Devlet Eli Kanlı Canileri Korudu...


Hak yok, hukuk yok, vicdan yok!

Bu ülkede adalette eşitlik ilkesi yok!

Birileri, “derin devleti”, “darbecileri”, “çeteleri”, “katilleri” ortaya çıkarmak, demokrasi ve özgürlükleri geliştirmek için ortaya çıkıp halkı aldatmışlar.

Onlar kendi “derin devletleri”ni kurmak, canileri zindandan çıkarmak için, üçüncü yargı paketini bir gece yarısı Meclis’ten geçirmişler MHP’yle birlikte.

Artık işlem tamamlanmıştır...

Herkesin gözü aydın!

Şimdi çığlık atmaya, “Vicdanınız sızlamıyor mu” demeye falan gerek yok.

Bu işin böyle olacağını bilmek için “kâhin olmaya” gerek yoktu.

Amaç 12 Eylül öncesindeki aydınları, gençleri, solcuları, bilim insanlarını, polis müdürlerini, CHP’li milletvekillerini öldürenleri dışarıya çıkarmaktı.

Toplum Ergenekon, Balyoz, Ayışığı, Poyrazköy, Odatv, KCK davalarıyla, tutuklu milletvekillerinin salıverilip salıverilmeyeceğiyle uğraşırken, TBMM’de AKP-MHP ittifakı yapıldı...

***

CHP derin bir uykuya dalmıştı...

İşte bu sırada olanlar oldu ve üçüncü yargı paketine özel düzenleme (madde) eklenerek “faşist canilere” özel af getirildi.

Yıllardır Silivri zindanında yatan gazeteciler, yazarlar, subaylar, bilim insanları içeride kalacak.

Zaten bunun ilk işaretini dün sabah aldık...

Odatv davasında yargılanan Soner Yalçın ve arkadaşlarının “tutuksuz yargılanma” istemleri mahkemece reddedildi.

Demokrasi ve özgürlük masallarıyla uyutulan bizim sözde liberaller şimdilerde döktürüyorlar:

“Yüreğiniz sızlamıyor mu?”

Ben de onlara soruyorum:

“Daha önce aklınız neredeydi?”

2010’da yapılan halkoylamasında yeni anayasa için neler söylemiştiniz:

“Yetmez ama evet!”

***

Gördünüz işte ileri demokrasiyi ve özgürlükleri...

Metin Lokumcu, Hopa’da çevre eylemi yaparken biber gazıyla zehirlenip kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

Ülkeyi yönetenler ne dedi:

“Bir adam öldü!”

O zaman vicdanınız hiç sızlamadı, içiniz acımadı...

Gençler tutuklanırken ne yaptınız?

Seyrettiniz!

Soner Yalçın, hazırladığı belgesellerle, yazdığı kitaplarla, yakın tarihimize ışık tuttu, faili meçhul cinayetlerin üzerine gitti, Susurluk çetesinin üzerindeki perdeyi kaldırdı.

Soner Yalçın ve arkadaşları gözaltına alınıp tutuklanırken ne yaptınız?

Zil takıp oynadınız!

Uludere’de kaçakçılıkla geçinen bir köyün korucu çocuklarını bombalayarak öldüren kimlerdi?

Hâlâ savcılık soruşturması bitmedi, olayın ne olduğu aydınlanmadı...

***

Bu ülkede halkın oylarıyla seçilmiş sekiz milletvekili bir yıldır içeride...

Eli kanlı katillere özel af getirilirken bu milletvekilleri “yeterli kanıt toplanmadığı” gerekçesiyle yıllardır zindanda yatıyor.

Bir ülkede 700 üniversite öğrencisi, çok sayıda gazeteci, bilim insanı, solcu, devrimci içeride...

Bu ülkede Sarp Kuray içeride...

Balbay, Tuncay, Hikmet Çiçek içeride...

Büşra Ersanlı, Ayşe Berktay, Fatih Hilmioğlu içeride...

KESK’li sendikacılar, BDP’li belediye başkanları içeride...

Eski DİSK genel başkanlarından Kemal Türkler’i, 7 TİP’li genci öldüren faşist caniler ise artık dışarıda.

Toplum bu olup bitenleri sadece seyrediyor...

Çünkü toplumun üzerine ölü toprağı atılmış...

Demokratik hak ve özgürlükler için tepki koyamıyor.

***

Toplum yılgın!

Toplum korku içinde!

Kemal Türkler’i ve 7 TİP’li genci öldüren caniler iki yıl hapis yatıp tahliye olurken, 14 yaşındaki çocuklarımız taş atmaktan yıllardır zindanda yatıyor...

Poşu takan, eylem yapan üniversiteli gençlerimiz 23 yıl hüküm giyiyor...

Ve dün öğle saatlerinde, CHP Kayseri Merkez İlçe Başkanı Ömer Yılmaz, TÖBDER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akın ve Elazığ’da sol görüşlü öğrenci Keskin Temel’in katili Muhsin Kehya “infazı durdurulup” cezaevinden çıkarıldı.

Benim isyanım bu yüzden!


Hikmet Çetinkaya
Cumhuriyet