Gazeteci Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 günü eşiyle birlikte hasta ziyaretine gidecekti. Oğlu Özgür, bir konsere katılmak için onlardan önce evden çıktı. Babası ‘’Arabanın direksiyonu çekiyor lastiklere bir bak’’ diye seslendi.
Bir süre sonra Mumcu aşağı indi, kızı Özge evde kaldı. Eşi Güldal Mumcu merdivenlere yöneldiğinde saat 13.25’i gösteriyordu. Sokak kapısını çekti kapanmadı. Daha kuvvetli asıldı. Yan aparmanın yöneticisi İbrahim bey arabasını yıkıyordu, onunla selamlaştı ve kuvvetli bir patlama sesiyle irkildi.
Güldal Mumcu ‘’O an Uğur’un arabasına bomba koydukları hiç aklıma gelmedi, trafo patladı zannettim’’ diyordu. Sonra yoğun toz bulutu dağıldı ve hurdaya dönmüş araba ile, eşinin cansız bedenini gördü.
‘’ÇEKİN O TUĞLAYI’’
Mehmet Ağar o gün Erzurum Valisi'ydi. 6 ay sonra Emniyet Genel Müdürlüğü'ne atandı. Suikastin yıldönümü olan 24 Ocak 1994 günü Güldal Mumcu’yu evinde ziyaret etti. ‘’Bu olayı çözebilmek için özel bir ekip kurdurdum’’ dedi. Güldal Mumcu 5 Şubat 1997 günü, TBMM Araştırma Komisyonu'na o görüşmeyi anlattı.
‘’Bu işin arkasındakileri ortaya çıkarın, tuğlayı çekin’’ dediğini, Ağar’ın ise ‘’Yapamam, tuğla çekilirse duvar yıkılır, biz de altında kalırız’’ cevabını verdiğini söyledi. Soruşturmayı yürüten savcının kendisine ‘’Bu işi devlet yapmıştır’’ dediğini aktardı. Ağar’dan (Bunlar da pek sersem oluyorlar) cevabını aldığını söyledi.
‘’TUĞLAYI HATIRLAMIYORUM’’
Mehmet Ağar da 9 Nisan 1997 günü TBMM Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu'na bilgi verdi. ‘’Güldal Mumcu’ya bir tuğla çekilirse duvar yıkılır dediğimi hatırlamıyorum. Devletin Mumcu ile bir sorunu olmadı. Resmi devlet ideolojisi ile Mumcu’nun görüşü arasında bir fark yok. Kim görevde olursa olsun, Mumcu cinayetini çözmek borcudur’’ dedi.
Aradan yıllar geçti. Mehmet Ağar, Susurluk olayından 5 yıl hapse mahkum oldu. Güldal Mumcu bu gelişmeyi, eşinin gazetesi Cumhuriyet’e, "Faili meçhuller konusunda (Bir tuğla çeksek duvar yıkılır) dedi. Israrıma rağmen o tuğlayı çekmedi. Tuğlayı başkaları çekti, o da altında kaldı. Ama Ağar’a ceza verilmesi, gerçeklerin ortaya çıkarılması anlamına gelmiyor’’ diyerek değerlendirdi.
Mumcu suikastinin üzerinden 18 yıl geçti. Olay kısmen çözüldü ama emri verenlere ulaşılamadı. Tuğlalar çekilebildi mi?
Emin Özgönül
Gazeteport