
Hükümetin yeni eğitim döneminde maarif sisteminde yaptığı en büyük yeniliklerden biri “din dersi” üzerine. Bu yeni din dersi anlayışında İslam dininin anlatıldığı din dersi var zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Temel Din Eğitimi adıyla hazırlanan yeni din dersi kitapları İslam dinini değil bütün dinleri anlatan bir felsefe kitabı şeklinde hazırlanıyor.
Yani İslamiyet, Yahudilik, Hıristiyanlık başta olmak üzere belli başlı dinler hakkında bilgiler verilecek. İslamiyet’in temel esasları, Yahudiliğin temel esasları, Hıristiyanlığın temel esasları öğretilecek ve sizin çocuğunuz bu çoklu din eğitiminden hangi dini kendisine daha yakın görüyorsa o dine mensup olacak.
Güya Hz. Muhammed’i anlatmak için ayrı bir seçmeli ders koyacaklarmış.
Peki, bunun nasıl mı yapacaklar?
Hz. Muhammed’i din dersi kitaplarından kaldıracaklar, başka bir ders adı altında seçmeli yapacaklar, bir öğrencinin alacağı ders sayısı belli olduğu için din dersini alan öğrenci seçmeli olan Hz. Muhammed’in hayatı dersini almayacak.
Dolayısıyla din dersinde bir şekilde eksik de olsa öğrendikleri Hz. Peygamberimizi, “AB normlarının dayattığı çerçeve gereği” öğrenmekten tamamen mahrum kalacaklar.
Bu konuya basında ilk dikkat çeken değerli eğitimci Mahiye Morgül, halkın olup biteni görmede nasıl gafil davrandığı anlatıyor ve şöyle feryat ediyor:
“Camilerinizin kubbelerinden Hilal, mihrabından Şems kaldırılırken, çatısı kilise çatısına dönüştürülürken gık demediniz. İçine duvardan duvara halı döşenirken camiye hediye edilmiş Türk kilimleri nereye götürüldü diye sormadınız. Kubbesiz caminin, yamuk hilalin altında namaz kılmanın ne mahsuru olacak, namaz kılanın nerede namaz kıldığının ne önemi var, “önemli olan insanın içidir” dediniz… Samimi olun, başı kapalı olmayan bacılarınıza aynı şekilde “önemli olan insanın içidir” demediniz.
Paranızın üzerinden bereket duamız “buğday” kaldırılırken gık demediniz, şems yerine yedigen, hilal yerine kuyruklu yıldız getirilirken fark etmediniz. Üstelik TL değiştiğinde alkıştan avuçlarınız çatladı… Paranın üzerinde sadece Atatürk var zannettiniz, ama bütün İslam sembollerini paranın üzerine O’nun koyduğunu bilip görmediniz. Siz O’nun bozuk resimlerine sevindirilirken elinizdeki en kutsal İslam değerleriniz elinizden alındı, fark etmediniz.
Şimdi “eğitim piyasası” açılıyor. “Din eğitimi piyasası” da, din kitapları piyasası da açılıyor. Din Okulları piyasası da açılıyor, bütün hazırlıklar onadır. Sanmayın okulda verilen Din Bilgisi o eski Din Bilgisi olacak. En yetkili ağızlardan ilan edilmiştir, Hz. Muhammed’i ders kitabından çıkartılıp ayrı bir seçmeli ders yapacaklar, isteyen alır diyecekler. Bilmiyorsunuz ki, bir çocuğun haftada alabileceği ders saati bellidir, Hem Din Bilgisi dersini hem de Hz. Muhammed’in hayatı dersini birlikte alması mümkün olamayacaktır!
Ey halkım, sizden bir şeye alkış istedikleri zaman, bilin ki o an “bak bak kuş” anıdır, cebinizdeki en değerli şey çalınmaktadır. Sevgili peygamberimiz çıkartılırsa, geriye kalan İslâm mıdır?
Lütfen samimi cevap verin. Din Bilgisi dersleri dahil bütün müfredatları kırma yetkisi verilmiş, ellerinde balyoz, dersleri 3 aylık kurslarla piyasaya devreden bir piyasa üst kurulu var, adı Mesleki Yeterlilik Kurumu’dur. Kaçınız bu kurumu biliyorsunuz? Hangi derslerin “seçmeli ders” olacağına kimler nasıl karar veriyor gerçekten biliyor musunuz?
Başbakanımızın en yakınındaki çoğu yabancı 32 danışmandan kaçı bu kurumla eşgüdüm çalışıyor, bilmiyoruz.” (Mahiye Morgül, Güncel Meydan)
Evet, milleti kürtajla, Özel Yetkili Mahkemelerle, Fethullah Hoca’ya “gel artık gönlümüzün sultanı” çağrılarıyla yapılan davetlerle oyalayanlar asıl golü attı ve “Hz. Peygambere karşı” büyük bir operasyon yaptılar.
Bütün bu operasyonu yaparken bir yandan da “Çamlıca’ya büyük bir cami inşa edeceğiz” diye beyanatlar verdiler iyi mi!
Hz. Muhammed’i kitaplardan kaldır, Çamlıca’ya cami dik!
Müslümanlık dedin mi böyle olur…