Dışarıda adam mı kalmadı?..
Başbakan Erdoğan “KPSS temizdir!'' diyerek, ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir'e sahip çıktı.
Sonra da ''Twitter'' lakabını taktığı CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na sordu.
“Dışarıda adam mı kalmadı da tutukluyu milletvekili adayı yaptınız?''
Kılıçdaroğlu hemen cevapladı:
“Hukuk bilgisi yetersiz. Savcılar arkadaşlarımızın vekil seçilmelerinin önünde hiçbir engel olmadığına karar verdi. Kendisi de milletvekili seçilemiyordu. Onu biz vekil yaptık! Bunu unutmasın!''
Tartışma sürüp gidiyor...
***
Madem söz “adam''dan açıldı, devam edelim.
“Dışarıda adam mı kalmadı?'' sorusu, “Başka adam mı kalmadı?..'' şeklinde de sorulabilir!
Örneğin “Koskoca memlekette başka adam mı kalmadı da, şaibesiz bir sınav yapmayı beceremeyen Prof. Demir'i ÖSYM'nin başına getirdiniz?'' denilebilir.
Bunu diyenler de yerden göğe kadar haklıdır.
Çünkü Prof. Demir'in adı ÖSYM tarihinde milattır!
ÖSYM tarihinde iki dönem vardır:
Demir'den önce (DÖ), Demir'den sonra (DS)...
(DÖ) de, yani Demir'den önceki dönemde, hiç kimsenin aklına, sınav sorularının çalınabileceği gelmezdi.
Çalınsa bile, suçluların hemen yargı önüne çıkarılacağı bilinirdi.
Ama (DS) de, yani Demir'den sonraki dönemde, bu kanı tam tersine döndü.
Şaibesiz sınav yapılamaz oldu!..
ÖSYM şaibe doldu.
2010 Kamu Personeli Seçme Sınavı “soru hırsızlığı'' nedeniyle iptal edildi.
Hırsızlık dört dörtlük kanıtlandı.
Başbakan MİT'e faillerin bulunması için talimat verdi.
Verdi de ne oldu?
“Sıfıra sıfır, elde var sıfır!'' oldu.
Sorular çalanın yanına kar kaldı!
Bu nedenle Başbakan istediği kadar “KPSS temizdir!'' desin!
Ali Demir, isterse ağzıyla kuş tutsun...
Artık kimse inanmaz.
Yemin Billah etse, kamuoyu desteği sağlanmaz.
***
Örneklere devam edelim...
Düşünceleriyle “Koskoca memlekette başka adam mı kalmadı da, bu kişiyi Polis Akademisi Başkanı yaptınız?'' dedirten Prof. Remzi Fındıklı'nın kitabından “özlü sözler'' (!) okuyalım:
“Bal arıdan, kavga karıdan olur!''
“15'inde kız ya erde, ya da yerde olmalıdır!''
''Erkeğin göbeklisi, kadının da bebeklisi makbuldür!''
Fındıklı Hoca'nın kitabına naçizane bir katkı da benden:
“Polis teşkilatı sahipsizdir. Polis Akademisi öğrencileri ise talihsizdir!..''
***
Yeri gelmişken eski YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan'ı da anmadan geçmeyelim. Ne demişti Yusuf Ziya Hoca?
“Domates tohumunu alıyorsunuz. Artık genetik programlama diye bir şey var. Domatesin içine öyle bir genetik mekanizma yerleştirirler ki, hiç bilmediğimiz hastalıklara kapılabiliriz! Böyle şeylerle, zamanla bir milleti yok edebilirsiniz! Öyle bir şeyler yerleştirirler ki, 20 yıl içerisinde o tohumdan yiyen insanlar ölür!..''
Allah aşkına koskoca memlekette adam mı kalmadı da, “domatesle bir milletin yok edileceğini'' iddia eden bu kişiyi, YÖK'ün başına getirdiniz?
Ama iyi ki getirdiniz de...
Bir milleti cehaletin yok edebileceğini öğrettiniz.
Uğur Dündar
Sözcü
