Tayyip referandumda boğulur



Benzer şeyi Özal yapmıştı.
O da Tayyip Erdoğan misali, kibrinin zirvesindeydi.
“Ben ne dersem o olur” havalarındaydı.
Öyle olmadı, yapılan referandumda halktan okkalı bir şamar yedi.
İddia ile söylüyorum, bugün gündemde olan referandum yapılsa aynı sonuç alınır.
Öyle çünkü bu referandum, sırf bir kibrin ve şımarıklığın oylaması olur ve halk da buna tepki koyar!
Ne imiş efendim, Mart sonu kar-kış kıyametmiş ve seçim olmazmış!
Peki, 30 senedir yapılanlar ne?
Düşünün, halk Mart sonunda seçim olabilir mi, olamaz mı diye sandığa çağrılacak!
Ne zaman?
Aralık sonunda!
Söyleyin kim böyle bir referandum kampanyasında prpaganda için sahaya inebilir!
Bırakın Bahçeli’yi (ki o zaten 4 Kasım’daki MHP Kongresinde’de gidecek gibi görünüyor), Erdoğan bile alanlara çıkamaz.
Ayrıca referanduma gidilirse, sonuç ne olursa olsun, Tayyip Erdoğan’ın hesapları şaşacak!
Malum Anayasa’da seçime bir yıl kala değişiklik yapılamaz şartı var.
Hadise açık ve net olarak ortada, Tayyip Erdoğan, kendi politik hesapları adına siyaset mühendisliği yapıyor.
Devlet Bahçeli de, sebebi nedir bilinmez, her kritik süreçte olduğu gibi yine onun arkasına takılmış durumda!
Proje net! Tayyip Erdoğan, kış bitiminde yani Mart sonunda yapılacak seçimin AKP’ye yaramayacağını görüyor ve yaz sonuna yani Ekim ayına almak istiyor ki kendisi de Cumhurbaşkanlığı seçiminde rüzgar alsın!
Peki, bundan sonrası mı?
Olması gereken, Cumhurbaşkanı’nın referanduma hükmetmesi! Zira onaya sunulan değişlik teklifinde ne bir usul hatası ne de Anayasa’ya aykırılık var.
Ama baskılar ortada, Abdullah Gül veto edeceğe benziyor çünkü Gül, riske giren biri değil. Dolayısıyla AKP güdümündeki kamuoyunu karşısına alamaz!
Oysa Abdullah Bey, riske girse Erdoğan’ı pekala kitlelerle karşı karşıya getirebilir ve Çankaya’ya adaylıkta birkaç adım öne çıkabilir.
Gelelim veto sonrasına?
Değişiklik teklifi geri çekilebilir. Zira macun tüpden çıkmış yani 367’ye erişilemeyeceği görülmüştür. Dolayısıyla ikinci turda  360’ın bile gerisine düşülebilir.
Keşke kaçağa gitselermiş!
Uludere’de bombalanan kaçakçılara malum şehit hakkı ve hatta ötesi tanındı.
Her bir ölünün yakınına, yüz küsür bin TL tazminat ödendi.
Peki, ya Afyon patlamasında hayatını kaybeden Mehmetlere?
Yok! Onların ailelerine, bırakın yüz küsür bini, 30 bin TL bile çok görüldü yani bir kuruş bile ödenmedi!
Dahası, yakınlarına iş imkanı da yok!
Düşünün, vatan görevi esnasında vuku bulan patlamada şehit olan Mehmetçiğin, yetim kalan çocuğuna bakmakla mükellef olan dul eşine, iş verilmiyor ve sokağa atılıyor.
Gerekçe ilginç?
Çünkü onlar doğal afet şehidiymiş!
Tam bu noktada soralım; Uludere’de ölenler neyin şehidi?
Ne olur söyleyin, kaçağa gitmenin, vatan görevinden daha kutlu görüldüğü bir başka ülke var mıdır yer kürede?
Oğluna ağlamasına bile izin vermediler
Ne imiş efendim güvenlik riski oluşurmuş!
Ne imiş efendim kaçabilirmiş!
Ne imiş efendim bir eroin taciri öyle yapmışmış!
Oğlunu yitiren büyük vatansever Fatih Hilmioğlu Hoca için söyleniyor bütün bunlar.
Evet, Fatih Hoca’ya gencecik evladı için yas tutmasına bile izin vermediler ve Silivri zindanından Sincan zindanına naklettiler.
Bre utanmazlar! Fatih Hoca eroin tüccarı mıdır?
Hem Silivri kahramanlarından bugüne kadar kim ya da kaç kişi kaçmış?
En önemlisi, nereye kaçacak ve niye kaçacak?
Görüyorsunuz, matem tutmaya bile izin vermiyorlar!
Ama gün ola harman ola! Bu karanlıkların bir sabahı olacak ve Güneş bir gün mutlaka doğacak!
Ama bilsinler ki aynı şey onların başına gelirse biz yine itiraz edeceğiz çünkü biz insanız!
Sevgili Fatih Hocam, size ve bütün ailenize sabırlar, Emir kardeşime rahmetler diliyorum.
PKK, Kışla’da kampanya yapacak öyle mi?
Erler oy kullanacakmış!
AKP, pardon Tayyip Erdoğan öyle istiyor.
Bunun anlamı ne midir?
PKK’ya mesela Hakkari Dağ Komando Tugayı’nda, propaganda imkanının bahşedilmesi demektir.
Sadece orası mı?
Selimiye Kışlası, Gazi Orduevi, Muhafız Alayı, Anıtkabir’i Koruma Bölüğü kısacası bütün askeri alanda PKK, seçim kampanyası yapacak!
Nasıl mı olur?
Şöyle olacak:
Seçim demek, propaganda demek değil mi?
Öyle olunca da Kışla’da oy kullanacak erleri bunun dışında tutamazsınız!
Şu halde PKK’ya, erlerimize propaganda imkanı verilecek!
Sakın “PKK parti mi?” demeyin!
BDP’nin, PKK’nın TBMM’deki uzantısı olduğu artık gün gibi aşikar ki, bunu BDP’liler bile saklamıyor.
Evet, PKK’ya Kışla’da seçim kampanyası, Bahçeli destekli Tayyip Erdoğan’ın necip milletimize son armağanı olacak... Mübarek olsun!