Kızlarımız Londra’da neden tarih yazdı?
Aslı, Gamze, Nur ve Nevin’in olimpiyatlardaki başarılarının coşkusuyla, gece yarısı geçtim Google’ın başına. Ve kızlarımızın Türkiye adına gerçekten tarih yazdığını rakamlarla tespit ettim. Sizlerle de paylaşmak istiyorum:
Türkiye olimpiyatlara ilk kez 1908’de katılmış. Sporcularımızın bugüne kadar aldıkları altın-gümüş-bronz toplam madalya sayısı 87 ve sıkı durun; bu 87 madalyanın 58’i, “Ata sporumuz” dediğimiz güreş!
104 yıllık olimpiyat tarihimizde güreş dışında sadece 29 madalya alabilmişiz; bu 29 madalyanın da 10’u halter (tabii ki Bulgaristan’dan ithal ettiğimiz ünlü haltercilerimiz Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu’nun da katkılarıyla...)
Güreş ve halter dışında geriye kalan 19 madalyanın dağılımı şöyle: 6’sı tekvando, 5’i boks, 6’sı atletizm, 2’si judo.
104 yılda sadece 6 madalya!
Dikkatinizi çekerim 104 yılda atletizmde sadece 6 madalya alabilmişiz ve bunlardan 2’sini önceki gece Aslı ve Gamze Türkiye’ye getirdiler: Dahası Aslı, erkek sporcularımızın da Etiyopya’dan ithal ettiğimiz Elvan Abeylegesse’nin de başaramadığını başardı ve Türkiye’ye atletizmde olimpiyat tarihindeki ilk altın madalyasını kazandırdı. (Elvan, Pekin Olimpiyatları’nda 5 bin ve 10 bin metrede 2 gümüş madalya almıştı.)
Aslı ile Gamze öz be öz bu topraklardan yetişen 2 kızımız olarak, Süreyya Ayhan’ın 1500 metrede açtığı yoldan ilerlediler. Süreyya atletizmde kızlarımız için ilk rol modeliydi. Aslı’yı da Süreyya gibi kocası çalıştırmış, zaten Süreyya da Aslı’ya çok destek olmuş.
Şimdi artık kızlarımızı küçük yaştan atletizme teşvik etmek için birden çok rol modeli var; onları gözümüzün bebeği gibi el üstünde tutmalıyız.
Madalya alanlar...
Buradan gelelim olimpiyatlarda Türkiye’ye madalya getiren kadın sporcularımıza... Valla ben Google’ın gözünü çıkardım: aradım-taradım ve olimpiyat tarihimizde Londra’ya gidinceye kadar madalya kazanmış 6 kadın sporcumuza rastlayabildim. Sırasıyla...
* Judocu Hülya Şenyurt, olimpiyatlarda madalya kazanan ilk Türk kızı. 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda bronz madalya alarak Türk kadın sporcular adına siftahı yapmış.
* Hamide Bıçkın Tosun, 2000’de Sydney’de tekvandoda bronz madalya aldı.
* Kadınlarda ilk altın madalyamızı ancak 2004’te Atina’da Nurcan Taylan’la halterde kazandık.
* 2008 Pekin Olimpiyatları’nda kızlarımız altın madalya kazanamamış olsalar da, madalya sayısında erkek sporcularımızla tam eşitliği sağlamayı başardılar. Elvan’ın 2 gümüşüne ek olarak Azize Tanrıkulu tekvandoda, Sibel Özkan da halterde gümüş madalya sahibi oldular.
Artık bizi kimse tutamaz
Olimpiyat tarihimizde atletizmde ilk altın madalya Aslı’yla geldi. Kadın basketbol ve voleybol takımlarımızın da Londra’daki siftahlarını, 2016’da madalya ile taçlandıracaklarına inanıyorum. Son 28 yıldaki olimpiyat kafilemizde kadın sporcu sayısındaki çarpıcı değişime bakar mısınız?
* 1984’te 2 kadın, 46 erkek;
* 1988’de 5 kadın, 45 erkek;
* 1992’de 8 kadın, 39 erkek;
* 1996’da 9 kadın, 45 erkek;
* 2000’de 15 kadın, 44 erkek;
* 2004’te 21 kadın, 45 erkek;
* 2008’de 20 kadın, 48 erkek;
* 2012’de 66 kadın, 58 erkek.
Bu satırların yazıldığı saat itibarıyla kızlarımız, sporcu sayısına ek olarak madalya sayısında da erkeklere üstünlük sağlamıştı. Artık bizim kızları kimse tutamaz. 2016’da bugüne kadar Türkiye’nin hiç madalya alamadığı kategorilerde kızlarımızın, şeytanın ayağını kırdıklarına hep birlikte tanık olacağız.
