Fiskobirlik Genel Kurulu öncesinde Giresun'a Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış'ın dışında içlerinde Grup Başkanvekillerinin de bulunduğu 10 milletvekili ile çıkarma yapıp tehditler savurmuşlardı… Yakış; " Ben bankacı olsam Fiskobirlik'e kredi vermem." derken Nurettin Canikli bizim desteklediğimiz liste kazanırsa kredi hazır ifadelerinde bulunmuştu. Canikli, FKB Genel Kurulunda yaptığı konuşmada 7,5 tl civarında gerçekleşen fındık fiyatlarını kendilerinin bir başarısı olduğunu göstermeye çalışmıştı. Fındık bölgesinde yer alan diğer milletvekilleri de benzeri açıklamalarda bulunmuşlardı.
BAŞBAKAN DOĞRU SÖYLEMEDİ
Başbakan 2006 yılında yaptığı konuşmaların kiminde 1,5 katrilyon, kiminde 2 katrilyon,1,9 katrilyon borcunu sildik şeklinde ifadelerde bulunmuş, üstelik tutarlılık içermeyen bu rakamlar Fiskobirlik'in özerk olduğu döneme ait bile değildi. Başbakan 18 Haziran 2006 günü AKP Giresun İl Kongresinde yaptığı konuşmada; 'göreve geldiğimiz ana kadar Fiskobirlik'in devlete olan borcu 1,5 katrilyon idi… 1,5 katrilyona çizgiyi çektik. Fiskobirlik' i devlete borçlu olmaktan kurtardık. Biz bu parayla Fiskobirlik'in tüm mallarına el koyabilirdik.'
Halbuki 16 Haziran 2000'de kabul edilen 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Yasası ile Türkiye'deki 17 Birliğin olduğu gibi Fiskobirlik'in de 01-05 2000 öncesi borçları da hazine tarafından üstlenilmişti. İşte bahse konu olan bu borçlar, Birliklerin değil onların üzerinde her türlü tasarruf da bulunan hükümetlerin görev zararlarıdır. Yani fındık alımlarının devlet destekleme kapsamına alındığı 1964 yılından, 01-05-2000 tarihi öncesi görev başındaki hükümetlerin, kararnamelerle Fiskobirlik'i görevlendirmek suretiyle, devlet adına fındık alımından kaynaklanan borçlardır. 01-05-2000 öncesi bu görev zararları gerçekleşirken de 4572 sayılı yasa ile Fiskobirlik'in de yer aldığı 17 Birliğin 01-05-2000 öncesi görev zararları hazine tarafından üstlenilmişti.
TMO'NUN GÖREV ZARARI HAZİNEYE YÜKLENDİ
Daha sonrasında ise Cumhuriyet tarihinde ilk kez Fiskobirlik devre dışı bırakılarak TMO fındık alımları ile görevlendirilmiş ve 2006-2007-2008 yıllarında fındık alımı gerçekleştirmiştir. Devlet Denetleme Kurulu'nun 22-03-2006 tarihli raporu düşündürücüdür. Raporda, TMO için "2005 yılında TMO 3,7 milyon ton alım yapmış. 31-12-2005 tarihi itibarıyla görev zararları 914 milyon YTL ye yükselmiştir. " denilmektedir. AKP Hükümeti tarafından fındık alımıyla görevlendirilen TMO'nun görev zararları, 1964 yılından 2000 yılına kadar devlet adına fındık alımı yapan Fiskobirlik'in görev zararlarını katlamaktadır.
4572 sayılı yasanın yeniden yapılanma sürecinde Fiskobirlik'e 100-150 Milyon TL'yi çok görenler, fındık alımıyla görevlendirdikleri TMO'nun 1,5 - 2 milyar lira görev zararına uğramasına neden olmuştur. Durum böyle olunca da; Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) hububat, haşhaş alım satımı, kırmızı mercimek ithalatı ve kabuklu fındık satın alımından doğan görev zararları, kurumun talebine dayalı olarak Hazine Müsteşarlığı tarafından ödenmesi kararlaştırılmıştır.
MİRASYEDİ
Nurettin CANİKLİ'nin, Fiskobirlik'i yönetim Kurulu eski Başkanı Salih ERDEM'İN ve yönetiminin batırdığı iddiasına Salih ERDEM Trabzon'da düzenlediği basın toplantısında verdiği cevapta 4 yıl boyunca akıl almaz baskılara maruz kalmalarına rağmen yeni yönetime; 143 milyonluk üretici borcuna rağmen, bunu fazlasıyla ödeyecek 50 bin tonluk fındık stoku, Başak Sigorta'da satılmak üzere 48 milyonluk hisse, 54 milyonluk hazinenin kanunsuz el koyduğu paramız, yüzde 40'ı Karadeniz birlikten satın alınan Ordu Yağ Fabrikamız ve makinelerini yenilediğimiz Entegre Fındık İşleme Tesislerimizi bıraktık" demişti.
HARAÇ-MEZAT SATILDI
Salih ERDEM "Dört yıl boyunca kamuoyu önünde birliğimize yaptıkları müdahaleler, savurdukları tehditler, seçimleri kaybettikçe azgınlaşan bölge milletvekilleri, fındığa verdiğimiz iyi fiyatları yüksek diye yapılan tehditler, 'bu fiyatlarla ihracatçı iflas eder' diyen bakanlar, elimizdeki fındık stoklarını ucuz satmak için çıkarılan kararnameler, verilen kanunsuz talimatlar, birliklerin kredi fonundan bizlere verdirilmeyen krediler, bankalara verilen talimatlar, fındık piyasasını bozmak için başvurulan çirkin oyunlar 1,5 yıl boyunca sürekli olarak üzerime salınan bakanlık müfettişleri bir şey bulamayınca devamlı değiştirilen imzasız ihbarlarla süre giden denetimler, kooperatiflerimize yönlendirdikleri militanlarıyla, yönetim kurulumuza tehditler savuran çalışma şevkimizi kırmaya çalışan bitmeyen türlü çirkinlikler yaşadık." demişti.
Erdem, her yıl taktirler alan bir Fiskobirlik'in ürün satarak üretici borçlarını ödemek için gayret sarf ederken 12 Haziran 2006 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı olumsuz konuşmalar nedeniyle fındığın fiyatının 5 TL'den 2 TL'ye düştüğünü ve düşen fındık fiyatları nedeniyle Fiskobirlik stoklarındaki fındığın 150 milyon, emanetteki üretici fındığının 200 milyon değer kaybetmesinin Fiskobirlik için kırılma noktası olduğunu kaydetti. (İHA 26 MAYIS 2011)
YALAN SÖZLER
Canikli, 10 Mayıs 2011 tarihinde beraberinde Milletvekili adaylarıyla birlikte katıldığı bir toplantıda Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'ne TMO depolarından 50 bin ton fındık aktarılması konusunda son aşamaya gelindiğini söylemiştir. Konuyla ilgili bakanımız Ali Babacan bunu imzaladı. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasından sonra bu karar uygulamaya geçecek her ay FİSKOBİRLİK'E kurumun ayakta kalması için kademe kademe 2 bin 500 ton fındık aktarılacaktır.
"Yakın zamanda FİSKOBİRLİK'in tüm borçları, çiftçiye ve bankalara ait olan borçları dahi silinecektir. Bunun anlamı şudur, 2006'dan beri iflas etmiş olan FİSKOBİRLİK, o gün verdiğimiz sözün gereği olarak mali anlamda kurtulmuş olacak ve böylece piyasaya alıcı olarak, düzenleyici olarak girebilecektir. Bütün fındık üreticilerimize hayırlı olsun." şeklinde seçim öncesi müjdelerini sıralamıştır… Kaynak (AA)
HEP AYNI SÖZLER
Bakanlar Kurulunun 26.05.2011 tarihinde 2011/1812 sayılı " Toprak Mahsulleri Ofisi Stoklarındaki Fındıklardan Yağlık Olarak Kullanılmak Üzere Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine Satış Yapmasına Dair Karar" Resmi Gazetenin 11 Haziran 2011 tarih 27961 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Yalnızca yağ imalatında kullanılmak üzere 50.000 ton kabuklu fındığın 2500 tonluk partiler halinde Fiskobirliğe satışıyla görevlendirilen Toprak Mahsulleri Ofisinin stoklarındaki fındık yine bu şekilde değerlendirilecek üretici aleyhine piyasaya olumsuz bir etkisi de olmayacaktı.
Seçim öncesi döneme denk gelen bu süreçte Başbakan yaptığı açıklamada FiskobirliK'in borçlarını böylelikle ödeyeceğini yine AKP Grup Başkanvekili Nurettin CANİKLİ de gelişmeyi Fiskobirlik çalışanlarına müjde olarak duyurmuş Fiskobirliğin çiftçilere, bankalara tüm borçlarının silineceğini, verdikleri sözün gereği olarak mali anlamda kurtulmuş birliğin piyasanın düzenleyicisi olarak baş aktör olacağını belirtmiştir. Ekonomik sorunlardan kurtulması , yeniden ayağa kalkması için bir kararname hazırladıklarını belirten Canikli'nin açıklamaları seçimin ardından büyük bir hayal kırıklığı olarak kalakalmıştır.
Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü BAYRAKTAR da oluşan beklenti ve hayal kırıklığını en başta eleştirenler kervanına katılmıştır.
Hükümet ve Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar arasındaki tartışma Canikli'nin " biz bu kararnamenin bu şekilde çıkacağını biliyorduk üzerinde çok konuşmaya gerek yok, işini yapacaklar biraz susmuş olsalar ve işlerini yapsalar iyi olacaktır" şeklinde açıklaması ile sona ermiştir. AKP ile zamanında ilçe başkanlığını da yapmış Lütfü BAYRAKTAR arasındaki restleşme aslında kurumun tasfiyesinin sona erdiğinin de bir ispatı gibidir. Ordu Yağ Sanayi satılmış, gayrimenkullerini bir bir elinden çıkarmış, Entegre Fındık İşleme tesisleri çürümeye terk edilmiş bir kurumun iktidar tarafından sahiplenilmesi de bu noktadan sonra imkansız hale gelmiştir.
21 temmuz 2011 tarihinde AKP Grup Başkan Vekili ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Fiskobirlik)'nin devlete bağlı bir genel müdürlük haline dönüştürülmesi için çalışma başlatıldığını söylemiştir.
28 Aralık 2011 tarihinde, CHP Giresun Milletvekili Selahattin KARAAHMETOĞLU soru önergesinde 'Fiskobirlik'in devlete bağlı bir kamu iktisadi teşekkülü haline getirilmesi yönünde bir kararınız var mıdır?
Fiskobirlik'in siyasi iktidarların emrinde bir kurum olarak değil de kendi özerk haliyle güçlü bir yapıya kavuşturulması yönünde bir katkıda bulunmayı düşünüyor musunuz?' şeklinde sormuş olduğu sorulara Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in verdiği yanıt Nurettin Caniklinin açıklamalarını yalanlamaktadır.
Sayın Bakan verdiği yanıt: 'Kooperatifler ve bunların üst kuruluşlarına yönelik faaliyetler, 24-4 1969 tarihli, 1163 sayılı Kooperatif ve Birlikler hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Dolayısıyla, diğer kooperatif kuruluşları gibi anılan kanunlara göre faaliyet gösteren Fiskobirlik de bir özel sektör kuruluşu olup, sahibi tamamıyla ortağı bulunan fındık üreticileridir.
Bu nedenle Birliğin varlıkları üzerinde kamunun bir tasarrufu bulunmamaktadır' şeklindedir. Yine KARAAHMETOĞLU önümüzdeki fındık sezonunda yüksek rekolte beklentisine dayanarak TMO'nun elinde bulunan stok fındıkları eritme olasılığının düşük olduğu belirtmiş biran önce hazırlanacak yeni bir kararname ile Fiskobirliğin kurtarılmasının mümkün olacağını belirtmiştir. Bu yönde bir çalışma yürütülüp yürütülmediğine dair Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanına düşüncelerini sormuştur.
Yakın Plan
