
Seyit Rıza: 74 yaşında asıldı.
*
Musa Anter: İkisi sol bacağına, diğer ikisi kafasına ve kalbine sıkılan
dört kurşunla faili meçhul bir cinayete kurban gittiğinde 72 yaşındaydı.
*
Orhan Doğan: Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ensesinden tutularak
polis arabasına sokuldu. Hapse girdi.
Cezaevinden çıktıktan 3 yıl sonra 52 yaşında kalp krizi geçirdi, öldü.
*
Ahmet Kaya: “Yaşasın Türk ve Kürt kardeşliği” dediği için linç edildi.
Türkiye’yi terk etmek zorunda bırakıldı. Bir sabah Paris’te vatan
hasretinden öldüğünde sadece 43 yaşındaydı.
*
Orhan Miroğlu: 8 yıl hapis yattı. Çıktı...
Siyaset yapması yasaklandı. Yasağı bitti...
Şimdi her Allah’ın günü tehdit ediliyor.
Kelle koltukta yaşıyor.
*
Kemal Burkay: Silahın, terörün her zaman karşısında oldu.
30 yıl sürgünde kaldı. Vatanına dönmesine izin verildiğinde 75 yaşındaydı.
*
Ahmet Türk: Halepçe Katliamını protesto ettiği için siyaset yaptığı
‘Sosyal Demokrat’ Halkçı Parti’den kovuldu. 6 tane parti kurdu, 6’sı da kapatıldı.
Baktı ki olmuyor; bağımsız milletvekili oldu.
Bir gün adliye çıkışı “Şiddeti övüyorsun” diye suratına kafa attılar, burnu kırıldı!
*
Hatip Dicle: “Seçime girebilirsin” dediler... Girdi. Milletvekili seçildi.
Ertesi gün “Pardon, yanılmışız” dediler!
Şu an milli iradeyi cezaevinden temsil ediyor!
*
İşte size birkaç akil adam...
Yanlış anlamayın...
Bilmenizde fayda var diye yazıyorum:
Liberaller Cihangir’e...
Entelektüeller Türkbükü’ne...
Akil adamlar nereye, nereye de gidermiş?
Candaş Tolga Işık
Posta