İsmet İnönü Unutturulamaz
Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Talim ve Terbiye Kurulu, İsmet İnönü adını Uluslararası İlişkiler Dersi’nin müfredatından çıkarıyormuş!
İnönü’nün torunu CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in yanıtlaması istemiyle, TBMM Başkanlığına bir soru önergesi vermiş.
Duyulduğunda, insanın tüylerini diken diken eden bir olay. Tarihi yapanları, yazanlar yok edemez. Bu konudaki girişimler, hep hüsranla sonuçlanmıştır.
Sonları yaklaşanlar, ne kadar direnseler de bunun önüne geçemez. Hatta bazen bu çabalar, sonun gelişini hızlandırma dışında bir işe yaramaz.
2. Dünya Savaşı’nda Almanya’nın tüm dünya ülkelerini karşısına almasını; savaş ekonomisini bilmeyenler bir anlam veremez. Bazıları Hitler’i deli ilan edip, işin içinden kolayca sıyrılmaya çalışır.
Hitler çavuşluktan generalliğe yükselmiş bir askerdir. Bunu başarmak herkesin harcı değildir. İzlediğiniz yol doğru değilse; sonunuz o denli hızlanır.
Bence; bakana soru önergesi vermek, torununa kalmamalıydı. Ulusal bağımsızlığın kazanılması ve Cumhuriyetin kurulmasında büyük katkıları olan İnönü, örgütlü yaşamdan kopmamış, yaşamının sonuna kadar bu niteliğini yitirmemeye çalışmıştır.
TBMM’nin aldığı kararları yaşama geçirmede büyük katkısı olan, CHP’nin uzun yıllar genel başkanlığını yürüten bir ulusal kahramanın, isminin müfredattan çıkarılmasına tepki koymak örgütünün sorunu olmalıydı.
O, Ulusa malolmuş bir kahramandır. Tüm ulus onun evladıdır, torunudur. İnsan, kan bağı olamayan bir milletvekili olmasaydı; İnönü ile ilgili hiçbir girişim yapılmayacak mıydı diye düşünmeden yapamıyor.
Uluslar arası İlişkiler Dersi’nden, Lozan Antlaşması’nı da çıkarmanız gerekir. Onu çıkarmazsanız; Lozan’a kimin gönderildiğini, emperyalistlerin hizaya sokularak antlaşmanın nasıl imzalandığını da açıklayamazsınız.
Gelinen çağda, bilgiye ulaşımın engellenmesi mümkün değildir. İsteseniz de, istemeseniz de o tarihte yerini almıştır. Onu, öğrencinin ve halkın beyninden silmek olası değildir.
Halkın tepkisini ölçmek için bu tür girişimlerdebulunmak doğru değildir. Çünkü; bazen ortaya çıkan tepkiyi yönlendirmek, hiçte kolay olmayabilir.
Halkımız, ülkesi ve kendisi için emek verenleri 4 elle sarılır, korur ve sahiplenir. Bunu unutmamak gerekir. Tez bu yanlıştan dönülmesi naçizane önerimdir.
ÖSYM’nin hazırladığı ve düzenlediği KPSS’de daha eskisinin izleri unutulmadan; KPSS'de çıkan soruların, 3'ü dışında aynısını yayımlayan Beyazkalem Yayıncılık'ın yöneticilerinden Mevlüt Koca'nın, Deniz Feneri Derneği Ankara Şube Başkanı olduğu yazılıyor.(Aydınlık Gazetesi) Türkiye, soruların parayla satıldığı ve Google'da sorulardaki bazı soru yanıtlarının, sınav öncesi haftada rekor seviyede tıklandığı iddialarıyla çalkalanmaktadır.
Sınav stresi nedeniyle deprasyon geçiren vecanına kıyan adayların sayısı 30'lara ulaşmışken, yöneticiler aymazlık içindedir.
Mağdurlar, haklarını aramak için ülkenin dört bir yanında adliye önlerinde basın açıklaması yaparak, davalar açmaktadır.
ÖSYM Başkanı, yine araştırıp incelemeden inkar yolunu seçmiştir. İnsanlar hatalardan ders çıkartma yeteneğine sahip tek canlı türüdür.
Bunu kavrayamadığınız sürece; tarih sizin için, tekerrürden ibaret olur.
Osman Gazi Oktay
Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şube Başkanı
