Zamlar ardı ardına geliyor… Elektrik ve doğalgaza yapılan son zamlar… Tüketiciyi Koruma Derneği’nin İstanbul’da yaptığı eylem…
Bakın, unutmadan yazayım…
Kış erken mi bastırdı ne…
Antalya ve Rize’den ölüm haberleri… Dere yataklarına yapılan evlerin yıkılması…
Ölen insanlarımız…
Antalya’daki yağmur suları seraları bastı, pamuk tarlaları göle dönüştü.
Bu arada Türkiye’nin cari açığı 2011 yılının ilk sekiz ayında 57 milyar dolar oldu…
2010 yılının aynı dönemine göre yüzde 102 bir artış var…
Bu ne demek oluyor?
Bir yılda 27 milyar 447 milyon dolar artış!
Elbet güzel yurdumun insanları akşamları televizyon dizilerini, reklamları izledikçe Türkiye’nin güllük gülistanlık olduğunu düşünüyor olmalı ki, İstanbul Taksim’de zamları protesto edenlerin sayısı çok azdı.
***
Aynı protestolar Ankara’da da yapılmadı mı?
Yapıldı!
Orada da çok az sayıda insan vardı!
Türkiye terörle boğuşuyor, Murat Karayılan’ın İran tarafından yakalandığı, ardından salıverildiği konuşuluyor.
Doğru mu, yanlış mı, orasını bilmiyorum haberlerin…
Haberi veren Yeni Şafak gazetesi olduğuna göre bence doğruluk yanı ağır basıyor.
Olay aslında yılan hikâyesine döndü… Yapılan açıklamalar insanın ister istemez kafasını karıştırıyor…
Hangisi doğru, hangisi yanlış?
Türkiye bir yandan terörle boğuşuyor, öte yandan Ortadoğu’ya çekidüzen vermek için uğraşıyor…
Bir de dört yıldır Almanya’daki Deniz Feneri e.V’yle uğraşıyoruz…
Köstebek kim?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı:
“Köstebek, dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay…”
Polis baskınını Deniz Feneri e.V’nin Türkiye’deki şirket yöneticilerine önceden haber vermiş:
“Operasyon yapılacak!”
Atalay, hemen tepki gösterdi:
“Elinde belge, bilgi varsa açıklasın!”
***
Gündemin sürekli değiştiği Türkiye’de köşe yazarlarının da işi zor…
Hangisini yazacaksın…
En kolayı yağdanlık olmak… AKP iktidarını övmek, laf söyleyenleri karalamak, biraz Ergenekon, biraz Balyoz yazıp muhalif gazetecilere gözdağı vermek:
“Kendine gel, yakarız seni!”
Böylesi daha iyi…
Hem üç-dört televizyon kanalında program yapıp cebinizi doldurursunuz, hem “muhafazakâr, liberal demokrat” gibi kavramlar uydurup abilerin, ablaların, teyzelerin gönlünü hoş tutarsınız.
Boşverin siz HES’lere karşı eylem düzenleyenleri, biber gazıyla Hopa’da ölen emekli öğretmen Metin Lokumcu’yu, bırakın emek-sermaye çelişkisini, bırakın ekonomik bunalımı soldan tartışmayı.
Türkiye büyüyor, demokratikleşiyor, Ortadoğu’ya çekidüzen veriyor, İsrail’e, Suriye’ye rest çekiyor…
***
Ülkemizde eğlendirici şeyler de oluyor…
Ben haberi okuyunca gülümsedim.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencileri, dekanlarını kendilerinin seçemediğini anımsatmak için ne yapmışlar biliyor musunuz?
Dekanlık için “Sarıkız”ı destekleme kararı almışlar.
Her yıl düzenlenen “İnek Bayramı”nda “Sarıkız” dekanlık koltuğuna oturmak için aday olacak…
Seçim bildirgesine baktım…
Oylama şöyle olacak:
“Açık oy, gizli sayım!”
Sarıkız dekan koltuğuna oturursa neler yapacak?
Gelin birlikte okuyalım verdiği sözleri:
“Okula polis girmeyecek… ÖGB dağıtılacak, özel güvenlik şefi ormana gönderilecek… Kameralar ve kayıtlar yok edilecek… Teşkilat-ı Mahsusa görevlileri teşhir edilecek, ibret olsun deyu muz ağacında sallandırılacak…”
***
Türkiye böyle…
Gerçeklerle yüzleşmek işimize gelmiyor.
Zammış, cari açıkmış, bizi pek ilgilendirmiyor…
Hayatımız da böyle geçip gidiyor…
Hikmet Çetinkaya
Cumhuriyet