
Başbakan Erdoğan, Güney Afrika’da kendisini diyaloğu kesmekle suçlayan İsrailli yetkiliye çok
sert yanıt verdi: Devlet terörü uyguluyorsunuz ve atom bombanız var, siz bölge için tehditsiniz.
Soruyu tünelde boğdu!
BaŞbakan Erdoğan, İsrail elçilik görevlisinin “Tünelden sadece gıda değil silah geçiyor. Siz elçinizi geri çektiniz, diyalog nasıl olacak sorusuna sert yanıt verdi: O tünellerden geçse geçse tüfek geçer, füze ve bomba geçmez!
Fosfor bombası attınız
Sİz Gazze’ye fosfor bombası attınız. Bu kitle imha silahıdır, suçtur. BM binalarını bile bombaladınız. Bunu da yaptınız. Bölgede devlet terörü uygulayan İsrail’i ben çevresi için tehdit görüyorum. Çünkü atom bombası var.
Türkiye’yi kaybettiniz...
Madem Gazze’den roket atılmış; bunu İsrailli yetkililere de sordum, “Kaç İsrailli öldü, söyler misiniz?” Bize cevap veremediler. Türkiye’yi bunun için kaybettiniz. Siz burada rahatsınız ama Filistinliye huzur yok.
Elinde atom bombası olan İsrail tehdittir
Erdoğan, Güney Afrika’daki konferansta kendisine soru soran İsrailli başkatibe sert çıktı: Tünellerden geçse geçse ufak silahlar çıkar. İsrail’in ise kitle imha silahları var.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Ben şu anda İsrail’i de bölgesi, çevresi için bir tehdit olarak görüyorum. Çünkü atom bombası var” dedi. Erdoğan, İsrail’in bölgede devlet terörü uyguladığını da söyledi. Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığında Türk Dış Politikası konulu bir konferans verdi ve daha sonra katılımcıların sorularının yanıtladı. Erdoğan, İsrail’in Pretoria Büyükelçi Yardımcısı Başkatip Ya’akov Finkelstein’in, “Siz Gazze’deki tünellerden gıdaların geçtiğini söylediniz. Ancak oradan sadece gıda değil, silahlar, füzeler geçiyor. Bu füzelerle şehirlerimiz, çocuklarımız vuruluyor. Ayırca Palmer raporunda kuşatma uygun görülüyor. Biz doğrudan diyalogdan yanayız. Ama siz İsrail Büyükelçinizi geri çektiniz. Doğrudan diyalog nasıl olacak” sorusuna şu yanıtı verdi:
Herkes İran’a saldırıyor
“Bir defa şunu bilmenizi istiyoruz, bu tünellerden atom bombası geçmez, nükleer silah geçmez. Fosfor bombaları geçmez. İsrail, fosfor bombaları ile Gazze’yi bombalamıştır. Bu bir kitle imha silahıdır. Kitle imha silahı kullanmak suçtur. Buna herhalde ‘evet’ diyemezsiniz. O tünellerden geçse geçse kütük çaplı silahlar geçebilir, tüfek geçer, bunlar geçer ama oradan tank, top bunlar geçmez değil mi? Ama Gazze tanklarla toplarla kuşatılmıştır ve bir taraftan da fosfor bombaları atılmıştır. BM binalarını bile bombaladınız. İsrail bunu da yaptı. Ve hiç bir zaman bende atom bombası var diyemiyor. Sessiz kalıyor. Ama İran’da atom bombası var diye herkes İran’a saldırıyor. Bu nasıl adalet? Ben, şu anda İsrail’i de çevresi için, bölge için tehdit unsuru olarak görüyorum çünkü kendisinde atom bombası var. Bütün bunların yanında İsrail şu anda işgalci durumunda ve İsrail devlet terörü uygulamaktadır, bölgede... Bu devlet terörü uygulaması yeni değildir ve ben soruyorum; madem Gazze’den Filistin’den roketler atılmış bunu ben Sayın Olmert’e de sordum, diğer İsrailliler’e de görüştüğümde sordum, dedim ‘kaç tane İsrail’li öldü, söyler misiniz?’ Bize cevap veremediler. Ama biz 7’den 70’e onbinlerce Filistinli’nin, Gazzelinin o bölgede İsrail’in bu bombaları karşısında öldürüldüğünü çok iyi biliyoruz ve bunun acımasızca yapıldığını biliyoruz.”
Türkiye’yi kaybettiler
İlişkilerin bozulmasında kaybeden tarafın İsrail olduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti: “İşte bölgede en önemli dostu Türkiye’ydi. Niye kaybetti? Bu yaklaşımları sebebiyle. Ve böylece zaten bölgede kendini yalnızlığa itmiş durumda. o toprakların, o arazilerin sahibi İsrail değildir, o arazilerin sahibi Filistinliler’dir. Siz şu anda Güney Afrika’da hür yaşıyorsunuz, rahat yaşıyorsunuz, huzurlu yaşıyorsunuz ama Filistinli kendi topraklarında bu huzuru bulamıyor. Bu huzur onlar için yok.”
Filistin devleti tanınmalı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Filistin halkının devlet olarak tanınma yönündeki haklı talepleri karşılanması ve 1967 sınırları temelinde kurulacak Filistin devletinin BM üyesi olarak hak ettiği yeri BM’de ve dünyada alması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde BM Genel Kurulu’nda da söylediğim gibi Filistin devletinin tanınması uluslararası barış için bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Biz de bu anlayışla, gerek Filistin devletinin tanınması, gerek Gazze halkı üzerindeki gayri hukuki ablukanın kaldırılması için aktif olarak çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Halen BM Güvenlik Konseyi’nde etkin bir konumda bulunan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bu yöndeki çabalarını şükranla yad ediyorum.”
Tel Aviv yönetimi yanlış hesaptan bir an önce dönsün
Güney Afrika’daki konferansta Mavi Marmara Gemisi’ne yapılan saldırıya da değinen Başbakan Tayyip Erdoğan, özür ve tazminat taleplerini hatırlatarak, “Uzattığımız merhamet elini kendileri en az bizim kadar iyi bilir” dedi. İsrail’in söz konusu saldırısının Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından da en güçlü şekilde protesto edildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu nedenle İsrail’den talep ettiğimiz özür, tazminat ve Gazze ablukasının kaldırılması yönündeki hususlar sadece bizim değil, esasen tüm uluslararası toplumun beklentileri olarak görülmeli, bu çerçevede takip edilmelidir. Geçmişte tarihin en zor zamanlarında Yahudi toplumuna uzattığımız merhamet elini kendileri en az bizim kadar iyi bilir. Türkiye’nin bu tavrı doğrudan evrensel insani değerlerin savunulması ile ilgilidir. Keza, bir önceki İsrail hükümetleriyle barış süreci dahil pek çok konuda yakın çalışmalar yürüttüğümüzü de İsrail kamuoyu çok iyi bilir. İsrail, Suriye ilişkilerinde yaptığımız çalışmaları, gayreti çok iyi bilir. Temennimiz, İsrail hükümetinin yaptığı yanlış hesaptan bir an evvel geri dönmesidir.”
BM reforme edilmeli
Başbakan Erdoğan, BM’nin bugüne kadar İsrail’e yönelik aldığı 89 yaptırım kararı bulunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Ama hiçbiri uygulanmamıştır. BM Genel Kurulu’ndan 247 adet yaptırım kararı çıkmıştır, ama hiçbiri uygulanmamıştır. Peki bununla ilgili İsrail’e yaptırım veya baskı uygulaması yapılmış mıdır? Hayır, yapılmamıştır. Bu konuda, bir çaba var mı? Yok, ama İranla, Sudan’la ilgili var, diğer bazı ülkelerle ilgili var, orada var orada yok işte siz bu ikicikli yaklaşımla dünyada barışına hizmet edemezsiniz ve BM de üzerine düşen görevi yerine getirmemiş olur. Dolayısıyla, BM’nin reforme edilmesi şarttır. ve bu reforme edilmesi sürecinde de bu daimi üyeliklerin, geçici üyeliklerin değiştirilmesi lazım. Yani daimi üyelik denildiği zaman dünyada herkesi buradan nasibini almalıdır. Bütün ülkeler buradan nasibini almalıdır. Şu anda bir tane Afrika ülkesi var mı daimi ülkeler arasında? Yok, nasıl olacak da burada adalet dağıtılacak. Şu anda Afrika kıtasının kaderi kimin elinde. 5 tane daimi üyenin elinde böyle neticeye gitmek mümkün değil.” BM’nin son Suriye kararını da hatırlatan Erdoğan, BM’nin biran önce reforme edilmesi gerektiğini söyledi.
Yeniçağ