Çağdaş Çözümler!
Bir iki BDP milletvekili Köşk’e çıktı.
Başbakan terörle ilgili açıklamalarında soruna çare üretilecekse PKK ile Oslo görüşmeleri elbet devam edebilir, dedi.
Şayet Öcalan’ın Türk vatandaşlığı sürüyorsa TC Başbakanı olarak RTE, her vatandaşımla görüştüğüm gibi onunla da görüşürüm demeye gelen bir şeyler söyledi.
Kaç gündür medyamızda terörü sonlandıracak sıcak yaklaşımlardan, Oslo görüşmelerinin başlamış olacağından, son günlerde pek ortalıkta görünmeyen MİT müsteşarının İmralı ile bir araya geldiğinden söz eden dayanağı olmayan, kaynağı belirsiz haberlerden geçilmiyor.
Bu arada terörden bıkıp usanan millete umut vaat eden demeçlerin yanı sıra çözüme nasıl ulaşacağımızı müjdeleyen demeçlere de rastlanıyor.
Gazetedeki başlık, “Allah’ın izniyle terörü çözeceğiz” diyor.
İmza: Meclis Başkanı Cemil Çiçek!
Hayli eğlenceli başka demeçler de birinci sayfalarda.
Örneğin Hürriyet dün BDP Genel Başkanı Demirtaş’ın Köşk görüşmelerini değerlendirirken “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de giderek boyutlanan terörden ‘rahatsız’ olduğunu” açıkladı.
Beş altı yıldır devletin girdiğini çıktısını bilen Cumhurbaşkanı’nın nihayet terörden rahatsız olduğunu bu demeç vesilesiyle öğrenmek doğrusu beni rahatlattı!
***
Cumhurbaşkanı artık terörden rahatsız olduğunu duyuruyor.
Başbakan, sona ersin de terör, kamuoyuna ters gelen ne varsa yapmaktan söz ediyor.
Meclis başkanı, umutlu, beklenti içinde. Allah’tan izin ha geldi ha gelecek!
Ufak tefek engeller var. KCK davası sanıklarının ölüm orucuna dönüşen açlık orucuna son verilmesinin yanı sıra….
…örneğin “İmralı’sız çözüm olmaz” diye dayatan BDP’nin, Öcalan’ın tecritten çıkarılmasını, şöyle dayalı döşeli bir villada yaşamasını, mahkemelerde geçerli dil olarak kullanılacak Kürtçenin ulusal eğitimde de Türkçenin yanı sıra dil olması, demokratik özerklik gibi basit kimi dayatmaları da yaşama geçirildi mi?..
…kuşkunuz olmasın, terör sorununu çözecek yöntemler kapıdadır!
***
İstediğini vererek terörden neden kurtulmayalım?
Devir değişti beyler! Kendinize gelin...
Zaten RTE sayesinde hızlı, büyük adımlar atarak çağdaş ne kadar anlayış varsa çoğuna kafa tutarak böyyük millet olmadık mı?
İşte örnekler: Milli Eğitim’in onayı ile ilköğretim öğrencilerine dağıtılan kitaba göre, Darwin maymuna benziyor. Freud sapıkların babası. Einstein zampara. Afife Jale aşufte gözüyle bakılan gariban. Newton yer çekimini uyuklarken buldu. (Gazetelerden)
Bundan sonra kızdığınız birine maymun suratlı deyin de dünyanın kaç bucak olduğunu görün.
Lütfen itiraz etmeyin bu olasılığa. Nedeni şu haberde:
İstanbul Şişli’de oturan bir hanım, iç çamaşırlarını çalmak ve kendisine sürekli bakmakla suçladığı bir adamı iki kez uyardı. Adam “göz hapsini” sürdürünce şikâyetçi oldu.
Şüpheli, suçlamaları kabul etmedi. Hırsızlığa takipsizlik kararı veren savcı, “rahatsız eden bakışlar için tacizden” 2 yıla kadar hapis talebiyle iddianame hazırladı.
Elle, sözle taciz zaten yasak!.. Ama güzele güzel diyerek bir kadına devamlı baktın mı, tacizden 2 yıl içeri!
Kadın haklarını daha nasıl korusun savcılar?..
***
Mersin’in Toroslar ilçesi Kaymakamı Kaya Çatak’ın, serbest kıyafet tartışmasına son noktayı koyan, devrim diye nitelenerek okullara tebliğ ettiği çözüm içerikli şu talimatına ne dersiniz?
“Öğretmenler beyaz, güvenlik görevlileri siyah, erkek temizlikçiler mavi, kadınlar pembe önlük giyecek -önlük belden kuşaklı, çift cepli olacak- sol yakada mavi kart üzerine isim yazılacak.”
Böyle Milli Eğitim, böyle İçişleri bakanına böyle kaymakam!
İyi pazarlar!
